Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
‘Cumhûriyet kanunları’, ‘cumhûr’un mu; ‘paşa’ların mı iradesi?
Perşembe, 27 Temmuz 2006 - (16:12)
Selahaddin Eş Çakırgil

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Önce iki not: 1- Dün bir gazetede, ‘Türkiye’nin de, Kuzey Irak’ı İsrail gibi yapacağı’ tehdidi vardı.. İsrail’in bu zamana kadar uyguladığı yöntemlerin nereye vardığı bir yana, İsrail’in yaptıklarına karşı çıkanlar, aynı cinayetleri kendi ülkesinin menfaati sözkonusu olunca tekrarlayabilecek iseler, aslında siyonist yahudilerin mentalitesinden pek de uzak sayılmazlar.. Kaldı ki, sosyal problemleri, ‘asarız, keseriz’le halledebileceklerini sananların tarihte nelere vardığı da ortadadır..

Ayrıca, Irak’a müdahale edecek olan birisi, o ülkeyi işgal etmiş olan Amerika’yla karşı karşıya gelmeyi göze alamıyorsa.. Nelerle karşılaşacağını da kestiremez.

Laik rejimin planları ve ayranı kabartılmış nasyonalist duygularla kalkanların zararla oturacağına delil, Güneydoğu’nun büyük çapta bir ‘duygu kırılması’na uğramasıdır.

2-Tayyîb Erdoğan, dün, ‘Afganistan’da teröre karşı mücadele vermek için nasıl ki NATO devreye girdiyse, şimdi de Kuzey Irak’da girmelidir..’ demiş.. Anlaşılıyor ki, ‘NATO’nun nerede, hangi vazifeyi üstleneceğine Amerika’nın karar vereceğini ve çözümün de ancak emperyalist emellere uygun olacağını’ unutmuş..

Umarım, bu yanlışlara düşmez.. Bu hatırlatmadan sonra asıl konuya geçebiliriz..

**

Ben ‘Cumhûriyet kanunları’ deyimiyle ilk kez, ilkokulda karşılaşmıştım.. Amcamın sohbetlerinden Dersim’de askerlik yaptığını işitiyor ve atlası açıp, harıl-harıl Dersim’i arıyor, ancak bulamıyordum. Birgün amcama bunu sorduğumda, ‘Sus!’ işareti yapıp, ‘Senin galiba cumhûriyet kanunlarından haberin yok..’ demişti..

Dersim’in adının, M. Kemal rejimi tarafından ‘Tunceli Kanunu’ diye bilinen bir kanunla değiştirildiğini ve o yörenin halkından geride kalanlarının darmadağın edildiğini sonraları öğrenecektim.. (Ne kadar hürr olduğumuza bakınız ki, Hava Kuv. eski Kom. Muhsin Batur, hatıralarını yazarken, 1937’de Harbiye’ye girişlerinden 1-2 ay sonra El’Aziz’e intikal ettirildiklerini, ancak, bunun niçin olduğunu yazamıyacağını, hadisenin üzerinden 50 yıl geçmişken bile belirtmek gereğini duymuştu..)

22 Temmuz sabahı, NTV’de, Tayfun Taliboğlu’nun ‘Bamteli’ isimli belgeselini izliyordum.. Gerek Kanal 7 ‘den Şoray Uzun’un ve gerekse Taliboğlu’nun bu yöndeki çalışmaları izlenmeye değer.. Şoray, bazen ‘cıvıtıyor’sa da, ülkenin gerçeklerini yansıtan proğramlar yapıyor.. Özellikle köy hayatındaki sâdelik ve hattâ.. zamanın dışında yaşanıyormuş gibi sahneler ilginç.. Taliboğlu’nun proğramında da, ilginç tesbitler oluyor.. Ancak, o da, hiç beklenmiyen yerlerde, ‘laik rejimin sözcüsü ve gözcüsü’ gibi hareket etmekten uzak duramıyor, objektifliğini kaybediyor.

Taliboğlu’nun sözünü ettiğim proğramında ilginç bir sahne vardı..

Antalya-Manavgat’ta bir okulda kızlarla konuşuluyor.. Bir genç kız, başı açık, ama, ‘inancına göre yaşamak istediğini ve buna imkan tanınmadığını’ dile getiriyor.. Taliboğlu, bunu ‘ailesinin baskısıyla mı istediğini’ filan soruyor; kız, ‘Hayır kendim öyle istiyorum, öyle daha huzurlu olurum.. diyor.. O hanım kızın vakûr cevabları karşısında Taliboğlu, çıkış yolu bulamayınca, ‘Ama, Cumhûriyet kanunları..’ diye bir şeyler söylüyor ve o kanunların ‘cumhûr’un iradesini yansıtıp yansıtmadığını düşünmeden, kızcağızın körpe zihninde korkulu çağrışımlar oluşturmaya çalışıyordu. Dahası, ‘Nasıl ki, câmilere girmenin bir kuralı varsa, resmî yerlere girmenin de bir kuralı olmalıdır..’ şeklinde bir mantık geliştirmeye çalışması ise, mentalitesindeki tutarsızlığı iyice ortaya koyuyordu.. Zannedersiniz ki, bir ‘sivil general’; bir ‘paşa’..

Em. gen. (ya da, hâşâ, paşa, ya da... ) Tuncer Kılınç, 21 Temmuz akşamı ‘Flash TV’de katıldığı bir proğramda, ‘subayların evlerinde ya da başka bir yerde neler yaptığına dair bilgilerin kendilerine ulaştığını’ belirterek, ‘ordudan ihraç edilen subayların çoğunun gönderilme gerekcesinin eşlerinin başörtüsü ve özel hayatlarındaki dinî aktiviteler olduğunu’ itiraf etmiş..
Geçmişte, ‘Biraz boya, biraz kağıd, basarsın dolarları, ekonomiyi halledersin.’ diyecek kadar uçuk laflar edebilen ve Bruksel’deki TC vatandaşlarını toplayıp onları kılık kıyafetlerinden dolayı azarlayınca, ‘karşınızdakiler bir onbaşı değil!’ karşılığı alınca şoke olan bu em. paşa, ‘Yüksek Askerî Şûrâ’ (YAŞ) kararlarıyla ordudan ihraç edilen asker kişilerle ilgili olarak, ‘irticaî düşüncede olan subay ve astsubayların pek değişmediğini, ibadette ve bir takım dinî etkinliklerde aşırıya gittiklerini, eşlerinin tesettüre göre giyindiklerini’ öne sürerek, ‘Eşlerine söz geçiremiyorlar’ demiş..

‘Bir subayın evinde ve başka yerlerde yaptığı irticaî faaliyetleri nereden biliyorsunuz?’ şeklindeki soruya, ‘Bizde oto-kontrol vardır, o bilgiler gelir..’ diyen bu em. general, (benim 30 yıl öncelerde, avukatlık yaptığı yıllardan beri arkadaşım olan) bir hâkim deniz albayını, Ahmed Cengiz Tangören’i örnek göstermiş.. ‘Evinde haremlik-selamlık uyguluyordu. Ben çağırdım kendisini ve 'bak böyle olmuyor, bu çağdaş bir insana yakışmaz, bu durum TSK'da kalmanıza izin vermez, değişmeyecekseniz gideceksiniz.' dedim. Bazıları, 'evet değişeceğim' der, onu takip ederiz.’ (...) Ama irticai düşüncelerde olanlar pek değişmiyorlar.’ demiş..
’İbadet konusunda bir engelleme var mı?’
şeklindeki soruya ise, Kılınç’ın cevabı, ‘İbadetlerin yerine getirilmesine kimse mâni olmaz. Ancak, (…)kendini yoğun olarak dine vermiş, tesettür gibi bize ters gelen.. çağdışı şahıslardır bizi ilgilendiren...’

Bu em. paşa, ‘ibadet’in gerçek mânasını bile bilmiyor ve kendi rejimine (abd)kul’ arıyor.

Milletin dişinden-tırnağından ayırarak oluşturduğu savunma gücünün, ordunun, kendi değerlerine karşı çevrilmiş bir silah haline gelmesi şeklindeki bu ‘stalinist’ yöntem daha ne kadar devam edecek ve Bb ‘laik ezber’ bozulmayacak mı?

N. Ilıcak’ın, ‘Bugün’deki 22 Temmuz günlü yazısı, 'Kur'an'ı kapa, kadınları aç!' başlığını taşıyordu.. ‘Müslümanların ilerleyebilmesi için’, bir fransız edebiyatçı, Meşrutiyet’in ateist laiklerinden Abdullah Cevdet'e, ‘Fermez le Coran, ouvriez les femmes!’ (Kur'an'ı kapa, kadınları aç!) demiş imiş.. Yüzyıl sonra, bugün söylenen, hem de milletin ordusunun ‘paşa’ları diliyle, aynı değil mi? Bu, ‘paşa’lık mı, yoksa..!?

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Selahaddin Eş Çakırgil'in Son 10 Yazısı
   Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
   Allah’ın diniyle savaşta olanların, o dinin terimlerinden istifade kurnazlığı..
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   Kalblere hükmedilemiyeceğini hâlâ anlamıyan zavallılar..
   Emperyalizm, Lübnan’da yenilmeye mahkûmdur!
   ''Kutsal'' karşıtları, sahiden de ''dua''sız mı?
   ‘Kişilere tapma hastalığı’, başka nasıl olur ki?
   Kosova, bir çetin 'devlet' yolculuğuna çıkarken..
   -Zulm, şirk ve küfrün hâkim olduğu-; ’Her yer Kerbelâ, her gün Âşûrâ..’
   ‘Modern klanlık / kabilecilik’ anlayışının çizgisinde..
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.