Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Laiklikte, o zulme mâruz kalanların tarifi geçersizdir!
Çarşamba, 09 Ağustos 2006 - (13:19)
Selahaddin Eş Çakırgil

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Yýllarca önce, New York Times’ýn en parlak röportajcýlarýndan Jayson Blair’in röportajlarýnýn uyduruk veya yalanlarla dolu olduðu daha sonra anlaþýlmýþtý.

Dün de, Norveçli gazeteci Benkow’un, ‘dünyaca ünlü kiþilerle yaptýðý röportajlarýnýn asparagas / hayal mahsulü, uyduruk olduðunu’ itiraf ettiði bildiriliyordu..
66 yaþýndaki Benkow, okuyucularýna, 'Beni affedin. Umutsuzluktan yaptým, kiramý, ve yiyecek paramý ödemek için.. Hayatta kalmak için..’ demiþ, trajik bir itirafla..

2 Aðustos tarihli Vatan’da, ‘Dindarlarý laikleþtirdik.. þeklindeki bir iddialý cümle, Baþbakan Yard. M. Ali Þahin’e nisbet olunarak verilmiþti!. Röportajý yapan kiþi, yýllarca, Ýslamî cemaatlerle ilgili bir çok haber, röportaj veya araþtýrmaya imza atan R. Çakýr idi.. Ancak, Þahin, Vakit’ten Serdar Arseven’e, ‘öyle bir cümle söylemediðini’ açýklayýnca, ‘Yoksa, R. Çakýr da mý hayâlî bir röportaj yapmak durumuna geldi?’ demek geçti içimden.. Onun için de, R. Çakýr, röportajýnda, bazý ince mes’eleleri soruyor ve ilginç mesajlar veriliyordu.

Mesela, ‘laiklik konusunda yapmanýz gereken þeyler olduðuna inanýyor musunuz?’ sualine cevaben, Þahin’in þöyle denildiði iddia olunuyordu:
’Bazý hafýzalarda hâlâ laiklik konusunda tereddütler olabilir. Bir kere laiklik, devletin, herhangi bir dinin kurallarýyla yönetilmemesidir. Zaten, Ýslam dininin muhatabý devlet deðil, insandýr. Ýslam insaný olur, ama, Ýslam devleti olmaz. (…) Siyasî hayatýmda bu konularla ilgili bazý tereddütler geçirdiðim doðrudur. Ama bu düþünceye deneme-yanýlma yoluyla ulaþtým. Benimki ‘tahkikî laiklik’tir, ‘taklidî’ deðil.. Tahkik ederek, devletin laik karakter taþýmasý gerektiði sonucuna vardým..’ (…)
--Yani ‘muhafazakâr kesimlerin laiklikle ilgili tereddütlerini giderdik’ mi diyorsunuz?
’Evet giderdik ve artýk halkýmýzýn cumhuriyetle, baþta laiklik olmak üzere onun temel ilkeleriyle hiçbir sorunu yoktur.’

Þahin ayrýca, ‘Cumhuriyet’i kuranlarýn ve onun temel niteliklerini belirleyenlerin son derece isabetli hareket ettiklerini’ de ekliyor..

Gerçi Þahin, daha sonra, Arseven'e, ‘Ben asla, 'Biz dindarlarý laikleþtirdik' demedim.. Öyle bir ifade kullanmadým. Aksine, ‘kiþilerin laik olamayacaðýný, devletin laik olacaðýný’ söyledim..’ diyor, 3 Aðustos günlü Vakit’te..

Ve, gerçekten de, Þahin’in sözleri içinde Vatan’ýn büyük baþlýkla verdiði o cümle yok, ama, böyle bir yorumu çaðrýþtýracak bütün argümanlar mevcud..

Ayrýca, Þahin, bir hukukçu olarak, herhalde, söylediði sözlerin çarpýtýlmamasý konusunda gerekli tedbirleri alacak kadar dikkatli olmasý gerektiðini unutmamalýydý..

Unutmayalým ki, Mehmet Ali Þahin daha önce de, ‘baþörtüsünü problem yapanlar yüzde 1,5’tur..’ gibi bir laflar etmiþti; çok çarpýk bir anlayýþla.. Kaldý ki, yüzde 1,5 bile rahatsýz olsa, bu, 70 milyonluk bir ülkede, en azýndan 1 milyon kiþi eder.. Kaldý ki, tek bir kiþiye bile ‘adâletsizlik, zulüm’ yapýlmasýna cevaz siyaseten de olsa cevaz aranamamalýdýr..

Laiklik konusuna gelince..

Laiklik konusunda, elbette ki, herkes bir þeyler söyleyebilir. Kaldý ki, ‘laiklik’le genel olarak anlatýlmak istenen mâna, sadece TC dönemine mahsus deðildir.. Saltanat rejimleri de, otomatik olarak ‘laik’tirler.. Çünkü, saltanat sahibleri, en azýndan, zorla veya veraset yoluyla elde ettikleri saltanatlarýnýn þer’î kaynaðýný tartýþma konusu yaptýrmamýþlar ve sadece kitlelere, günlük ferdî ve sosyal hayatlarýnda zâten kabullenilen þer’î hükümleri uygulamýþlardýr. Bu açýdan, 14 asýrlýk tarihimizde, Hz. Ali’nin þehadetinden hemen sonra ortaya çýkan ve bütün tarihimizi dolduran ‘kuvvetli kýlýçlar’ýn, ‘kuvvetli silahlar’ýn hâkimiyetine göre þekillenen ‘hakk ve meþruiyyet’ anlayýþlarýnýn her birisinde de, þu veya bu derecede bir ‘laik’lik vardý.

Ve amma, ‘ferdlerin veya devletin, baþkalarýnýn inançlarýna , dinlerine karýþmamasý’ þeklindeki bir ‘laiklik’ tarifi, kitleleri avlamak içindir. Kaldý ki, her þeyden önce, Ýslâm, ferd veya toplumlara zorla ‘din’ kabul ettirmeyi kesinlikle yasaklamýþtýr..

Ama, ‘laiklik’ bu deðildi ve deðildir.. O yaldýzlamalarýn altýnda baþka þey vardýr..

TC tipi laiklik, milâdî-19.yy. materyalizminin, pozitivizminin, August Comte’çu anlayýþýn getirdiði ve ‘vahy’i, ‘peygamber olduklarý söylenen veya kabul edilen kiþilerce açýklanan tanrý iradesinin hayatýn þekillenmesinde asla bir ölçü ve dayanak olamýyacaðý’na dair, en inkarcý ve katý bir ‘mulhid’liði esas almýþtýr. Ki; Avrupa’da kilisenin, ‘ruhban sýnýfý’nýn, insanlarý ‘din’ adýna köleleþtiren tahakkümüne karþý geliþen laiklik, hemen hiçbir karþýlýðýnýn bulunmadýðý Müslüman bir toplumda da en katý þekilde, en zorbaca zulüm örnekleriyle bir uygulamaya konulmuþtur..

Bu durumda, ‘Cumhûriyet’i kuranlarýn ve onun temel niteliklerini belirleyenlerin son derece isabetli hareket ettiklerini’ söyleyebilen bir kimse, Müslüman bir millete, 80 yýldýr uygulanan laik diktatörlük uygulamalarýný, bütün o zulümleri alkýþlýyor olmaz mý?

Bütün o yapýlan zulümler ‘Cumhûriyet ve temel nitelikleri’ adýna yapýlmadý ve hâlen de yapýlmýyor mu? Bu durum, Anayasa Mahkemesi, Danýþtay kararlarýnda ve hele de ‘28 Þubat’ýn brifingleriyle zorla oluþturulan yargý kararlarýnda bile bu görülmüyor mu?

Milletimizin, elbette ki, ‘cumhûriyet’ anlayýþýna temelde bir karþýtlýðý sözkonusu deðildir.. Çünkü, ‘cumhûriyet’; yani, bir ülkedeki bir halkýn ekseriyetinin iradesine göre þekillenen yönetim biçimidir.. Bir kimse veya halk, kendi iradesinin kendi yönetiminde etkili olmamasýný düþünülebilir mi? Ama, ‘alicengiz’ oyunlarý orada baþlýyor.. Çünkü, ‘cumhûriyet’in temel nitelikleri’, ‘cumhûr’ tarafýndan deðil, bir takým ‘kuvvetli silahlar’ýn, ‘zamâne yeniçerileri’nin dayatmalarýyla belirlenmiþtir.

Yoksa, Baþbakan Yard. Þahin, bu yöndeki sözlerinin de saptýrýldýðýný iddia eder mi?

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Selahaddin Eş Çakırgil'in Son 10 Yazısı
   Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
   Allah’ın diniyle savaşta olanların, o dinin terimlerinden istifade kurnazlığı..
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   Kalblere hükmedilemiyeceğini hâlâ anlamıyan zavallılar..
   Emperyalizm, Lübnan’da yenilmeye mahkûmdur!
   ''Kutsal'' karşıtları, sahiden de ''dua''sız mı?
   ‘Kişilere tapma hastalığı’, başka nasıl olur ki?
   Kosova, bir çetin 'devlet' yolculuğuna çıkarken..
   -Zulm, şirk ve küfrün hâkim olduğu-; ’Her yer Kerbelâ, her gün Âşûrâ..’
   ‘Modern klanlık / kabilecilik’ anlayışının çizgisinde..
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.