Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Ortadoğu’daki kanlı satranç, yeni piyonlar isterken
Pazartesi, 24 Temmuz 2006 - (15:26)
Selahaddin Eş Çakırgil

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

20 yıl öncelerde, Türkiye’nin AB üyeliği tartışılırken, ‘Yaşlı Avrupa’yı gelecekte Türk Ordusu koruyacaktır..’ deniliyordu.. Şimdi de, Türk Ordusu’nun Lübnan’da, siyonist İsrail rejimini, yani Amerikan menfaatlerini saldırılardan korumak için, kullanılmak istendiğinin işaretleri verilmeye başlandı.. USA emperyalizminin gayriresmî sözcüsü durumundaki gazetelerden ‘The Washington Post’ dün, Thomas E. Ricks ve Robin Wright imzalı ve Amerikalı yetkililere dayandırılan haber-yorumda, Pentagon’un, siyonist İsrail rejimini korutmak için, Lübnan'a, Türkiye ve Fransa'nın liderliğinde 10-20 binlik bir ‘uluslararası barış gücünün gönderilmesi üzerinde çalıştığını yazdı, dün..

Bu konuda, Türkiye siyasî çevrelerinde sıcak bir tepki ve ilgi olmadığı açık.. Ancak, geçmişte, ‘Türkiye’nin yüksek menfaatleri’ gibi yuvarlak ifadeler arkasına sığınarak, neler-neler yapıldığı unutulmamalıdır. Kapitalizmin komünizmle boğuşması olan Kore Savaşı’ndan beri süren bir gelenek değil mi bu? Ve biz, Kore’de binlerce insanımızı vermeyi (şehîdlik) zannedip, o kirli boğuşmayı ‘kahramanlık’ olarak görmemiş ve göstermemiş miydik?

Daha sonra ise..

11 Eylûl 2001 Saldırıları’ndan sonraki dünyada, zamanın TC Başbakanı Ecevit, Afganistan ve Irak’la ilgili Amerikan suçlamaları için, ‘Müttefikimiz Amerika ne diyorsa, biz onları doğru kabul ederiz..’ dememiş miydi ve Afganistan’a asker göndermek için, M. Kemal’in 1925’lerdeki sözlerinden ‘keramet’ler aranmamış ve böylece 1800 kişilik bir birlik gönderilmemiş miydi? Dahası, Amerika, bu birliğin masrafları için vaad ettiği 228 milyon doların da üzerine yattı ve Türkiye, ‘dünya barışına hizmet gibi bir iddia’yla teselli bularak, Amerika’nın ‘dünya liderliği’ iddia ve siyasetine ‘bekçibaşılık hizmeti’ görmüştü..

Daha sonra da Irak’ta tekrarlanmak istenmişti o oyun.. İktidara gelir gelmez, ‘ateş topu’nu elinde bulan Tayyîb Erdoğan’ın o günlerdeki Amerikan B. Elçisi Pearson’la ağız dalaşını unutmayan Amerikalılar, onun, Meclis’de o tezkerenin kabulünü ‘istiyor’ gibi gözükerek, ince bir hesabla reddettiğine dair zannlarını hâlâ da koruyorlar. Hatırlayalım, o zaman, New York Times’in başyazarı William Safire, makalesine. ‘Affet, ama, asla unutma!’ başlığını atmıştı.

Amerika, bölgedeki büyük Ortadoğu Satrancı’nda, hep o dikkatle hareket ediyor.. Nitekim, üç yıldır işgali altında bulunan Irak’daki PKK odaklarını ihtiyaç ânında devreye sokmak için muhafaza etti, durdu..

Ve işte şimdi.. Türkiye, PKK yüzünden terör ateşinin yeniden yükselmeye başlaması üzerine, daha sert tedbirler almak gerektiğini düşünmeye başlayınca ve amma, karşısında da, işgalci Amerikan güçleriyle karşı karşıya gelmek ihtimalini görünce.. Dolaylı bir pazarlığın işaretlerini vermeye başladı..

-Gel Lübnan’a orada benim menfaatlerimi koru; ben de sana, Kuzey Irak’dan biraz kıyak yapayım..

Hani, Erdoğan sık sık söylüyor ya, ‘diplomasi, (win-win / kazan -kazan) oyunudur..’, diye; işte o durum.. Ama, bu pazarlık uzun vâdede neler getirir, mechûl..

Ancak, ünlü dolar spekülatörü Amerikan yahudisi George Soros, geçen yıl, ‘Sizin en iyi ihraç malınız, ordunuz..’ dememiş miydi? TSK’nın, kendisini, hiç bir modern ordunun sahib olmadığı derecede bir zenginliğe sahib kılan, o utandırıcı OyakBank uygulamasından, bankacılıktan el çekeceğinin açıklandığı bu günlerde, ilginç bir gelişme olur..

Pekiy, ordu için dile getirilen ‘Peygamber Ocağı’ söylemlerini nereye koyacağız?’ diyenler varsa, onlara da MGK’nın ünlü eski gen. sekreterlerinden ve iki gün önce, ordunun İslamî örtüye asla tahammülünün olamıyacağı’nı ve ‘subayların evlerinin içini bile gayet yakından takib ettiklerini ve islamî eğilimleri belirleyip temizledikleri’ni söyleyen em. org. Tuncer Kılınç’a müracaat etmelerini tavsiye ederiz..

1951’de, Kore Savaşı’na katılmanın şer’an caiz ve hattâ gerekli olduğuna dair, zamanın Diyanet İşl. Başkanı Ahmed Hamdi Akseki’den fetva koparmaya çalışan Bayar- Menderes ekibinin oyunları da tekrarlanabilir.. Oyun bitmez.. Nitekim, dün,

Suûdî Başmuftisi Abdullah bin Cibrîn, yayınladığı bir fetva ile, Hizbullah’ı, ‘Hizb-i Râfizî’ (sapıklar hizbi..) diye niteleyip, ‘onun başarısı için değil, başarısızlığı için dua edilmesi ve Ehl-i Sünnet’in bu hareketten teberrî’ etmesi, kesinlikle uzak olduğunu açıklaması gerektiğini’ dile getiriyordu.. Birileri ise, Irak’da, Şia veya Ehl-i Sünnet mezhebinden olan Müslümanların birbirini öldürmesinin caiz ve hattâ vâcib olduğuna dair en şeytanî fetvaları yayınlıyorlar.. Nitekim, bu satırların yazıldığı sırada, (dün) gelen son haberlerde, Irak’taki muhtelif patlamalarda, yine 75’ten fazla insanın o korkunç patlamalarla telef olduğu bildiriliyordu.. Ve bu, hergün böyle.. Ama, birileri ise, işgalci Amerika’nın kılının kıpırdamadığı bu korkunç cinayetlerle, emperyalizmin cezalandırıldığını zannetmek ahmaklığından el çekmiyor, hâlâ.. Aynı facia, Lübnan’da da bir korkunç insanlık trajedisi halinde tezgahlanıyor.

Siyonist İsrail rejimine Lübnan’da yaptırılanlara dünyadan, yaptırımı olan hiçbir ciddî itiraz yükselmemesi sûretiyle, Amerikan emperyalizmi, İran İslam Cumhûriyeti’ne de aynı şeyleri yapabileceğinin ‘gözdağı’nı vermek istiyor. Ve, Amerikan Kongresi de 8 oya karşılık, 410 oyla, siyonist İsrail rejiminin Lübnan’daki cinayetlerini teyid ediyor..

Yahudi din adamları, ‘Hahamlar Şûrâsı’ ise, dün, ‘savaşta sivillerin öldürülebileceği’ne dair bir ‘fetvâ’ yayınladı; Hitler’in sözcüsü gibi..

Evet, Amerika, dünyanın her bir yanında kendi maslahatına göre, yığınla daha nice cinayetler işleyecek ve sonra da, Türkiye ve diğer ülkelere, vazifeler verecek, ‘dünya lideri’ edâsıyla!. Böyle bir zulme payidarlık yoktur.. Yeter ki, sadece Türkiye değil, adâletin gereği düşünülerek hareket edilebilsin.. Amma, bunu katı laik bir rejimden mi bekliyeceğiz?

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Selahaddin Eş Çakırgil'in Son 10 Yazısı
   Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
   Allah’ın diniyle savaşta olanların, o dinin terimlerinden istifade kurnazlığı..
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   Kalblere hükmedilemiyeceğini hâlâ anlamıyan zavallılar..
   Emperyalizm, Lübnan’da yenilmeye mahkûmdur!
   ''Kutsal'' karşıtları, sahiden de ''dua''sız mı?
   ‘Kişilere tapma hastalığı’, başka nasıl olur ki?
   Kosova, bir çetin 'devlet' yolculuğuna çıkarken..
   -Zulm, şirk ve küfrün hâkim olduğu-; ’Her yer Kerbelâ, her gün Âşûrâ..’
   ‘Modern klanlık / kabilecilik’ anlayışının çizgisinde..
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.