Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
İslam’da reform
Pazar, 25 Haziran 2006 - (10:02)
Hilmi Yavuz
Zaman Gazetesi

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Kur’an-ı Kerim’in neshe tabi tutulabileceği konusundaki görüşler, daha önce de ortaya atılmıştır. En son örnek, Sorbonne Üniversitesi’nde İslam ve Arap Düşüncesi dersleri vermekte olan Prof. Muhammed Arkoun’dur.


İslam’da Reform konusu, İslam tarihinde kimbilir kaçıncı kez, tekrar gündeme geldi. Evet, gerçekten kimbilir kaçıncı kez! Bilenin de bilmeyenin de, kendinde salahiyetler vehmettiği bir konu ‘İslam’da Reform’ konusu...

Bundan bir süre öne I. Uluslararası Beyoğlu Şiir Festivali dolayısıyla İstanbul’da bulunan Suriye asıllı ünlü şair Adonis de ‘Reform’cular kervanına katılmış görünüyor. ‘Milliyet’ gazetesinden İpek Yezdani ile yaptığı bir söyleşide Adonis, Kur’an’ın iki bölümden oluştuğunu; ‘birinci bölüm[ün] Hz. Muhammed’e Mekke’de inen, ikinci bölüm[ün] de Medine’de inen ayetlerden’ ibaret olduğunu belirtip Mekki ayetlerin ‘tanrısal inançla’, Medeni ayetlerin ‘İslam kanunlarıyla ilgili’ olduğunu ifade ederek, Medeni ayetlerin, Mekki ayetlerden hareketle yeniden yorumlanabil[eceğini], yazılabil[eceğini]’ öne sürüyor.

Gerçi ertesi gün, ‘Milliyet’, yayımladığı bir düzeltmede Adonis’in bu sözlerinin yanlış çeviriden kaynaklandığını belirtip özür diledi, ama hemen iki gün sonra, bu defa Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, (’Hürriyet’ gazetesinin haberine göre), İslam Konferansı Örgütü Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda ‘İslam Dünyası’nda reform[un] şart oldu[ğunu] öne sürmekte gecikmedi, evet, ama ‘reform’un ne olduğu ve nasıl yapılacağı konusunda herhangi bir ipucu da vermedi.

Hadi Adonis şairdir, Türkiye’ye her gelişinde bu türden skandallar yaratmak konusunda da pek mahirdir, diyelim. Nitekim, bundan on yıl kadar önce, yanılmıyorsam Nazım Hikmet Ödülü’nü almak için İstanbul’a geldiğinde ‘Kadından şair olmaz!’ diyerek ortalığı allak bullak etmiş, ama sonunda Cevat Çapan ve Özdemir İnce imdadına yetişip Adonis’in böyle lakırdılar etmediğini belirtmişlerdi...

Pek iyi de, Abdullah Gül gibi, sorumluluk mevkiinde bulunan bir devlet adamının, üstelik İslam Konferansı’nda bu türden sözler söylemesinin anlamı nedir? Gül, ‘Hürriyet’in haberine göre şunları söylemiş: ‘Medeniyetlerarası çatışmayı önleyebilmek için diyalog şart. Bunun için medeniyetler arası ittifakı önerdik. Bu yüzyılın sorunlarına cevap vermek istiyorsak, reform bir tercih değil, bir gerekliliktir. Artık reform için gerçek adım atma zamanı gelmiştir.’

O zaman bir kez daha soralım: ‘Reform’ nedir, neyi içerir? Eğer söz konusu olan Kur’an-ı Kerim ise, ‘Reform’ sayın şair Adonis’in önce söylediği öne sürülen, sonra yalanlanan ifadesinde dilegetirildiği gibi, Medeni ayetlerin ‘nesh’i anlamına mı geliyor? ‘Nesih’ işletilecekse, bu konuda yetkili kişi ya da kurum kimlerdir? Bir başka deyişle, Müslümanların nesih yoluyla ‘doğru inanmalarını (’l’orthodoxie’) ve ‘doğru davranmaları’nı (l’orthopraxie’) kim, nasıl denetleyecektir?

Kur’an-ı Kerim’in neshe tabi tutulabileceği konusundaki görüşler, daha önce de ortaya atılmıştır. En son örnek, Sorbonne Üniversitesi’nde İslam ve Arap Düşüncesi dersleri vermekte olan Prof. Muhammed Arkoun’dur. Arkoun, Türkçeye ‘Kuran Okumaları’ adı altında çevrilen kitabında, Hz. Peygamber’den önceki peygamberlerin ‘iyi korunmuş bir Levha’da (’el-Levhu’l-Mahfuz’) muhafaza edilen Kitab’ın ilkörneği’nden (l’Archétype du Livre’) çıkan mesajları aldı[klarını] belirtir ve şöyle der: ‘Kesintisiz vahiyler, semavi ilkörnek Kitab’ın dünyevi baskıları (éditions’) gibidirler: […] İlk olarak Ümmü’l Kitab’da (Arkoun, Levh-i Mahfuz’daki arketipten, ilkörnekten sözediyor) bilgi bütün, doğru, sonsuz olarak düzenlenmiştir; doğrudur, fakat dünyevi baskılarda kısmidir ve değişikliklere (nesih/ mensuh) tabidir.’

Pek iyi de, bu gerekçeyi kim veya hangi makam, bütün Müslümanlarca kabul edilebilecek bir meşruiyet yetkisiyle öne sürebilecektir? Ya da, evvelemirde bu gerekçe, İslam ulemasınca bir konsensüsle onaylanabilecek midir? Bu sorular yanıtlanmadan ‘İslam’da Reform’dan söz etmenin hiçbir kıymet-i harbiyesi yoktur ve bütün bu lakırdılar, kavl-i mücerredde kalmaya mahkumdur.

Zaman Gazetesi

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Hilmi Yavuz'in Diğer Yazıları
   İslamiyet Düşmanı 'Edebi Muhafazakarlar'
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.