Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
‘Çetenin devletleşmesi’ olgusu, 100 yılı aşkın bir maceramızdır!
Pazartesi, 05 Haziran 2006 - (12:45)
Selahaddin Eş Çakırgil

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Pazar günleri, okuyucu yazışma ve cevablarından özetlemelere ayırdığım bu sütunda, bir diğer ‘Hasbihal’e daha selâmla başlıyorum:


-Mustafa Turhallı yazıyor: ‘Devlet’i sahiblenmek hakkını kendilerinde gören ve sizin ‘taife-i laicus’ diye vurguladığınız kesimler, bu kez suçüstü oldular. Sofra üzerlerine devrilince, ‘niye çete arıyorsunuz?’ diye yırtınıyorlar!

‘*--Evet, ilginç gelişmeler.. ‘Van Rektörü’ veya ‘Şemdinli İddianamesi’ sözkonusu birilerini kurtarmak için, devletin malûm güç odaklarını yargıya müdahale ettirtenler, ‘Danıştay Saldırısı’ üzerine, her türlü azgınlığı yapmak hakkını kendilerinde gördüler. Ama, soruşturmalar ilerledikçe, bombanın ellerinde patladığını görüyorlar..

Öte yandan, gazeteciler Genelkurmay önüne çağrılıp, ‘askerler’ adına denilerek, sarı zarf içinde bilgi ve belge servisi yapılıyormuş.. Sonra da, çarpıtmadan dem vuruluyor. Gen. Kur. etrafında kamera sistemi olmadığını kim iddia edilebilir? Böyleyken,e böyle ‘uyduruk haber’ servislerini orada yapabilmek o kadar kolay mıdır? Keza, Danıştay’ın kameralarının teknik sorumluluğunu üstlenen OYAK’tan, o saldırı günü, kameraların niçin ârızalandığına dair ve teknik servislerin 24 saat boyunca hizmette olduğu taahhüdüne rağmen, hiçbir açıklama yok.. Bu da buzdağının su üstündeki kısmını gösteriyor.. Evet, 200 ve hele de son 100 yıldır, Jön Türkler’den, İttihad-Terakkî’den bu yana, bir ‘çetenin devletleşmesi’ olgusuyla karşı karşıyayız.

-Süheyla Yıldırım yazıyor: ‘Ülkemizdeki son hadiseler üzerine o kadar çok komplo teorileri dinledik ki, neyin komplo olduğunu, neyin olmadığını’ belirlemek bile imkansızlaşıyor.. Sahi, bütün bunların hepsi bir komplonun mu parçasıdır?’

‘*--Komplo teorileri tamamen boş olmayabilir; ama, insanı bazen ‘hayalet taşlamacılığı’na da götürebilir.. Hani, ‘Bütün insanlar yalancıdır..’ diyen bir insan, doğru mu söyler, yanlış mı sorusundaki gibi bir ‘çıkmaz’a düşülebilir. Çünkü, ‘doğru..’ denilirse; kendisi de bir insandır, o halde kendi sözü de yalan olabilir. ‘Bütün insanlar doğru söyler’ denilirse, bu söz de gerçeği yansıtmaz.. Komplo teorilerine de böyle bir ihtiyatla yaklaşmak gerekir. Yoksa, insan safsatalara garkolur..

-Kamurân Doğru yazıyor: ‘1992 tarihinde Güneydoğu'daki Müslümanlarla ilgili bir yazı yazmış ve o durumu, Afganistan’daki boğuşmalara benzetmiştiniz. O yazıyı bulamadım, bana yardımcı olabilir misiniz?’

‘*--O günlerde, o gibi konularda Tevhîd dergisi veya Selâm gazetesinde bir çok yazı yazdığımı hatırlıyorum. Ama, şu anda onlar elimde değil.. Bulabilirsem, inşaallah..’

Murad@.......yazıyor: ‘Erdoğan’ın ‘faiz konusunda yeni tanımlamalar yapılmalı’ şeklindeki sözlerine eleştiri getirmişsin.. Sen âlim misin ki, ahkâm kesiyorsun? Vs.’

‘*--‘…..Zatınızın yazı tarzından çok okumuş birisi olduğunuz anlaşılıyor.’

-Fevzi Bekir yazıyor: ‘Erdoğan, son Almanya gezisinde bir daha göstermiştir ki, o yalnız ‘türbanlıların başbakanı’dır!. Çünkü başkalarının sorunlarına hiç değinmedi. Türbanlılar ‘Başbakanlarını’ ayakta alkışladı.’

‘*--Tesbitlerinizin doğru olmadığını düşünüyorum. Başbakan oradaki vatandaşların dertlerini dinledi.. Sizin de sualiniz olsaydı, sanırım, size de bir şeyler söylerdi..

Orada, bir hanımın konsolosluklarda karşılaştıkları saygısız muameleyi dile getirmesi, sizin için bir dert olmayabilir. Orada, Başbakan’ın da Büyükelçi’ye sual sorması gayet tabiî idi.. Büyükelçi de, ‘merkezden gelen talimât’tan sözetti.. Başbakan da, ‘o talimâtı bizzat görmek istediğini’ dile getirdi.. Bu tavır bir de alkışlanmalıdır. Halkın seçtiği bir Başbakan, atanmışları, ‘monşer’leri de rahatsız edebilmelidir.. Ama, ‘yuhh’lamaya gelince, o, oradaki vatandaşların elçiye tepkisiydi ve Başbakan mâni bile olmuştur. Kaldı ki, C. Başkanı ve Başbakan’ın birbirine anayasa broşürü fırlattığını veya daha geçen gün, Kocatepe’de ‘Bakan’ların linç edilmek istenişini de hatırlayınız. ‘

-Ümid Boyraz@...... yazıyor: 21.05.2006 tarihli yazınızda masonlararası yazışmalardan birinin, sizin e-mail adresinize de gönderildiğini; bunun yanlışlıkla mı, yoksa güç gösterisi için mi olduğunu bilemediğinizi belirtiyordunuz. Bunlar bir yerlere yanlışlıkla mesaj gönderecek kimseler olmayıp, iyi eğitimli kimselerdir, mutlaka bir hesabları vardır.. Orada adıgeçen ‘ataizi’ kod isimli mason locası hakkında epeyce bir şeyler biliyorum.. Benim çalıştığım yerdeki nice üst yöneticiler o locaya mensub..

Dua ediyorum ki, bu karanlık güçlerin ülkemiz üzerindeki etkileri kırılsın..’

‘*-- Verdiğiniz bilgiler için teşekkürler ve duanıza yürekten katılıyorum..’

-Emine İrkin yazıyor: ‘Kur’an-ı Kerîm ap-açık bir ‘Kitab’ iken, bir çok konuda, insanlar onun üzerinde niçin görüş ve yorum farklılığına ve ihtilafa düşerler?’

‘*--Kur’an açıktır, ama, onun muhatabı olan insanlar tek tip değildir, insanların bilgileri ve kanaatleri, idrak ve müşahade güçlerine göre oluşur. Bu bakımdan, yorum /tefsir farklılıkları tabiîdir ve dahası bu, bütün zaman ve mekanlar için bir seyyaliyete, bir hareketlilik ve sürekliliğe de vesile olur.. Yani, o bir noksanlık değildir..’

-Mehmed Eryiğit yazıyor: ’İki ay kadar önce, bir yazınızda, bir gece sizinle bağlantı kuran bir kişinin İslamî bir takım terimlerle, silahlı mücadele için can atan sözlerini ve ona cevabınızı aktarmıştınız.. Bu yazıyı ilk anda, biraz tuhaf karşılamıştım.. Ama, son hadiselerle anlıyorum ki, Müslüman kitlelerin tuzaklara karşı uyandırılması için bu gibi hatırlatmalara zaman zaman ihtiyaç vardır..

‘*--Tabiatiyle, bir vehim ve gölgesinden bile korkmaya dönüşmemek şartiyle..’

-Celâl Kırımlı yazıyor: ’Hürriyet’in bir yazarı bugünlerde, kendilerine aid bazı banka bilgilerinin dışarıya sızdırıldığından feryad ediyor.. Kişilerin hattâ özel hayatlarına dair bilgileri bile yıllardır ‘minik kuş böyle bildirdi’ diyerek, topluma duyuran bu gibi kişiler, iş kendilerine dönünce, niye böylesine mazlûm rolüne bürünüyorlar?’

‘*--Evet, ilginç bir tesbit.. O gibiler, insan hak ve özgürlüklerini sadece kendileri sözkonusu olduğunda akla getirirler.. Bu sakîm, temelden yanlış anlayış kırılmalıdır. ‘

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Selahaddin Eş Çakırgil'in Son 10 Yazısı
   Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
   Allah’ın diniyle savaşta olanların, o dinin terimlerinden istifade kurnazlığı..
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   Kalblere hükmedilemiyeceğini hâlâ anlamıyan zavallılar..
   Emperyalizm, Lübnan’da yenilmeye mahkûmdur!
   ''Kutsal'' karşıtları, sahiden de ''dua''sız mı?
   ‘Kişilere tapma hastalığı’, başka nasıl olur ki?
   Kosova, bir çetin 'devlet' yolculuğuna çıkarken..
   -Zulm, şirk ve küfrün hâkim olduğu-; ’Her yer Kerbelâ, her gün Âşûrâ..’
   ‘Modern klanlık / kabilecilik’ anlayışının çizgisinde..
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.