Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Zeynuddin Zidan’dan Şâmil Basayev’e uzanan çizgi, ve..
Salı, 18 Temmuz 2006 - (17:39)
Selahaddin Eş Çakırgil

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Dünya, ‘dünya kupası- final karşılaşması’nın son demlerinde, Fransa takımının yıldızı Zeynuddin Zidan (Zidane/ Zeydan)’ın bir İtalyan oyuncuyu kafa darbesiyle yere devirmesi üzerine oyundan atılması ve şampiyonluğun bu yüzden kaybedilmiş olabileceğini tartışırken..

Tam da o saatlerde.. Çeçenistan’da maç seyredenlerin beyanlarına göre, müthiş bir patlama oluyor ve Çeçen Müslümanlarının 15 yıla yakın zamandır verdiği amansız mücadelenin sembol isimlerinden Şamil Basayev de dünyamızı terk ediyormuş..

Şimdi, ‘bir maç ile, Şâmil’in girdiği çetin mücadeleler arasında ne ilgi var?’ denilebilir..

Ama, unutmamak gerekir ki, günümüz dünyasında futbol, sadece bir spor dalı değil; bir ideolojik savaş aracı haline de gelmiştir..

Onun için, Zeynuddin (dinin süsü) ile Şâmil arasında bir irtibat kurabiliyorum..

Zeynuddin, Cezayir’den Fransa’ya göç etmiş bir fakir müslüman ailenin çocuğu..

Babası, (1954-61 arasındaki Cezayir İstiklal mücadelesinde, Fransa safında savaşan kişilere verilen isimle)harki’ diye suçlanmış.. Ama, Zeynuddin, babasının asla ‘harki olmadığını ve onunla, ailesiyle ve kendi kökleriyle iftihar ettiğini’ söylüyor.

Fransız takımının 11 oyuncusundan 6’sı, Afrika kökenli veya göçmen.. Fransız olanlardan Riberie’nin de ‘müslüman’ olduğu son anda ortaya çıktı..

Maç başlarken söylenen ulusal marşı, Zidan başta olmak üzere, Afrika kökenlilerle Riberie’nin de söylemediği, dudaklarını hiç hareket ettirmedikleri belirlenmiş.. İlginç.. Evet, futbol, dışarıya karşı bir güç veya ideolojik silah olarak da kullanıldığı gibi, iç çelişkilerin ortaya konulmasında da bir fırsat olarak değerlendirilebiliyor.

Dünya şimdi, Zeynuddin gibi bir ‘futbol yıldızı’nın o hassas anda, o ‘çirkin ve kaba’ hareketi niçin yaptığını tartışıyor.. Sessizliğiyle bilinen ve gücünü ve disiplinli bir aile reisi oluşunu, bir alman tv. kanalında ‘müslüman oluşundan aldığını’ dile getiren böylesine bir efendi kişinin, o hareketten sonra bile konuşmaması ve amma, italyan oyuncunun, dün; ona, ‘maçlarda alışılmış küfürlerle hakaret ettiğini’ itiraf etmesi, Batı’lıları yine de tatmin edebilmiş değil.. Anlaşılıyor ki, annesine ve kızkardeşine sürekli küfürler eden o kişiye karşı, Zeynuddin ‘şer’an kızılması gereken yerde kızmayan kişi, iman lezzetinden tadmamıştır.. diyen İmam Şâfi’nin sözünü amelî olarak doğrulamak istercesine, öyle bir tepki vermek zorunda kalmış.. Ama, Batı’nın ‘değerler sistemi’nde bu gibi hassasiyetleri haklı gösterecek bir anlayış yok..

Evet, dünyanın, ‘dünya kupası finali’ne ve Zidan’a kenetlendiği o hassas saatlerde, Şâmil’in de Çeçenistan’da bir patlamayla dünyamızdan ayrıldığı anlaşılıyor.

Rusya Devlet Başkanı Putin, Basayev’in ‘Rusya güvenlik birimlerince öldürüldüğünü’ ve böylece, ‘Beslan’daki çocukların, Budonowsky Hastahanesi ve Moskova Tiyatrosu’na yapılan baskındaki ve daha bir çok eylemlerdeki yüzlerce kurbanın intikamının alındığını’ ileri sürüyor..

Grozni’deki -Rusya kuklası- hükûmetin başkanı Ahmed Kadirov ise, Basayev’in öldürülmesinin, ‘Çeçen ve Rusya halkları için bir zafer olduğunu’ ileri sürüyor.. (14-15 sene öncelerde, Cevher Dudayev, Aslan Meshedof , Selimhan Yandarbiev, Sadullayev gibi seçkin ve herbirisi şimdi inançları uğrunda öldürülmüş bulunan simalar, hep birlikte ‘silahlı mücadele cihadı’nı başlatma kararı alırken, işbu Kadirov’un babası da onlarla birlikteydi.. Amma, daha sonra, saf değiştirecek ve ‘Rusya’nın güvenilir adamı’ olacaktı.. Ki, Kafkaslar’da, Nakşibendî tarikatının her hareketine, Kadirîlerin başta destek verip, sonra yan çizmesi, bir gelenektir.)

Şâmil Basayev, Çeçen mücadelesinde, adetâ, bir ‘müslüman Che Guevera’ idi..

Henüz 30 yaşlarındayken girdiği çetin mücadelelerde kullandığı ‘Lailaheillallah’ ve ‘Allah’u Ekber’ yazılı İslamî motif ve sembollerle dikkati hemen çekmişti.. Bu, 75 yıllık bir katı laik/ komünist diktatörlüğün eğitiminden geçmiş olması hasebiyle, daha bir önemliydi. Ancak, bazı ‘şer’î incelik’lere bu kadar dikkat ederken, diğer bazı konularda aynı hassasiyeti koruyamadığı ve duygularıyla hareket ettiği hissediliyordu.

Nitekim, Rusya güçlerinin azgın saldırılarını kırmak için, o, ‘hastahane’ ve ‘tiyatro baskınları’ ve daha sonra da Beslan’daki ‘okul baskını’yla dikkati çekmişti.. Her ne kadar, o baskınlardaki yüzlerce ölüm, Rusya güçlerinin çolpalık ve acımasızlığından kaynaklanmış ise de, seçtiği hedeflerin askerî ve resmî-icraî hedefler olmaması, bizzat Çeçen Müslümanları arasında da problem oluşturuyordu.. Bu yüzden, hele de Beslan’daki okul baskını sırasında, Çeçenistan Devlet Başkanı Aslan Meşhedof’la bir ihtilafa düştüğü biliniyordu. Bu konuda, Şâmil adına yayınlanan bir bildirideki gerekçeler beni bile tatmin etmemişti. Keza, Basayev’in mücadeleyi, ayaklanacağını sandığı Dağıstan’a da taşımak isteyişi bu iç ihtilafı daha bir derinleştirmişti.. Daha önce de, C. Dudayev’in damadı, ‘Yalnız Kurt’ lâkablı Selman Radoyev’in kontrol dışı hareketleri başağrıtıcı olmuş ve sonunda, bir silah satın alım işlemine bizzat katılıp Rus tuzağına düşmüş ve zindanda can vermişti..

1 milyonluk, küçücük Çeçen Müslüman toplumunun 160 milyonluk bir Rusya’ya karşı verdiği çetin mücadelenin bir ‘iman’ vechesi olmadan sürdürülmesi mümkün değildi. En başta, Cevher Dudayev olmak üzere, Selimhan Yandarbiev, Aslan Meşhedof, Sadullahev gibi dört devlet başkanının ‘şehîd’ edildiği bu çetin mücadelede, Selman ve Şâmil gibi nice seçkin ‘gözü kara eylem erleri’nin de dünyamızdan ayrılması, mücadelenin biteceğinin değil, sosyo-psikolojik ve tarihî köklerinin daha derinlere uzanacağının göstergesidir. Tıpkı, 35 yıllık bir mücadeleden sonra, Çar’a esir düşen ‘Şeyh Şâmil’in 160 sene öncelerdeki rûhunun hâlâ da dipdiri oluşu gibi..

Evet, şahsî hataları olsa bile, bundan dolayı, hemen inançları da suçlanan Şâmil ve Zeynuddin örneklerinden alınacak dersler vardır. Onları değerlendirirken, yanlışları da görmek gerekir. Yoksa, aynı hatalar tekrarlanabilir.

Bu vesileyle, Çeçenistan’ın bütün mazlûm kurban ve şehîdlerine de rahmetler..

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Selahaddin Eş Çakırgil'in Son 10 Yazısı
   Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
   Allah’ın diniyle savaşta olanların, o dinin terimlerinden istifade kurnazlığı..
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   Kalblere hükmedilemiyeceğini hâlâ anlamıyan zavallılar..
   Emperyalizm, Lübnan’da yenilmeye mahkûmdur!
   ''Kutsal'' karşıtları, sahiden de ''dua''sız mı?
   ‘Kişilere tapma hastalığı’, başka nasıl olur ki?
   Kosova, bir çetin 'devlet' yolculuğuna çıkarken..
   -Zulm, şirk ve küfrün hâkim olduğu-; ’Her yer Kerbelâ, her gün Âşûrâ..’
   ‘Modern klanlık / kabilecilik’ anlayışının çizgisinde..
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.