Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Toynbee'den Cansever'e ''vahşi batı''yorumu
Salı, 13 Haziran 2006 - (22:39)
Akif Emre
Yeni Şafak Gazetesi

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Toynbee'nin çeyrek yüzyıldan önce yaptığı tespit Amerika'nın Irak işgali için de geçerlidir. Tüm Ortadoğuyu bir tür "vahşi batı imajı" gibi sunarak işgali meşrulaştıran Amerikan işgalinin bunca vahşileşmesinin temelinde böylesi bir yaklaşım var.


Ünlü düşünür ve Filistin eylemcisi Edvard Said, işgale karşı meşru ve etkin ortak bir dil geliştirmek için İsrail içindeki muhaliflerin varlığına dikkat çekerek; Filistinlilerin geliştirdiği söylemi, İsrail içindeki muhalif hareketleri yeterince anlayıp değerlendirmemekle eleştirmişti. Said'i haklı çıkaracak sembolik bir gelişme; Gazze sahilinde kadın ve çocuklardan oluşan sivillerin İsrail bombardımanıyla katledilmesi sonrası yaşandı. Yahudi muhalifler, savunma bakanı Dan Halutz'un evinin önünde gösteri yaparak katliamı protesto ettiler. Bakana "katil" diye bağıran göstericeler arasında Başbakan Olmert'in kızı Dana Olmert'in olması olayı daha da ilginç kılıyor.

Asıl bahse değer husus; Dana Olmert'i bile isyan ettiren bu katliam karşısında Amerika'dan gelen resmi açıklama: İsrail'in kendini savunma hakkı vardır. İşgalden, sahip olduğu nükleer silahlara kadar uluslararası hukukun yok sayıldığı her durumda benzer gerekçelerle İsrail'i kollayan Amerikan politikasının arkasında nasıl bir mantalite yatmaktadır? Doğru okumak zorunda olduğumuz nokta budur. Adeta gözü kapalı verilen bu destek sadece Yahudi lobisiyle izah edilebilir mi? Hatta Amerika'nın Ortadoğudaki çıkarları açısından İsrail'in stratejik önemi bile bu tutumu açıklamaya yetmiyor. Tüm bu gerekçeler belli oranda geçerli olsa da temelde bir zihniyet sorunu ile karşı karşıyayız. Bu zihniyet sadece Amerikan yönetimiyle sınırlı değil, Amerikan vatandaşlarının Ortadoğuya bakışının belirlediği bir strateji söz konusu. Yoksa bunca talan, haksızlık ve katliam sadece belli çıkar gruplarının sıradan Amerikan vatandaşlarının ilgisizliği ve onlara rağmen yürütülebilecek bir politika olmasa gerek. Tam bu noktada ünlü tarih felsefecisi Arnold Toynbee'nin yorumu açıklayıcı olabilir. Dindar Amerikalıların İncil yorumlarına göre, Filistin'in zaten İsrail'e ait olduğuna inandıklarını hatırlattıktan sonra; "Amerikalılar, Araplara Kızılderili muamelesi çekiyor ve soruna, (yerleşilmeyi bekleyen) boşalan - vahşi batı - ruhuyla yaklaşarak Arapların İsrail karşısında herhangi bir haklarının olmadığı"na inandıklarını belirtir. (The Toynbee-Ikade Dialog New York 1975). Amerikan zihniyetinde yatan ve kendi dışındakilere Kızılderili muamelesi çeken tavır dini bir argümanla meşrulaştırılınca bugün en kaba şekliyle görünen Bush'un işgal politikası ortaya çıkmasına şaşmamak gerek. Nitekim, İsrail'in, işgal politikalarını meşrulaştırmak için yıllarca Batıda geliştirdikleri en önemli argüman, "topraksız Yahudilere insansız toprak" sloganıydı. Bu durumda, vahşi yerliler karşısında topraksız medenilerin kendilerini savunma hakları söyleminin ne anlama geldiğini, sıradan Amerikalının zihninde neye tekabül ettiğini, ahlaki boyutunu daha iyi tasavvur edebiliriz.

Toynbee'nin çeyrek yüzyıldan önce yaptığı tespit Amerika'nın Irak işgali için de geçerlidir. Tüm Ortadoğuyu bir tür "vahşi batı imajı" gibi sunarak işgali meşrulaştıran Amerikan işgalinin bunca vahşileşmesinin temelinde böylesi bir yaklaşım var.

Amerika'nın işgalci bir güç olmaktan çıkıp acımasızlık sınırlarını da aşarak tarih ve kültür yıkıcılığına dönüştüren şey daha derinlerde ve farklı boyutlarda var olan zihniyet sorunudur. Hatırlayın, Bağdat'ın düşmesiyle birlikte yakılıp yıkılan ve de yağmalanan ilk zenginlik müzeler ve tarihi miras olmuştur. Tarihi eser ticaretinin ekonomik boyutu kadar bu yağmanın zihniyet boyutunu yani, Amerikan zihnindeki "vahşi batı" imajının Ortadoğuyla ilişkilendirmeden demokrasi ve insan hakları gibi kavramlara sığınarak bölgeyi işgal etme hakkını kendilerinde gördüklerini izah etmek zordur.

Bilge mimar Turgut Cansever, bu yıkıcılığı, Batılı sanat tarihinin "Müslümanlar fethettikleri ülkelerdeki ustaları kullandılar, o ustaların yaptığı kendi ülkelerinin yaptığıydı, onların devamından ibaretti" yaklaşımında yattığını belirtiyor. "Bu bakış açısı 'saldırırsak yıkabiliriz, onlar zaten yoktu' diye düşünüyor. Bugün Irak'ta yaptıkları şey. İslam aleminde de, (bu sanat eserleri-A.E.) zaten sizin değil, siz kimsiniz diye bakılıyor." (Mimarlık dergisi 06/2006)

Sanat ve siyasetin iç içe geçtiği bu işgalin temelinde yatan mantık başka nasıl izah edilebilir?

Yeni Şafak Gazetesi

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Akif Emre'in Son 10 Yazısı
   Annapolis'ten yeni bir savaş çıkabilir
   Derin kitle yahut derin millet
   Milli şairi sürgüne giden ülke…
   Papa'ya yazılan 40 yıllık mektup
   Toplumsal şizofreni
   Savaşlar olmasın ya da yaşasın zalimler
   Sadece İsrail mi suçlu?
   Seküler ahlak mümkün mü?
   İsrail'in ''daimi sınırları'' nereden geçer?
   Medyatik laiklik ya da toplumun sekülerleşmesi
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.