Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Dinlemesini bilmek
Pazartesi, 05 Haziran 2006 - (23:21)
Ali H. Aslan

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Ankara, Bush yönetiminin en nihayet makul bir hareket yapmış olmasının verdiği mutlulukla o çok arzu ettiği arabuluculuk rolüne artık daha rahat sarılabilir.


Dinlemesini bilmek bir fazilet. Ondan da önemlisi, doğru kimseleri dinlemek. Tarihçiler herhalde Başkan Bush’un birinci döneminde ciddi bir dinleme arızası olduğunu, farklı görüşlere kulak tıkadığını; ama ikinci dönemde bunu düzeltmeye çalıştığını yazacak.

Colin Powell gibi kulak vermeye değer insanları dinlemeyen Beyaz Saray’ın bazı dış politika icraatlarının ceremesini bugün başta ABD ve Ortadoğu olmak üzere tüm dünya çekiyor. Kılavuzu Richard Cheney ve Donald Rumsfeld falan olanın burnu tabii ki Guantanamo’lardan, Ebu Gıreyb’lerden, Hadisa’lardan kurtulmaz. Ancak Bush hükümetinde yıldızı giderek parlayan bir isim var ki, dinleme ve dinletme kabiliyeti ile parmak ısırtıyor. Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ı ve özellikle geçen haftaki yapıcı İran inisiyatifini kastediyorum...

Rice, Bush yönetiminin ilk dört yılında Beyaz Saray’da Milli Güvenlik Başdanışmanı olarak Başkan Yardımcısı, Pentagon, Dışişleri, CIA gibi ağır topların arasında koordinasyon ve hakemlik işinin altından pek kalkamamıştı. Bu nedenle, ikinci dönemde Rice Dışişleri Bakanı pozisyonuna getirildiğinde, liderlik kabiliyetleri ve dirayetinden şüphelenenler çoktu. ABD’nin son yıllarda iyi işletilmeyen diplomasi aygıtının büsbütün akim kalmasından endişe ediliyordu. Fakat tam tersi oldu. Bugün Rice yönetimindeki Amerikan diplomasisi adeta yeniden diriliş yaşıyor. Bush hükümetinin neocon gazlı tek taraflı (unilateral) dış politika anlayışı, yeniden uluslararası konsensüs arayışı, çok taraflı (multilateral) işbirliği ve danışma esasına dayalı klasik çizgisine dönüş yapmaya başladı. Rice Dışişleri Bakanlığı’ndaki bilgi ve analiz birikiminden istifade ederek son zamanlarda adeta by-pass edilen bu kilit kurumu yeniden ABD dış siyasetinin ana aktörü konumuna getiriyor. İşin sırrı, Rice’ın sadece Dışişleri’ndeki makul kadrolara değil, ihmal edilen ve hatta küstürülen başta Avrupalı müttefiklerine kulak vermesinde. Başkan Bush da şahsen güvendiği Rice’a dikkatlice kulak verince, sağlıklı bir dinleme ve anlama zinciri kurulmuş oldu. Bir müspet hareket zemini açıldı. Bu, hem Amerika hem dünya için ferahlatıcı bir gelişme.

ABD’nin düne kadar katı bir ‘tecrit’ ve tek taraflı hareket anlayışı üzerine bina ettiği İran politikasında Türkiye’nin de savunduğu angajman siyasetine geçiş emareleri göstermesinde Rice’ın oynadığı rol takdire şayan. Diplomatik turlarda tecrit siyasetine Türkiye dahil Avrupalı dost ve müttefiklerden yeterli destek alınamayacağını anlayan Rice, Başkan Bush’u başka bir çıkış yoluna ikna edenlerin başında geliyor. Irak’taki gibi topal bir gönüllüler koalisyonu ile yola yalnız kovboy olarak çıkma hatasını tekrarlamamak gerekiyordu. Nitekim Başkan Bush, aylar önce hükümet içi istişareler sürerken Rice’a ‘nükleer İran’ ya da ‘Amerikan askeri harekatı’ gibi iki müreccah olmayan opsiyondan farklı bir ‘üçüncü yol’ arama talimatı vermiş. Neticede bulunan formül, İran’a karşı sopayı saklama karşılığında lezzetli havuçlar önermek. Avrupa’nın zaten teşvik ettiği bu akıllıca hamleyi muarız Çin ve Rusya bile desteklemek durumunda kaldı.

Bush yönetimi, ABD’nin terörist olarak gördüğü ve 27 yıldır doğrudan diplomatik ilişki kurmadığı İran rejimiyle uranyum zenginleştirme ve işleme programını askıya alması karşılığında müzakere masasına oturabileceğini söyleyerek kendisinden beklenmeyen bir esneklik, realizm ve pragmatizm örneği verdi. Yönetimin Cheney gibi sert erkekleri bile Bayan Rice’ın nefesiyle yumuşadı. Haddizatında bulunan formül sertlik yanlılarını da tatmin ediyor. Çünkü eğer Tahran bu teklifi reddederse, dünyada iyice yalnız kalacak ve ABD’nin uzun vadede belki askerî müdahale de dahil ağır yaptırımlar için Birleşmiş Milletler zemininde uluslararası meşruiyeti sağlama şansı artacak.

Son gelişme bence Türkiye’yi ve Türk-Amerikan ilişkilerini de ferahlatma potansiyeli taşıyor. Ankara, Bush yönetiminin en nihayet makul bir hareket yapmış olmasının verdiği mutlulukla o çok arzu ettiği arabuluculuk rolüne artık daha rahat sarılabilir. İran üzerindeki iyi komşuluk hukukunu, ikna yönünde kullanabilir. Nitekim Rice, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’e telefon açarak bunu istedi. Ve Gül de seve seve yardımcı oldu. İran meselesi güzellikle halledilirse, Türk-Amerikan ilişkilerinde yeni bir krizden de kurtulmuş oluruz. Yok eğer İran rejimi neredeyse tüm dünyanın desteklediği bu yeni açılımı heba ederse, o zaman bizden de günah gider...

Bush, Rice sayesinde makul dostlarını dinlemeyi biraz öğrendi. Sıra İranlı dostlarımızda...

Zaman Gazetesi

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Ali H. Aslan'in Diğer Yazıları
   Amerikan eliti dindar Müslümanlara nasıl bakıyor?
   Stratejik suskunluk ve Şemdinli
   Neocon-Musevi ittifakının gazabı
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.