Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Hışmımız bize, ‘kırmızı çizgi’lerimizi unutturmamalı!.
Pazartesi, 24 Temmuz 2006 - (15:20)
Selahaddin Eş Çakırgil

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Bir ‘ayniyet’ içinde oldukları artık daha bir ap-açık ortada olan ‘İsrail + Amerikan emperyalizmi’nin, gecmişteki korkunç barbarlıklarını tekrar edemiyeceklerine dair kanaatlerinin doğru çıkmayışından hayal kırıklığına uğrayanlar bugün şaşkınlık içinde olabilirler. Ama, bu barbarlık, emperyalist ve şeytanî güç merkezinin hele de son 100 yıldaki uygulamalarında daha bir net olarak sergileniyordu..

Hatırlayalım ki, üstelik savaş bitmek üzereyken, Almanya’nın artık direnme gücü kalmamışken; Almanya sadece askerî hedefleriyle değil, şehir-şehir, köy-köy, nasıl yerle bir edilmişti, henüz 60 yıl öncelerde, Amerika tarafından..

Almanya 8 Mayıs 1945’de teslim olmuşken; üç ay sonra da Japonya, teslim olmanın şartlarını konuşmaya başlamışken, Amerikan emperyalizminin, Japonya’ya 6 Ağustos 1945’de, beşer tarihinin ilk atom bombasını atmasının mânası, başka ne olabilirdi?

Hedef, dünyayı şoke etmek, Amerika’nın karşı konulamazlığını herkese anlatmak.. Amerika’nın Ortadoğu uzantısı İsrail rejimi de aynı usûlü takib etmiyor mu, bugün..

Ancak, onlar bu yolla, korkakları sindirseler bile, özgür ruhlu insanları öldürmek veya bedenlerine zencir vurmakla başarı elde edemiyeceklerini anlıyamıyorlar..

İsrail rejimi, ordusuz ve devletsiz bir Filistin halkına, onca dengesiz silahlara rağmen, 60 yıla yakın zamandır, hâkim olabildi mi ki, bugün olabilsin!

Fransa’nın Cezayir’de, Amerika’nın Vietnam, Afganistan ve Irak’da, Rusya’nın Afganistan ve Çeçenistan’da, Sırb şovenistlerinin Bosna ve Kosova’da işledikleri o korkunç cinayet ve tahribat, katledilen yüzbinler ve her şeyi yakıp yıkmak şeklindeki barbarlık, ikinci bir ‘Moğol İstilâsı’ algılamasından öteye nasıl bir netice verdi ki; özgür ruhlu halklar ve hele müslümanlar şimdi dize getirilebilsin!.

-‘Avanak avcıları’nın tuzağına düşecek olan var mı?-

20 Temmuz günlü Hürriyet’te, (E. Ç) isimli yazar, ‘küçücük bir İsrail’in neler yaptığını’, adetâ müslümanların başına gelenlere nanik yaparcasına anlatıyor ve Müslüman kitleleri aşağılamaya çalışıyordu, utanmadan.. Müslümanları parça parça etmek için, emperyalist güçlerin, siyonist yahudilerin, -bugün Bush eliyle olduğu gibi-, sadece şu son 100 yılda ne entrikalar yaptıklarını bu yazar bilmiyorsa, ayıptır.. Bilip de gizliyorsa, emperyalizme uşaklık ve hainlik ediyor demektir..

Osmanlı’yı parça parça edip, her bir parçasının üzerine, Müslüman halkın inancıyla savaşmayı kendine temel iş edinen katı laik rejim ve kadroları ‘kral, şef, sultan, cumhurbaşkanı, vs..’ adı altında bu müslüman toplumların ensesine oturtan ve kene gibi yapıştıran ve böylece kendi kontrolüne geçiren emperyalist odakların kontrol ettiği Müslüman dünyasından yükselecek her tepkiyi, ‘irtica’ diye boğmaya hazır olan bu gibi kalemlerin, bugün, Müslümanlara yapılanlardan sanki rahatsızlık duyuyormuş gibi, ‘sûret-i hak’tan gözükerek ve sanki müsslümanların derdiyle kıvranıyormuş gibi bir zâhirî görüntü vererek, siyonist İsrail’in meddahlığına soyunmaları ve ‘avanak avcılığı’na çıkmaları karşısında, onlara yem olacaklara, yuff olsun!. (Ki, E.Ç’den birgün sonra, aynı gazeteden (B. C) da, aynı görüşleri tekrarlıyordu..)

İlginçtir, bu yazarlar, o ‘aşağılaştırma operasyonlarını sürdürürken, Ortadoğu’nun bütün rejim ve halklarını sayıyor ve ‘küçücük bir İsrail’ karşısında düştükleri ‘utanç verici durum’u telaşlı bir gizli sevinçle anlatıyorlardı, ama, Ortadoğu coğrafyasındaki halklarla 500 yıl siyasî kader birliği yapmış olan Türkiye’yi unutuyorlardı. Dahası, Türkiye’nin tank ve uçaklarının modernizasyonu için o ’küçücük İsrail’e milyarlarca dolar verdiğini; Çevik Bir ve Güven Erkaya gibi seçkin komutanları aracılığıyla, İsrail ve Amerikan siyonist yahudi odaklarıyla nasıl sıkı-fıkı ilişkiler içine girdiğini; Amerikan yahudi kuruluşlarının ‘Atatürk Üstün Hizmet Madalyası’yla kimlerin taltif edildiğini ve bunun ne mânaya geldiğini görmezlikten geliyorlar ve amma, bu barbarlık karşısında, etkisi pek olmasa bile, Müslüman coğrafyasından yükselen etkili tek diplomatik çırpınışı sergileyen Tayyîb Erdoğan’ı da alaya almaya çalışıyorlardı.

-Bu vesileyle, ‘kırmızı çizgi’lerimize dikkat!-

Bu vesileyle, bir noktaya bilhassa değinmek gerekiyor: Özellikle internet sitelerinde duygularını dile getiren bir kısım Müslümanlar, ‘taş üstünde taş, omuz üstünde baş’ bırakmamayı şiar edinen ‘Moğol Zulmü’nün bu çağdaş versiyonunu tasavvur bile edememenin hışmıyla öyle ölçüsüz sözler ediyorlar ki, ürpertici..

Kimisi, ‘Kur’an’ın, ‘anti-semit/ yahudi düşmanı bir kitab olduğu’ iddiasını bile ileri sürüp, aksinin iddia edilemiyeceğini söylemekte ve ‘Müslümanlar, kitleler halinde ezilirken, ‘biz anti-semit değil, anti-siyonistiz!’ demekte ısrar eden’ (bu satırların sahibi gibi) bazı Müslümanları,yahudilere öpücük göndermek’le suçlamaktadırlar.

Bu gibi yaklaşımların yanlış ve şer’an hatalı olduğunu düşünüyorum.. Bütün insanlar için hidayet kapısı olan Kur’an’ı ‘anti-semit bir kitab’ olarak nitelemek, büyük zulümdür. Siyonist İsrail rejimi başbakanı Ehud Olmert ‘Bizi sevmeyen ve bizden nefret eden herkesi öldüreceğiz..’ ve Bush da, ona (fiilen), ‘Ben dünyayı oyalarım, sen işini bir an önce bitirmeye bak..’ dese bile, biz Müslümanlar, ölçüsüz sözler etmemekle mükellefiz..

Bu arada, Hizbullah lideri Seyyid Hasan Nasrullah’ın evvelki gün medyaya yansıyan bir konuşmasında, İsrail’in ‘kırmızı çizgi’leri yoksa, bizim de yoktur!’ şeklinde sözü, içinde bulunulan şartlarda söylemiş olduğunu düşünüyorum..

Yoksa, biz Müslümanlar, başkalarının olmasa bile; biz asla vazgecemiyeceğimiz ‘kırmızı çizgi’lere sahibizdir ki, bunların başında (siyonist İsrail rejimi, yetişkin her kadın ve erkeği muvazzaf veya yedek asker olarak nitelendirip hepsini de silahlandırdığı için, onlar hedef alınsa bile),çocuklar ve savunmasız sivillerin hedef alınmaması’ gelir.. Canavarlar bizi ısırsa, parçalasa bile; biz onlara canavarlar gibi davranmaya izinli değiliz.. Biz müslümanlar, adâlet ve nesâfet, insaf ölçülerinden ayrılmamak zorundayız.. Bu farkın farkında olmalı ve onu mutlaka korumalıyız. Yoksa, Müslüman olduğumuz nereden belli olur?

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Selahaddin Eş Çakırgil'in Son 10 Yazısı
   Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
   Allah’ın diniyle savaşta olanların, o dinin terimlerinden istifade kurnazlığı..
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   Kalblere hükmedilemiyeceğini hâlâ anlamıyan zavallılar..
   Emperyalizm, Lübnan’da yenilmeye mahkûmdur!
   ''Kutsal'' karşıtları, sahiden de ''dua''sız mı?
   ‘Kişilere tapma hastalığı’, başka nasıl olur ki?
   Kosova, bir çetin 'devlet' yolculuğuna çıkarken..
   -Zulm, şirk ve küfrün hâkim olduğu-; ’Her yer Kerbelâ, her gün Âşûrâ..’
   ‘Modern klanlık / kabilecilik’ anlayışının çizgisinde..
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.