Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Amerika Irak'ta darbe mi hazırlıyor?
Pazartesi, 09 Ekim 2006 - (15:00)
İsmail Yaşa

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Lübnan'da yaşanan insanlık dramı Irak'ı bir müddet gözlerden uzak tuttu. İsrail ile Hizbullah arasında silahların susmasıyla, Irak yeniden gündemin ilk sırasındaki yerini almaya başladı.

Her gün onlarca insanın hayatını kaybettiği Irak'ta kan bir türlü durdurulamıyor. Daha da kötüsü, herkes herkesle çatışıyor.

İşgal askerleri ve Irak güvenlik güçleri direnişçilerle, bazı Sünni gruplar bazı Şii gruplarla çatışıyordu. Aralarında görüş ayrılıkları olan Şii gruplar ve aşiretler de çatışmaya katıldı.

Kerbela'da; hem işgale, hem de İran'ın Irak üzerindeki nüfuzuna karşı çıkan Şii dini lider Mahmud el-Haseni'nin taraftarları Irak güvenlik güçleriyle çatıştı.

Basra'da ise, Beni Esed aşiretleri liderinin kimliği belirsiz kişiler tarafından öldürülmesi üzerine, valilik binası aşiret üyelerinin saldırısına uğradı. Cinayetten Basra Valisi'ni sorumlu tutan aşiret üyeleri, güvenlik güçleriyle çatıştılar.

Irak'ta şiddetin önüne geçilememesinin bir nedeni de milis güçleri…

Nuri el-Maliki, hükümeti kurarken milisleri dağıtma sözü vermişti; fakat bu doğrultuda en ufak bir adım atamadı.

Atamazdı da…

Çünkü bu güçlerin temsilcileri parlamentoda ve hükümette…

Her şeyden önce; Kürtler, peşmergeleri milis gücü olarak kabul etmiyorlar ve dağıtılması fikrine kesinlikle karşı çıkıyorlar.

Diğer milis güçleri de haliyle onları örnek alıyor ve kimse silah bırakmaya yanaşmıyor.

Irak'ın sadece işgal güçleri tarafından değil, yerli gruplar tarafından da yağmalandığı ve nüfuz çatışmasının kıyasıya sürdüğü bu kaos ortamında, mevcut milis güçlerinin dağıtılması bir yana, yeni yeni oluşumlar ortaya çıkacaktır.

Nitekim, İslam Devrimi Yüksek Konseyi Başkanı ve Şii İttifak'ın en önemli ismi Abdülaziz el-Hekim'in geniş katılımlı halk komitelerinin kurulmasını istemesi bunun göstergesidir.

Abdülaziz el-Hekim, Güney Irak'ın "Barzani"si olmak istemektedir. Yine Şii İttifak'ın önemli isimlerinden Adil Abdülmehdi, Irak'ın güneyinde ve ortasında federal bölgeler kurulması çalışmalarının son aşamaya geldiğini açıklamıştır.

Irak'ın orta ve güneyinde federal bölgeler kurulmasına karşı çıkan Irak İslam Partisi, halkoyuna sunulan anayasa taslağını reddetmek üzere diğer Sünni gruplarla anlaşmışken son anda görüş değiştirerek kabul oyu vermeye davet etmişlerdi.

Şimdilerde Talabani'nin yardımcılarından biri olan Tarık el-Haşimi, bu tavır değişikliğine gerekçe olarak, Irak'ın bölünmesine zemin hazırlayan bu anayasayı kısa bir süre (dört ay) sonra değiştirebilme imkanını elde etmelerini göstermişti.

15 Ekim 2005'te Irak halkı tarafına sunulan ve kabul edilen anayasanın değiştirilmesi o günden buyana hiçbir şekilde gündeme bile gelmedi.

Merak ediyorum; o gün Irak İslam Partisi'ne anayasaya evet demesi için baskı yapan ülkeler, örneğin Türkiye, bu anayasaya dayanarak Irak'ın bölünmesine hazırlar mı acaba?.

Bugünlerde bir yandan Irak'ın bölünmesinden bahsedilirken diğer yandan ilginç bir senaryo ortada dolaşıyor. Senaryoya göre, Amerika Irak'ta askeri bir darbe hazırlığında ve yönetimi yeniden "eski sahibine" verecek.

Saddam dönemi subaylarından –ve elbette Amerikan çıkarlarını korumaya söz verenlerden- bazıları darbeyle yönetimi ele geçirecek.

Böylece, Irak'ta kurulacağı vaat edilen "örnek demokrasi" projesi rafa kaldırılacak ve gruplar arasındaki çatışmalar önlenecek.

Daha da ötesi, İran'ın işgal sonrası Irak'ta elde ettiği nüfuza darbe vurulacak.

İslam Devrimi Yüksek Konseyi'nin silahlı kanadını teşkil eden Bedr Örgütü lideri Hâdi el-Âmiri, Nuri el-Maliki yönetimine yönelik bir darbe tehlikesinden söz etmiş ve buna izin vermeyeceklerini açıklamıştı.

Irak'ın bölünmeye mi, askeri darbeye mi, yoksa başka bir yola mı gideceği henüz tam belli değil…

Fakat belli olan bir şey var:

Mutfak'ta, Irak için bir şeyler pişiyor…

Kaynak: Dünya Bülteni

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'İsmail Yaşa'in Diğer Yazıları
   Chirac Riyad'da…
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.