Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Bana ‘faşist’ diyen Bush’a ‘özgürlükçü’ desem; ikimiz de ‘yalancı’ oluruz!
Cumartesi, 12 Ağustos 2006 - (17:08)
Selahaddin Eş Çakırgil

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

İngiltere’de ‘11 Eylûl 2001 saldırıları’ gibi bir eylemin ortaya çıkarıldığı söyleniyor.

Bu iddialar ne kadar doğrudur?

11 Eylûl 2001 Saldırıları’ planının, gerçekleşmeden etkisiz hâle getirildiği ileri sürülseydi, bunun bir entrika ve kamuoyunu yanıltma operasyonu olmadığına çoğu kimse inanmazdı, herhalde.. İngiliz polisinin iddiası için de aynı şey söylenebilir.

Bu gibi iddialar, gerçekleşmediği sürece, bir ihtimal olarak kalmaya mahkûmdur.

Patlamalar olduğunda da, mutlaka tek bir eylem iradesi sözkonusu olmaz.. Onu,

‘Kim, niçin ve nasıl yapmıştır?’ sualinin cevabını vermek daha bir çetrefilleşir, yığınla muhtemel failler çıkar ortaya.. Ki, Amerikan filmlerini seyredenler, bu gibi farazî eylemler için, pek çok ve inandırıcı senaryolara dayalı filmler olduğunu bilirler.. Batılılar o senaryolarla büyütülüyorlar ve ısrarlı tekrarlarla inandırılıyorlar da..

11 Eylûl 2001’ün bizzat USA emperyalizminin stratejik savaş merkezlerince tezgahlandığına dair ciddî iddialar da vardır ve bu iddialar, o korkunç eylemi, birkaç saat sonrasında, ‘Müslüman’ların üzerine atan resmî açıklamalardan daha tutarlıdır.

Şimdi bu son açıklamanın arkasında da kim bilir kim ve hangi planlar vardır?

Ama, Amerikan emperyalizminin Lübnan’da ve Filistin’deki uzantısı siyonist İsrail rejimine işlettiği canavarlıkların bir büyük ‘insanlık trajedisi’ne dönüşmesi karşısında; bunun, gözlerin, dikkatlerin başka yönlere çevrilmesi için uydurulmuş bir taktik olabileceği güçlü bir ihtimaldir. Ki, son Lübnan’a saldırısında da, taraflar arasında eskiden beri cereyan eden karşılıklı tâciz eylemlerinin, bir saldırı için ‘tahrik unsuru’ olarak kasden tertiblendiği iddiası da bu açıdan önemlidir.

Adolf Hitler’in de, Polonya saldırmak için önce, ‘sınırdaki bir alman karakolunun topa tutulmasını’ emrettiği; ‘Ama, orada askerlerimiz var..’ diye görüş belirten sorumlulara, ‘Onları ulusal kahraman ilân ederiz..’ diye karşılık verdiği ve planın öylece sahneye konulduğu ve ölen askerlerin isimlerinin caddelere verildiği ve alman halkının, bu ‘alçakça saldırı’nın intikamının alınması için iyice ‘kurulduğu’ ve 1 Eylûl 1939 günü Alman ordularının Polonya’ya saldırıya geçiş taktiği de bu vesileyle hatırlanmalıdır.

Üç sene önce, ‘Saddam rejiminin devrilmesi ve Irak’ın işgali’yle sonuçlanan ‘saldırı savaşı’nın gerekçesi olarak, Saddam’ın ‘nükleer ve kimyasal silahlar üreten tesislere sahib olduğu’na dair, Tony Blair tarafından Bush’a verilen ‘belge’lerin BM. Güvenlik Konseyi’nden bütün dünyaya Colin Powell tarafından nasıl gösterildiği, o belgelerin sahte olduğu ortaya çıkınca, Powell’ın, ‘o yalana âlet olmanın utancını ömrüm boyunca taşıyacağım.’ diye ‘günah çıkartma’ya kalkışması da hatırlanmalıdır. Yazık ki, tarih, sadece oyunlarla dolu olmayıp, yalanlarla da oluşturuluyor.

İngiliz polisinin dünkü açıklamaları üzerine, Bush, yine bir ‘yeni Hitler’ mantığıyla konuşmuş ve ‘İslamcı faşistlerle savaşımız sürüyor..’ demiş..

Lamı-cimi yok, Bush, kendi dinince bir ‘din savaşı’ verdiğine inanıyor.. Afganistan ve Irak’ı, ‘Tanrı’(sın)dan aldığı emirlerle gerçekleştirdiğini’ söylememiş ve keza, 11 Eylûl 2001’den sonra da, ‘Biz Haçlı Savaşı yapıyoruz.. dememiş miydi?

Daha birkaç ay önce de, Bush’un yakın danışmanlarından, ‘neo-con’(yeni muhafazakâr)’lardan birisi, Michael Rubin, Washington Times’da, Tayyîb Erdoğan için, ‘İslamo-faşist’ dememiş miydi? ‘Arabların milyarlarca dolarını Türkiye’ye çekmeye çalışarak, güçlü bir İslam devleti kurmayı hedefliyor. Atatürk devrimlerinin kazanımlarını yoketmek yolunda ilerliyor..’ gibi görüşlerle.. (Bu konu, bu sütunda, 3 Ekim 05 ve 4 Nisan 06 tarihlerinde de işlenmişti..) Anlaşılıyor ki, Bush, danışmanlarından daha ileride düşünemiyen bir kimse..

Bugün de Bush, insan hayatını ve insanların hayat hakklarını değil, sadece kendi toplumlarının hakk ve menfaatlerini kutsaması açısından, tam bir ‘faşişt’ zihniyetle hareket ediyor.. Ve İngiliz polisi, tamamı ‘müslüman’lardan oluşan 25 kadar sanığı yakaladığını açıklarken; Bush bu rakamın azlığından yakınıp, yüzlerce kişinin daha yakalanması gerektiğinden söz ediyor ve ‘Amerika bugün 11 Eylûl’den daha güvenli.. Fakat hâlâ tehdidin yok edildiğini söyleyemeyiz, tam güvende değiliz..’ diyor..

Tipik bir ‘paranoia’ hali.. Ve bu ‘korku hecmesi’yle, her tarafa hücum etmek istiyor.

Bush’a göre, her Müslüman/ hepimiz, ‘potansiyel düşman ve faşist’iz; kendisi ise, ‘özgürlükçü’! Ama, elbette sadece kendi toplumunun hiçbir sınır tanımaz şekilde özgür olması ve başkalarının hayat haklarının ancak, kendilerine başeğmeleri halinde kabul göreceğine dair, ‘Teslim ol, barış olsun..’ şeklindeki ‘Pax Romana (Roma Usûlü barış)’ın çağdaş versiyonu olan ‘Pax Americana’ anlayışıyla..

İmdiii. Sana/ bana, hepimize, ‘faşist’ diyen Bush’a, ben de aynı mantıkla, ‘Sen de özgürlükçüsün!’ desem, ikimiz de yalan söylemiş olmaz mıyız?

Ve ilginçtir, Hitler döneminde, yahudiler bir ‘sarı kordela’ takmaya mecbur ediliyorlardı, tanınmaları için.. Şimdi de, Gallup Entsitüsü’nün Amerika’da yaptığı kamuoyu yoklamasına göre, Amerikalıların yüzde 40’ı, Müslümanların tanınmaları için, özel bir işaret taşımaları gerektiğine dair görüş belirtmişler!

**

NOT: Tam da, siyonist İsrail rejiminin -Filistin ve Lübnan’daki cinayetlerini daha bir etkili şekilde tamamlayabilmesi için,- ihtiyaç duyduğu silah ve techizatın İncirlik ve diğer Amerikan-NATO üslerinden gönderildiğine dair iddialar yoğunluk kazanırken; TC Dışbakanlığı Sözcüsü, ‘Amerika’nın, bu üslerdeki ihtiyaç fazlası malzemeyi Amerika’ya götürmek üzere Türkiye’den çıkardığını’ ileri sürdü, dün.. O silahların bırakınız Amerika’ya gidip gitmediğini; bu üsleri bile denetlemek hakkı olmayan bir TC’nin bu resmî açıklamasının, İncirlik’ten ‘eğitim uçuşu yapacağı’ bildirimiyle kalkan Amerikan savaş uçaklarının, 1991 Savaşı’nda, Irak’ı saatlerce bombardıman etmelerindeki gibi bir ‘resmî doğru’ olmaktan öteye hiçbir değeri yoktur!.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Selahaddin Eş Çakırgil'in Son 10 Yazısı
   Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
   Allah’ın diniyle savaşta olanların, o dinin terimlerinden istifade kurnazlığı..
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   Kalblere hükmedilemiyeceğini hâlâ anlamıyan zavallılar..
   Emperyalizm, Lübnan’da yenilmeye mahkûmdur!
   ''Kutsal'' karşıtları, sahiden de ''dua''sız mı?
   ‘Kişilere tapma hastalığı’, başka nasıl olur ki?
   Kosova, bir çetin 'devlet' yolculuğuna çıkarken..
   -Zulm, şirk ve küfrün hâkim olduğu-; ’Her yer Kerbelâ, her gün Âşûrâ..’
   ‘Modern klanlık / kabilecilik’ anlayışının çizgisinde..
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.