Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Zulümde payidârlık ve zulmü kabullenmekte de, şeref yoktur!.
Pazartesi, 24 Temmuz 2006 - (15:22)
Selahaddin Eş Çakırgil

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Pazar günleri, okuyucu yazışma ve cevablarından derlemelere ayırdığım bu sütundaki bir diğer ‘Hasbihal’e daha selâmla başlıyorum...


-Mustafa Yar yazıyor: ‘TSK üzerine yazdıklarını dikkatle okuyorum.. Konunun hassasiyetini ben de biliyorum, ama, ortaya çıkanlar, bir buzdağının suyun üzerinde gözüken küçük bir kısmı.. Şemdinli İddianâmesi, haydi, sınırları zorladı.. Pekiy, şimdi mahkeme hükmü n’olacak? Savcıdan sonra, hâkimleri de mi azletmek gerekecek? Ve dahası, o iddianâmede suçlanan orgeneral, en üst makama nasıl yükselecek ve bu nasıl sindirilecek o kurum ve ülke tarafından?’

‘*--Düşündürücü bir durum.. Çünkü, jand. astsb. Ali Kaya ve Özcan İldeniz, 9 Kasım 2005’te Şemdinli’de bir kitabevine bomba attıkları için, Van Ağır Cz. Mahkemesi’nce 39’ar yıla mahkûm edilmişti.. 144 sahifelik kararın gerekçesindeki en çarpıcı cümle, şu olsa gerek: ‘Astsubayların, bu tip bir eylemi rütbe olarak kendilerinden yüksek görevlilerin himayesi ve katılımı olmadan işleyemeyecekleri hükmüne varılmıştır. (…) Devletin, şayet varsa, bu kişileri bulması gerekir..’

İlginçtir, Van Mahkemesi’nin Van Üni. Rektörü Y. Aşkın hakkında, yolsuzluk-usûlsüzlük gerekçesiyle tutuklama kararı vermesi üzerine, Van’a ‘çıkarma’ ve gövde gösterisi yapan Baykal, YÖK Başkanı ve rektörleriyle diğerlerinin, ‘Şemdinli İddianâmesi’ni hazırlayan savcının azli karşısında hiç sesleri çıkmamıştır.. Ama, sahi bu durumda, Büyükanıt, Gen. Kur. Başkanı olacaksa, nasıl olacak bu? Şaibeler, makamlarla temizlenir mi?’

-İsâ Eker yazıyor: Niye hiç MHP’den sözetmiyorsun? Hattâ bazen biraz yamuk bile gibi bakıyorsun gibi.. Eleştiri bile olsa, ülkenin bir gerçeğinden sözetmeli değil misin?‘

‘*--Benim günlük politika direkt ilgili yazılarım çok azdır.. Çünkü, bu sistemin özü itibariyle yanlış bir temel üzerine oturtulduğuna ve zaman geçmekle bazı şeylerin düzelir gibi gözükse bile, temeldeki yanlışlığın düzelmiyeceğine inanan birisiyim.. Bu arada hayırlı işler yaptığına inandıklarımı destekler, çok aykırı gördüklerimi de eleştiririm. Ama, Tayyîb Bey’e, Çankaya’ya çıkarsan, seni oradan indirmezsem, nâmerdim! diyen bir Bahçelizâde Devlet’in sergilediği seviye karşısında söyleyecek söz bulamıyorum..’

-Adım, ... ise de, Ömer deyin..’ diyen okuyucu yazıyor: ‘Yah…. P..leri, keseceğiz!’

‘*--Siz adınızı gizleseniz de, (e-mail) adresiniz açık ve bütün bu internet yazışmaları, önce malûm merkezlerin süzgecinden geçiyor, Atlantik ötesinde.. Çünkü, internet ağının merkezi orası.. İnternet’i özgür bir alan sanmayınız.. Bir kardeş tavsiyesi.. Bu sizi korkutmak için değil, tepkilerimizi mantıklı olarak koymamız gerektiğini düşünmeniz için.. Böyle, ‘keseceğiz, yapacağız..’ gibi, kanımız tepemize fırladığı zamanlarda kendinizi yatıştırmak için söylenmiş sözler sonra sıkıntı doğuruyor..

Ayrıca, biz Müslümanlar, birilerini kesmek, öldürmek için değil; âdâleti, hakk’ı hâkim kılmak için savaşırız, savaşmalıyız.. Savaştan hedefimiz, ‘İlâ’y-ı kelimetullah’ (Allah’ın hükmünün hâkimiyeti) olmalıdır.’

-Nezahat Tur yazıyor: ‘Şehid Şamil Basayev'le ilgili yazınızı okudum. Güya överken, hoş olmayan şeyleri de haksızca sıkıştırmışsınız.. Her insanın hatası olur.. Ama, sizin Şamil hakkında hata diye yazdıklarınız hiç de doğru değil.. Tiyatro ve Beslan’daki okul baskınında ölümlere Rusya’nın sebep olduğunu siz de biliyorsunuz. Rusya kadın çoluk-çocuk demeden, herkesi öldürürken hiç sesiniz çıkmıyor. Nakşî-Kadirî meselesi de yalan... Zerkavi’ye de böyle çamurlar attınız. Siz hatasız mısınız?’

‘*--Ben kalemimi kişileri övmek veya yermek için değil, olan bitenlerden dersler çıkarmak hususundaki kanaatlerimi aklımın erdiğince okuyucularla paylaşmak ve aynı hataları tekrarlamamak gerektiğini hatırlatmak için kullanmaya çalışıyorum. Yanlış değerlendirmelerim elbette olabilir ve vardır da.. Siz de bunları kendi ölçülerinize göre düzeltmeye çalışıyorsunuz..

O baskınlardaki ölümlerin ‘Rusya güçlerinin çolpalığı ve acımasızlığıyla meydana geldiğini’ bizzat da belirtmiştim, yazımda.. Ama, benim karşı çıktığım, ‘akıl bâliğ’ oluncaya kadar İslam fıtrati üzerinde olan günahsız, melek gibi mâsum yüzlerce-binlerce çocuğun ‘rehine’ alınmasına idi.. Bunu (merhûm) Meşhedof da dile getirmişti.. Benim, ‘Rusya’nın yaptıklarına sesimin çıkmadığını’ söylemeniz haksızlık.. Bu konuyla devamlı ilgilenen ve kanaatlerini sürekli yazan birisiyim..

Nakşi -Kadirî meselesine gelince.. Son 150 yıllık münasebetleri iyi incelediğinizde, Ahmed Kadirov ve babasının yığınla örnekten sadece birisi olduğunu görürsünüz..

Zerqavî’ye gelince.. Ben, Usâme bin Laden ve Zerqavî gibi isimler üzerinde, lehde veya aleyhde bir şey yazmamaya dikkat ettiğimi yazılarımda da açıkça dile getirmişimdir. Zira, onlar adına yapılan açıklamaların onlara aidiyetinden şübheliyim. Zerqavî’ye nisbet olunan sözlerin, ona aid olmaması gerektiğini, başka mezhebden müslümanların katline cevaz veren bildirilerin, ‘emperyalist işgalcilerin bir entrikası olabileceği’ni dile getirmemi ‘çamur atmak’ sayıyorsanız, sözüm yok..’

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Selahaddin Eş Çakırgil'in Son 10 Yazısı
   Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
   Allah’ın diniyle savaşta olanların, o dinin terimlerinden istifade kurnazlığı..
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   Kalblere hükmedilemiyeceğini hâlâ anlamıyan zavallılar..
   Emperyalizm, Lübnan’da yenilmeye mahkûmdur!
   ''Kutsal'' karşıtları, sahiden de ''dua''sız mı?
   ‘Kişilere tapma hastalığı’, başka nasıl olur ki?
   Kosova, bir çetin 'devlet' yolculuğuna çıkarken..
   -Zulm, şirk ve küfrün hâkim olduğu-; ’Her yer Kerbelâ, her gün Âşûrâ..’
   ‘Modern klanlık / kabilecilik’ anlayışının çizgisinde..
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.