Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
İsrail militarizme boğuluyor
Cumartesi, 15 Temmuz 2006 - (02:52)
Şahin Alpay

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Ortadoğu'da yayılan krizi anlamak için İsrail'de olup bitenleri anlamak şart. Buna çok yardımcı olduğu için bugünkü yazımda İsrail barış hareketinin önde gelen isimlerinden, madalyalı bir emekli asker olan Uri Avnery'nin 10 Temmuz 2006 tarihli yorumundan parçalar aktarıyorum:

“Tek Taraflı Çekilme ve Tek Taraflı Barış'tan sonra, şimdi Tek Taraflı Savaş'la karşı karşıyayız. Güçlü olan tarafın bütün haklara sahip olduğu, zayıf tarafın hiçbir hakka sahip olmadığı bir savaş. Savaşın bir amacı olmalı. Bu savaşın amacı ne? George W. Bush'un Irak'ı işgali gibi, Ehud Olmert'in Gazze'yi işgalinin amacı da her gün değişiyor. Operasyon, Çavuş Şalit'i kurtarmak için başladı... İsrail ordusunun bunun için ve bütün sorunlar için bir çözümü var; kitlesel güç kullanımı. Eğer işgal eder, yakıp yıkar, ne kadar çoğunu öldürürsek Filistin halkı bu acılara dayanamayacak ve sonunda yeraltındaki savaşçıların esir askeri serbest bırakmalarını isteyecektir. Hem de herhangi bir şart ileri sürmeden...

“Ne var ki Filistin halkı içinde bulunduğu feci duruma rağmen çözülmüyor. Hemen hepsi 'Filistinli savaş esirleri' serbest bırakılmadıkça İsrailli askerin de bırakılmamasını istiyor. Bunun üzerine İsrail'in savaş amacı değişiyor, füze saldırılarının durdurulması oluyor... Konut Bakanı Şitrit'in çaresi hazır: Gazze'ye 'gerekirse bin defa' geri dönmek. Savunma Bakanı Peretz 'Filistinlilere ödetilecek ağır bedel'den söz ediyor; öyle bir bedel ki Filistin halkı füzeleri gönderenleri ülkeden sürüp atacak. Genelkurmay Başkanı da onunla aynı görüşte... Füzeler durdurulamazsa, geriye hangi amaç kalacak? Filistin hükümetini devirmek.

“Filistinli militanlar arasındaki iç mücadele yerini ortak düşmana karşı birliğe bıraktı. İsrail operasyonunun arefesinde Hamas ve El Fetih, 1967 sınırlarıyla İsrail'i fiilen tanımak üzere aralarında anlaşmıştı. Oysa şimdi Fetih savaşçıları işgalciye karşı Hamas'ın savaşçılarıyla birleşiyor; Mahmud Abbas'ın nüfuzu giderek kayboluyor. Eğer İsrail, Filistin Başbakanı ve bakanlarını öldürme tehdidini yerine getirirse, Hamas daha da güçlenecek. Ölenlerin yerini savaşçılar arasından çıkacak yeni liderler alacak ve Filistinliler onların arkasında saf tutacak.

“İsrail'de bunun tam tersi olabilir: Operasyon onu başlatan hükümete zarar verebilir... Ehud Olmert konuştukça kendini siyasi intihara götürüyor... Söyledikleri 1950'lerin klişelerinden ibaret: Şantaja boyun eğmeyeceğiz, Terörizm kazanamayacak, Düşman bizi imha etmek istiyor, Katillere af yok, Harika bir ordumuz var, Kolumuz uzundur, vs. vs. Amir Peretz seleflerinin en kötülerinin kanlı sloganlarını tekrarlamaktan başka bir şey bilmiyor. Daha geçen gün oy verdiğimiz, sosyal bir devrim yapacağını, ulusal öncelikleri değiştireceğini, askeri bütçeyi köklü bir şekilde azaltacağını, barışı yakınlaştıracağını vaat eden liderden geriye hiçbir şey kalmadı. Geriye kalan sadece Genelkurmay'ın (hiç de parlak olmayan) bir sözcüsünden ibaret.

“Umut uyandıran Tsipi Livni, ortadan kayboldu. Bu oyunda ona bir rol yok. En banal laflar dışında söyleyebileceği hiçbir şey yok. Olmert gibi o da aslına indirgendi: sağcı babasının ayak izlerini takip eden sağcı bir politikacı. İsrail'in gerçek lideri, dünyayı bombaların gözüyle gören bir savaş pilotu olan Genelkurmay Başkanı Dan Halutz. Onun tek rakibi de Güvenlik Servisi Başkanı Yuval Diskin. İsrail devletinin izleyeceği yolu artık ordunun ve istihbarat örgütlerinin liderleri belirliyor.”

Ortadoğu'da bugünlerde tanık olduğumuz gelişmelerin özünde tek bir anlamı var: Terörizme savaş ilan ederek Irak'ı işgal eden, böylelikle bütün bölgeye özgürlük ve demokrasi getireceğini ilan eden Bush yönetimi ile yakın müttefiki İsrail hükümeti, icraatlarıyla şiddetin bütün bölgeye yayılması için, bölgenin demokrasiye benzer yegane yönetimleri olan Filistin'de ve Lübnan'da özgürlük ve demokrasiyi tepelemek için ellerinden geleni yapmakla kalmadılar, gerek ABD'yi gerekse İsrail'i gırtlağına kadar militarizme boğdular.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Şahin Alpay'in Diğer Yazıları
   Irak'a askerî müdahale: Felakete davetiye
   Abdülkerim Soruş ve İslami liberalizm
   “Uygarlıklar diyaloğu”nun sınırları
   İspanya’nın dersleri
   Şaron-Olmert planı yürümez
   Edward Said ve entelektüelin sorumluluğu
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.