Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Amerikan emperyalizminin, halkları köleleştirmekte yeni silahı: Demokrasi
Cuma, 06 Ekim 2006 - (17:39)
Selahaddin Eş Çakırgil

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Pazar günleri, okuyucularla yazışmalardan derlemelere ayırdığım bu sütunda, bir diğer ‘Hasbihal’e daha, selâmla başlıyorum:


çııÖÖçşıÜü

-Fâzıl Aydemir yazıyor: ‘Amerika, devamlı olarak demokrasi ve insan haklarından sözediyor.. Ama, başta Ortadoğu’dakiler olmak üzere, dünyanın en diktatör rejimleri, Amerikan menfaatlerine hizmet ettikleri sürece, iyi, insancıl oluyorlar.. Filistin’de seçim yapılıyor, HAMAS hem de yüzde 65’lik net bir üstünlükle kazanınca, HAMAS terörist bir örgüt sayılıyor.. Yazık ki, Gen. Y. Büyükanıt da, HAMAS’ı tıpkı Amerikan ağzıyla ‘terörist’ ilan ediveriyor.. Cezayir’de de İslamî Selamet Cebhesi (FİS), 1992 başında yüzde 85’le seçildiğinde, Cezayir’li generallerin seçim sonuçlarını geçersiz ve kanun-dışı ilan etmesi ve korkunç kanlı bir diktatörlük kurmaları da bütün Batı dünyasının ve özellikle Amerika ve Fransa’nın ‘demokrasiyi kurtarmak adına yapılan bir müdahale’ değerlendirmeleriyle tasvib ve himaye gördü.. Yarınlarda, Türkiye’de de, Amerika ve Batı’nın emellerine iyi hizmet etmediğine kanaat getirilen iktidar bertaraf edilmeye kalkışılmıyacak mıdır?Ve çare nedir?’

‘*--Hassas bir konu.. Amerikan emperyalizmi, ‘Yeni Dünya Düzeni’ adını verdiği bir yeni uygulamayla, milâdî-19. asrın Vahşi Kapitalizmi’ni biraz cilâlıyarak, yeniden sahneliyor.. Kendisinin, başkalarının insan haklarını kaale aldığı yok.. Çünkü, onları insan bile saymıyor.. Tıpkı 1965’lere kadar, Amerika’daki zencilerin bile, kanunen -hukûken insan sayılmadıkları uygulamada olduğu gibi, başka ırktan, dinden ve hele de Müslüman olanlar, bugünün yeni Soğuk Savaş’ında korkunç ve bir heyulâ gibi korkulası bir yeni düşman halinde yontuldu..

Emperyalizmin elindeki maddî güç ve ele geçirdiği, dünya çapındaki büyük ve geniş propaganda imkanıyla, toplumları kendi ölçülerine göre sindirmeye çalışması ve onlara demokrasi gülücükleri gönderirken, yağmasını sürdürmesi, artık dünya halklarınca da daha bir anlaşılmaya başlanmıştır.’

-Selim Yavuz yazıyor: ‘Gelişmiş Batı medeniyetini oluşturan parametreler (liberal demokratik siyasal sistem,serbest piyasa ekonomisi, insan hakları, ifade özgürlüğü, toplum için devlet anlayışı vs..) Müslüman toplumların bu ilkeleri benimseyip içselleştirmeleri İslam´ın devlet yapısı anlayışıyla çatışır mı? Veya, sadece İslam`ın sosyal yapısını düzenleyen ilkeler, bir toplumun gelişmesi için yeterli olur mu?’

‘*--‘Batı medeniyeti’ denilen hayat tarzının parametreleri olarak yazdıklarınızın ötesinde başka parametreler de var, tabiatiyle.. Komünizm, sosyalizm, sosyal demokrasi, faşizm ve nazizm ve diger her türlü diktatörlükler de bu dünyanın ürettiklerindendir.. Keza, atheizm, satanizm, anarşizm/ nihilizm, freudizm ve -insanın kendine tapması mânasında- humanizm ve hattâ mistisizm ve uyuşturucu ibtilası (toxicomanie) de bu hayat tarzı konseptini oluşturan parametreler arasında sayılabilir. Bunlar özellikle buhran dönemlerinde, devreye yeniden güçlü şekilde girebilir.. Batı, bugünkü maddî üstünlüğünü, evet teknoloji kadar, o sâyede dünya üzerinde kurduğu sömürüye de borçludur ve İslam, her türlü zulüm gibi, sömürüye de karşıdır..

Sizin zikrettiklerinizin, aynen olmasa bile, İslam’ı temel ölçü olarak, Müslüman toplumların sosyal yapılarında kullanılmasının bir mahzuru olmamak gerekir, bir de faydası vardır. Her ilacın her bünyeye şifâ vermesi düşünülemez. Ancak, nebevî hadis’de belirtildiği gibi, ‘Hikmet, müminin yitik malıdır; nerede bulursa alır..

Sualinizin en can alıcı noktası ise, ‘İslam’ın sadece sosyal yapıyı düzenleyen ilkeleri, bir toplumun gelişmesi için yeterli midir?’ bölümü.. Sanırım, sadece maddî gelişmişliği kasdetmiyorsunuz.. Çünkü, İslâm sadece maddî gelişmişlik, güçlülük veya refahı değil, insanın ahlâken yücelmesini hedeflemektedir. İslam bir toplumun sadece maddî gelişmişliği için bir yağdanlık gibi kullanılmak istenirse, elbette ki hayır!. İslam, bir bütün ve ‘bütüncü’ bir hayat nizamıdır.. Bir saatin içine toz girdiğinde onun doğru çalışmasını nasıl engelliyorsa, burada da, sadece sosyal planda değil, ferdî, ve insanın sadece ‘birûnî’ (dış) değil, ‘derûnî’ (iç) dünyasının tanzimiyle gerçek bir ilerleme elde edilebilir..

Bu arada, İslam’ın ideal hayat düzenini, uzuuun asırlar içinde, sulta sahibleri, zorbalar ve hakk anlayışını kılıcının gücünden veya servetinden alanlar eliyle kurulan sosyal düzenlere bakarak aramanın yanlış olacağını da belirtmeliyim.’

-Erhan Gözcüoğlu ‘Şevket Eygi Bey’in, Millî Gazete’de ‘Diyarbakır’da aç Müslümanlar, İstanbul’da sosyetik İslamcılar’ başlığıyla yayınlanan yazısını göndermiş.. Yürek parçalayıcı bir durumu yansıtan o yazıdan bir paragrafı aktarmakla yetiniyorum: Diyarbakır şehrimizde, çok fakir ve muhtaç oldukları muhtarlar ve resmî makamlar tarafından tesbit edilmiş 50 bin vatandaşımız varmış, bunların 5 bini, Kızılay’ın Ramazan münasebetiyle çalıştırmaya başladığı aşevinden yemek alıyormuş. İftar yemeği alabilmek için ta sahurda kuyruğa giriyorlar, saatlerce bekledikten sonra alabiliyormuş... (…)Biz Müslümanlar tezadlar içinde yaşıyoruz. (…) Bir yanda, Diyarbakır’da perişan din kardeşlerimiz, (…) öbür tarafta zengin ve sosyetik Müslümanlar Nemrud’a ve Firavun’a taş çıkartacak lüks bir hayat yaşarlar..’

-Selim Sağman yazıyor: ‘Çeçenistan’da Doğu Cebhesi komutanlarımızdan Âmir Mûsâ da (inşaallah) şehîdler kervanına katıldı, 23 Eylûl günü.. Çeçenistan'da kardeşlerimiz ümmetin kendilerini unuttuğundan ve dualarında dahi hatırlanmamalarından dolayı üzgündürler.. (…) Unutmayalım ki cihad sadece cephelerde savaş verenler tarafından yapılmıyor; hayatın her alanında her şekilde sürdürülüyor. (…) Çeçenistan’da, o zulme mâruz kalanlar bizim annelerimiz, bacılarımız, kardeşlerimiz; bu ümmetin çocukları.. Onları unutmayalım..’ -Mustafa Tımarcı yazıyor: Hele de mübarek Ramazan’la birlikte; bir kısım generallerde yükselen ‘irtica’ ateşine karşı çıktık mı; hemen, halkı ‘askerlikten soğutmaya çalışmak’ suçlamasıyla dâvalar açılıyor. Halbuki, irtica, halkı askerlikten asıl soğutanların kendileri olduklarını anlayamıyacak kadar gözlerini bürümüş..’

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Selahaddin Eş Çakırgil'in Son 10 Yazısı
   Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
   Allah’ın diniyle savaşta olanların, o dinin terimlerinden istifade kurnazlığı..
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   Kalblere hükmedilemiyeceğini hâlâ anlamıyan zavallılar..
   Emperyalizm, Lübnan’da yenilmeye mahkûmdur!
   ''Kutsal'' karşıtları, sahiden de ''dua''sız mı?
   ‘Kişilere tapma hastalığı’, başka nasıl olur ki?
   Kosova, bir çetin 'devlet' yolculuğuna çıkarken..
   -Zulm, şirk ve küfrün hâkim olduğu-; ’Her yer Kerbelâ, her gün Âşûrâ..’
   ‘Modern klanlık / kabilecilik’ anlayışının çizgisinde..
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.