Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Papa Efendi, biz o tartışmayı, ‘Lekum dinikum ve liyedin..’le, 1400 yıl önce kapattık!.
Cumartesi, 16 Eylül 2006 - (15:48)
Selahaddin Eş Çakırgil

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Geçen yıla kadar Vatikan’da pek göze batmayan Kardinal Ratzinger, (heilige) kutsal ve de günahsız-hatasız ve hattâ başkalarına da kutsallık pâyeleri veren bir ‘XVI. Benedicktus’ durumuna geldikten sonra, üzerine giyindiği ve kendisini neredeyse, ünlü tulûat san’atçısı İsmail Dümbüllü’yü hatırlatan kırmızılı-mırmızılı elbiselerin içinde ciddiyetini zâten daha bir kaybetmişken, -doğum yeri olan- Bavyera eyaletinin başkenti Munih’te yüzbinlere hitaben geçen Salı günü yaptığı son konuşma ile, hattâ, ateistlerin ekmeğine bile yağ sürdü.. Ateistler şimdi, ‘Kilisenin ve Ruhban sınıfının iktidar imkanı bulursa, insanlığa ne büyük acılar yaşatacaklarının işaretinin bu konuşma içinde bir daha ortaya konulduğunu’ söylerken, ellerine hiç de küçümsenmemesi gereken bir argüman geçirdiklerinin farkındalar, elbette.. Halbuki, Papa’dan, en azından, selefi (müteveffâ) ‘II. Juhannes Paulos’ kadar olsun, ‘insan’ın temel meselelerine kafa yorması beklenirdi; insanları birbirine daha bir düşman hâle getirecek sözler değil!.

Ancak, o, tam da Amerikan emperyalizminin yeni ‘Soğuk Savaş’ında kendisine ‘rakib-karşı kutub’ olarak gösterdiği İslam’ı ve Müslümanları açıkça hedef gösterdiği bir zaman diliminde, USA emperyalizmiyle ‘tek millet’ olduğunu -anlamayanlara da göstermek istercesine- üzerimize dişlerini gösterdi.. Bush ve Amerikan emperyalizminin diğer en üst dereceli simâlarının hele de son 5-6 yıldır, İslam’ı ve Resul-ü Ekrem (S)’i suçlamak için birbirleriyle yarış ettikleri kimsenin bilgisi dışında değilken; Papa’nın da, emperyalizm katarına bu kadar açıkça eklemlenmesi, ilginç..

Kötü bir iş yaptı Papa.. Ama, bu kendi hesabına.. Bizim açımızdan, bunun hiç mi hiç önemi yok.. Çünkü, öyle birisinin belki de, Resul-ü Ekrem (S)’i övmesinden şaşkınlık duyardık. Çünkü, onu o makama, öyle bir övgü için değil, belki böyle yeni savaşlar çıkartacak, insanlığın kalbinde rahneler açacak yeni Engizisyon çağları ve Haçlı saldırganlıkları başlatacak şekilde, yani Kilise’nin fonksiyonuna uygun davranması için getirmişlerdi.. O da, buna göre davrandı, Hz. Peygamber (S)’i suçlamaya, kalkıştı.. Halbuki, İslam’a vurmaya çalıştığı töhmetlerin her birisi için, kendi aynalarına bir baksın, orada herşeyi görecektir!. Yoksa, bütün o azgınlıklıklar, sapkınlıklar, kendi dindaşlarından farklı mezheblerde olanlara karşı bile uygulanan korkunç işkence ve zulüm sahneleri birer sanal görüntü müydü, birer efsane miydi? Henüz 500 sene öncelerde, Katolik Kilisesi’nden çıkıp ‘Proteston’ olduklarını açıklayanların, bedenlerine demir çengeller saplanıp, kiliselerin ve kale burçlarının duvarları dibinde tutuşturulan ateşler üzerine, mazgal deliklerinden uzatılarak canlı canlı yakılış sahnelerini ben uydurmuyorum, Papa cenabları; sizin tarihiniz yazıyor bunları.. Eğer bana inanmıyorsan, bütün kitabları okumana gerek yok; Voltaire’in La Dictionaire de Philosophiesini (Felsefe Sözlüğü’nü) aç oku, orada, o korkunç kilisenizin ne korkunç bir ‘kanlı ve iğrenç cinayetler mahzeni’ olduğunu bir gör.. Sana, ‘Nietsche’nin ‘Anti-Christ’ini (Deccal’ını) okumayı tavsiye edecek değilim; kalbin dayanmayabilir.. Böyleyken geliyorsun, Yüce İslam Peygamber’ine hakarete yelteniyorsun.. Yazık ki, muhatabına saygı gösterecek kadar bir olgunluğun bile yokmuş.. Üzüntümüz; muhatabımızın bu kadar câhil, şartlanmış ve saygısız olmasındandır.

Yoksa biliyoruz ki, müşriklerin önderlerinden Ebû Cehl, Hz. Peygamber’i ‘insanların en çirkini’ , Hz. Ebubekr de ‘insanların en güzeli..’ diye nitelemişti de; bu zıdd görüşler hakkındaki görüşü Yüce Peygamber (S)’den sorulduğunda, ‘Her ikisi de doğru söylemiş!.’ buyurmuştu.. Çünkü, herkes O’nu kendi beyin ve kalbindeki ölçülere göre çirkin veya güzel görebilirdi.. Evet, güzelliğin de, sevginin de ölçüsü, göz’de ve görülende değil, görüştedir ve durulan ve bakılan yerdedir.. Papa Efendi’nin nerede durduğu ve nereden baktığı ise, malûm; görüşlerinin temel ölçüleri de..

Bu arada, ‘İslam Konferansı Teşkilatı Gen. Sekreterliği’ yaptığı açıklamada, Vatikan’dan, Papa’nın İslam hakkındaki görüşlerini netleştirmesini istemiş.. Adam zehirli hançerini saplamışken, ne izahı? Zırva te’vil mi götürür ki? Vatikan, hattâ, 500 yıl öncelerde, kendi içlerinde meydana gelen korkunç mezheb savaşlarının şokundan henüz de kurtulamamış olan Avrupa’lıların bile bu sözlerden dehşet duyması üzerine, şimdi, ‘Aaa, Papa yanlış anlaşıldı..’ gibi laflar ediyorsa da, bu izah mıdır, yani?

Laik T.C rejiminin Diyanet İşl. Başk. Prof. Ali Bardakoğlu’nun yaptığı açıklama, genelde, tutarlı ve seviyeli idi.. Ancak, bir noktada, çelişki vardı.. Bardakoğlu, ‘Biz Hz. İsâ’ya saygısızlık yapıyor muyuz?’ diyor; sanki istesek, biz de yapabilirmişiz..’ gibi.. Halbuki, bütün ‘enbiyaullah’, (ilahî peygamberler) biz Müslümanların peygamberi ve onlar arasında hiçbir ayırım yapmamamız, Kur’an’ın emri iken, ‘Biz Hz. İsâ’ya saygısızlık yapıyor muyuz?’ gibi bir söz, itiqaden tehlikelidir.. Bizim davranışlarımızın temel ölçülerini, başkalarının davranışları ve tepkilerimiz değil, İslam belirler. Ve bizim ‘enbiyaullah’a bağlılığımız bir muamele ve mübadele değil; itiqadî bir gerekliliktir.

Bu vesileyle, bir hatırlatma da Hükûmet’e: 1,5-2 iki ay sonra, Türkiye’yi Vatikan Devlet Başkanı olarak ziyaret edeceği bilinen Papa’nın bu gezisinin, -‘müslüman halkın duygularının rencide edildiği ve kendisine, misafirlik gösterilmesinde riyakârca davranılmaması için- istenmediği, Hükûmet tarafından şimdiden, -kendisini seçen müslüman halkı temsilen-, resmen ve re’sen açıklanmalı ve o ziyaretin ertelenmesi şerefi, C. Başkanı’na bırakılmamalıdır. Sezer davet ederse etsin, kendi bileceği iştir!

Tekrar edelim, biz Papa’ya laf yetiştirmek derdinde değiliz.. Bizim kervanımız ilerliyor, karşımızdakilerin çıkardıkları acaib sesler ise, kendi toplumlarında bile, artık iyice ciddîye alınmayışlarından da kaynaklanıyor olabilir.. Biz sadece, insanlığın inanç farklılıkları yüzünden asırlar boyunca birbirleriyle girdikleri onca kanlı boğuşmalardan ders alınmasını ve insanların birbirine, ‘Lekum dînikum ve liyedîn..‘ (Sizin dininiz size, benim dinim de bana!.) diyebilecek bir olgunluğa gelmesini isterdik.. Çünkü, biz bu gibi yersiz tartışmaları 14 asır önce kapattık; biz kendi yolumuza gidiyoruz..

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Selahaddin Eş Çakırgil'in Son 10 Yazısı
   Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
   Allah’ın diniyle savaşta olanların, o dinin terimlerinden istifade kurnazlığı..
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   Kalblere hükmedilemiyeceğini hâlâ anlamıyan zavallılar..
   Emperyalizm, Lübnan’da yenilmeye mahkûmdur!
   ''Kutsal'' karşıtları, sahiden de ''dua''sız mı?
   ‘Kişilere tapma hastalığı’, başka nasıl olur ki?
   Kosova, bir çetin 'devlet' yolculuğuna çıkarken..
   -Zulm, şirk ve küfrün hâkim olduğu-; ’Her yer Kerbelâ, her gün Âşûrâ..’
   ‘Modern klanlık / kabilecilik’ anlayışının çizgisinde..
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.