Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Modalar ve niyetler
Cuma, 22 Eylül 2006 - (08:15)
Fehmi Koru
Yeni Şafak Gazetesi

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

ABD'nin uluslararası piyasaya sunulan haber dergileri (sözgelimi, Cumhurbaşkanı Ahmedinejad'ın fotoğrafına eşlik eden 'İran'la savaş neye benzer ve bundan nasıl kaçınılır?' sorulu kapakla okur karşısına çıkan TIME dergisi) hep İran konusunu işliyor...


Yakında ayrıldığım Amerikan başkenti neredeyse tek bir konuya kilitlenmiş durumdaydı: “İran'la nasıl baş edebiliriz?” Amerikan akademik çevrelerinin en önemli konusu da yine aynı konuyla irtibatlı: “İslâm Dünyası ne olacak?”

ABD'nin uluslararası piyasaya sunulan haber dergileri (sözgelimi, Cumhurbaşkanı Ahmedinejad'ın fotoğrafına eşlik eden 'İran'la savaş neye benzer ve bundan nasıl kaçınılır?' sorulu kapakla okur karşısına çıkan TIME dergisi) hep İran konusunu işliyor... Amerikan gazetelerinde de, İran'a uygulanması düşünülen ambargoların neden çalışmayacağına dair haber ve değerlendirme yazılarından geçilmiyor. Gece kuşlarına hitap eden televizyon programlarının bile en önemli konusu İran...

Herkesin bildiği bir gerçek, ABD'de akademik dünyanın da siyasetteki modaları yakından izlediğidir. Nükleer konusu mu güncel, bir bakmışsınız, o alanda doktora burslarının miktarı artıvermiş... Şimdilerde İslâm Dünyası siyasî gündemin bir numaralı konusu olduğuna göre, Harvard başta olmak üzere bütün önemli eğitim kurumlarında, uluslararası ilişkiler, siyaset bilimi okuyan öğrencilerin önünde açılan en câzip imkânları Ortadoğu araştırmaları bölümleri sunuyor.

Arapça ve Farsça öğrenenlerin sayısı önceki dönemlere göre muazzam artmış; Türkçe de bu artan ilgiden nasibini alan şanslı dillerden... Arapçaya ilgi o düzeye çıkmış ki, Harvard'tan bir bilimadamı, “Arapça öğretecek nitelikli öğretim üyesi bulmakta zorlanıyoruz” dedi. Türkiye'yi de içine alan İslâm Dünyası ile ilgili tez ve araştırmalar nicelik olarak olağanüstü artmış; nitelikte de gözle görünür bir iyileşme hemen fark ediliyor...

Ortadoğu konusunda yayımlanan en eski dergi 'The Middle East Journal', son sayısında (Yaz 2006), Amerikan akademik çevrelerinin üzerinde en fazla kafa yordukları konularda makaleleri içeriyor. Konu başlıkları bile ilginin hangi ülkeler ve alanlarda yoğunlaştığının işaretini veriyor: Gawdat Bahgat'ın 'Nükleer tırmanma: Suudi Arabistan Olayı'; Hamed El-Said ve Jane Harrigan'ın 'Küreselleşme, Uluslararası Finans ve Arap Dünyasında Siyasî İslâm'; Mark LeVine'nin 'Kaos, Küreselleşme ve Kamusal Alan: Irak ve Filistin'de Siyasî Mücadele'; Trita Parsi'nin 'İsrail ve Iran'ın Arap Kartının Çıkış Noktası'...

Derginin en uzun makalelerinden biri ise doğrudan Türkiye ve iç siyasetiyle ilgili: 'Türkiye'deki AKP Hükümetinin Ekonomi Politikaları'... Fairfield Üniversitesi doçenti Marcie J. Patton, makalesinde, bizde de çok tartışılması gereken bir soruya cevap arıyor: Seçimlerde geniş kitleleri rahatlatacak politikalar uygulama sözü veren sendikacı Lula da Silva Brezilya'da, Tayyip Erdoğan Türkiye'de IMF imzalı sıkı para politikaları izlemek zorunda kaldılar; bu durumun iki ülkeye etkisi ne olacak? Uzaktan gözlemlendiğinde bile hemen fark edilen gerçek önemli: Siyasî seçkinlerin halkla bütünleşmesin diye Ak Parti'nin manevra alanını daraltmaları ülkeye pahalıya mâl oluyor...

Akademik ilgiler siyasetin ilgileriyle kesiştiğinde üste çıkan siyaset oluyor. Bilimsel dergilerde yayımlanan yazılarda George W. Bush'un 11 Eylül sonrasında benimsediği siyasî çizgiye sahip çıkanla çok ender karşılaşılıyor; uzmanlık alanı Ortadoğu olan bilimadamlarının kâhir çoğunluğu savaşçı yaklaşımları asla tasvip etmiyor. Buna rağmen, Washington, bildiğini okumakta ısrarlı. Bilimle bu denli ters düşen bir yönetim az bulunur.

Dergi ve gazetelerin gündeminin ilk maddesini İran'ın teşkil etmesi Washington'da ipleri elinde tutanların niyetinin medyaya yansıması aslında. Derinlemesine görüşme fırsatı bulduğum hayatını Washington'u izlemekle geçirmiş, yönetimdeki aşırılıkları sergilemekle ünlü bir gazeteci, “Bunlar çılgın, gözü dönmüş bir grup; nükleer güce ulaşma yolunda saydıkları İran'a silâhlı müdahaleden başka bir şey düşünmüyorlar” dedi bana.

En kritik birkaç aya girdiğimiz kesin.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Fehmi Koru'in Diğer Yazıları
   Kanun bir çalgı âleti değilse
   Pakistan bize benzemez
   Tahran'dan ileriye...
   İnsaf yahu!
   Adını koyalım: Fiyasko
   Ben Bilderberg'te iken
   Sağduyuya ihtiyaç var
   Dönüm noktası
   Zekâya da hakaret
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.