Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Kur'an
Pazartesi, 03 Temmuz 2006 - (23:14)
Hüseyin Hatemi
Yeni Şafak

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Kim Allah'ı ve Rasul'ü sever, onlara tabi olursa, işte bu insanlar Fatiha suresi'nde Allah'dan dilediğimiz "en'amte aleyhim"in, Allah'ın nebîlerinin, sıddîklerin, şehitlerin ve sâlihlerin yolundadırlar, kendileri de bu hallerini sürdürerek ölürlerse, hayat sınavında en yüksek derecelerden birine nâil olurlar.


Hâfız-ı Şîrazî "her çi dârem, heme ez devlet-i kur'an dârem" diyor. (Nem varsa hepsi Kur'an'ın sağladığı devlet, kut ve yom sâyesindedir.) Böyle dediği ve bunu bilinçli söylediği için de "Hafız'ın kabri olan bahçede bir gül var" ve "her gün yeniden açar". Hafız bunu da söylemişti. /Bizim devâmımız âlem cerîdesinde yazılmıştır.

Aynı çağlarda Yunus da "Yunus öldü diye salâ verirler/ Ölen hayvan olur, âşıklar ölmez!" diyordu.

İsa'nın (A.S.) sözünü tekrar hatırlayalım: İnsan yalnızca ekmekle yaşamaz! Yalnızca ekmekle yaşayan, Yunus'un dediği gibi, "canlı"dır ve bunun için, ölmesi mukadderdir. Fakat ölüm "kesin son" değil, Yasin Suresi'nde belirtilen "Vay bize! kim kaldırdı bizi kabirlerimizden?" gününe kadar -kâbuslu veya rahat- bir uykudur.

"Gönlü sevgi ile dirilenler"in ölümü farklıdır. Sevgi ehlinden Özemre'nin "Üsküdar'ın üç sırlısı" kitabı'nda nakledilen bir beyitte dendiği gibi: "Kâmil ölmez, kaptan kaba taşınur". İşte bu kâmiller "İlahi Kelâm" ile yaşayanlardır.

İlâhî Kelâm'ın âb-i hayâtı ile ebedî hayatı kazananlar, "şehîddirler". Ölmeden önce "şehîd" olanlar, öldükten sonra da yaşayanlardır (Al-i İmrân, 3 (169). Şehîd, kelime-i şahâdeti bilinçle ve tam bir îmanla söyleyip yaşayaşı ile de Hakıykat'e, Hakk'a, Allah'a tanıklık edendir. Yüce Sevgili; Allah'ın bizim için tanığıdır. Bizim görevimiz de Allah'ın ve Rasulü'nün tanığı olmamızdır, insanlığa karşı! (Hacc, 22/78).

Ne var ki dünya imtihan âlemidir. Mevt (ölüm) ve hayat da bu imtihan ile ilgilidir (Mülk, 67/2). Kim Allah'ı ve Rasul'ü sever, onlara tabi olursa, işte bu insanlar Fatiha suresi'nde Allah'dan dilediğimiz "en'amte aleyhim"in, Allah'ın nebîlerinin, sıddîklerin, şehitlerin ve sâlihlerin yolundadırlar, kendileri de bu hallerini sürdürerek ölürlerse, hayat sınavında en yüksek derecelerden birine nâil olurlar.

Kazanılan derecenin hazzı, sevinci ve değeri artsın diye, sınav salonuna bir yanlış cevap fısıldayıcısının girmesine izin verilmiştir. Bu fısıldayıcı, "Doğru cevap öğreticileri"ni değil, ancak sınava girenleri yanıltabilir. Böyle bir fısıldama ile karşılaştığımızda ne yapmamız gerektiğini yine sonsuz ve sınırsız sevginin Rabbi olan Allah, "Doğru Cevap Kılavuzu"nda bize bildirmektedir: "Şeytan, içimize böyle bir yanlış cevap vesvesesi, karanlığı, kasveti düşürdüğünde, yahut dışımızdan bâtıl bir" cevap pusulasını "kopya" çekmek için elimize tutuşturduğunda, derhal "eûzü billah" hatırlamalı, Allah'a sığınmalı, o'nu çağırmalıyız. Allah duamızı işitir ve derhal bizi bu yanlış cevabın kasvetinden kurtarır.

Kendilerine "şahit" diyen, fakat Ayartıcı'nın yanlış cevap fısıldamalarına kanmış insan kardeşlerimizin de kurtulmaları için dua ederiz.

Yanlış cevap fısıldayanların başlıca ayartma yöntemlerinden birisi de şu fısıltıdır: "Sen bu sınava boşuna girdin arkadaş! Nasıl olsa kazanamazsın."

Buna "Allah'ın rahmetinden ümidi kestirme" yöntemi denir. İmdi ey sınav arkadaşlarım, bu fısıltıya kulak vermememizi esasen Doğru Cevap Kılavuzu bize söylemiyor mu? Derhal düşünelim ki bu sınavın "kontenjan"ı bile yoktur. Her sınavı kazanana Cennet'de yer vardır. Hatta "cehennem" tedavi merkezinin son safhasında telâfî-bütünleme belgesi ile Cennetin (-cennetlerin) ilk derecesine girme imkânı vardır. Hemen Doğru Cevap Kılavuzunu açıp, Zumer, 53/39 u okuyalım: "-Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin!" Hicr, 15/56'yı okuyalım: -Allah'ın rahmetinden, (bu gibi fısıltılara kapılarak yanlış cevaplar verme gafletine düşen) yanlışa sapmış olanlardan başka kim ümidi kesebilir ki?

"Siz bu sınavı kazanamazsınız!" ayartmasına kapılanların özel durumuna göre, ardından gerekçesi de fısıldanır: Sizin genlerinizde bir farklılık var! Oysa Doğru Cevap Kılavuzu'nda bu gibi yanlış cevapların genlerdeki bozukluktan değil, yanlış şartlanmaların doğurduğu bir "sarhoşluk" (geçici, giderilebilir) halinden ileri geldiği belirtilmektedir (Hıcr, 15/72).

Başka bir gerekçe de "siz/onlar, başka bir soydansınız" fısıldamasında yer alır. Bu konu üzerinde tekrar durmamız gerekiyor. İmdi ey sınav arkadaşlarım: Sizin ve benim bu sınavı kazanmamızı Allah ve Yüce Sevgili ve Ehl-i Beyti istiyor. Doğru Cevap Kılavuzu'nun ve öğretmenlerimizin değerini hiçbir zaman unutmayalım. Takvâ ümit ile başlar ve Sevgi ile devâm eder.

Yeni Şafak Gazetesi

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Hüseyin Hatemi'in Son 10 Yazısı
   Ilımlı İslâm'ın anlamı
   Balta sapları
   Sevgi ve akıl
   İyi ağaç
   Şerrin derin devleti
   Türkiye sırada mı?
   Misyonerlik
   Kötünün kaynağı nerede?
   Fâsid daire
   Dinî referanslar
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.