Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Globalleşme ne götürecek?
Pazar, 29 Ekim 2006 - (22:55)
Mahir Kaynak

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Teknolojik gelişme, bir yandan üretime katılacak insan sayısını azaltırken, yani daha az insanla çok büyük üretimleri mümkün hale getirirken bu sürece katılamayanlara nasıl gelir sağlanacağı sorusunun teorik bir cevabı yok.


Globalleşme ne götürecek?
Yaman Törüner Milliyet’teki makalesinde globalleşmeyi irdeliyor ve sözlerini ‘Adı demokrasi de olsa bile, özgürlüklerin çok sınırlı olacağı bir dünya bizi bekliyor’ diyerek bitiriyor. Sözlerim yazıyı eleştirmek değil ona katkı yapmak amacını taşıyor.

Globalleşmenin kaçınılmaz ve karşı konulamaz bir süreç olduğu konusunda şüphelerim var. Bu süreç, onu imkansız kılacak dinamikleri içinde taşıyor. Teknolojik gelişme, bir yandan üretime katılacak insan sayısını azaltırken, yani daha az insanla çok büyük üretimleri mümkün hale getirirken bu sürece katılamayanlara nasıl gelir sağlanacağı sorusunun teorik bir cevabı yok. Hiçbir iş yapmayan bu kişilerin yaşamasını sağlamak ve onlara karşılıksız mal ve hizmet vermek sistemin mantığına aykırı. Ayrıca, mesela Çin örneğinde gördüğümüz gibi, düşük ücrete razı insanların üretime katılması tüm dünyadaki gelir düzeylerini düşürüyor. Önümüzdeki dönemde çok zenginlerle çok fakirlerin yan yana yaşadığını göreceğiz ve bunun yarattığı sorunlara bir çare bulamayacağız.

Bundan çok daha önemli bir sorun gözden kaçıyor. Çok uluslu şirketlerin üretim sürecine egemen olacağı, küçük işletmelerin rekabete dayanamayıp piyasayı terk edecekleri doğru ama üretim sürecine egemen olan gücün çok uluslu şirketler olacağı şüpheli. Bu şirketler bile onu kontrol edecek başka bir süper gücün kontrolüne girecek. Geçmişte para üretimle yakından ilgiliyken ve üretimi temsil ederken günümüzde bağımsız bir aktöre dönüştü. Parayı kazananla kullanan farklılaştı. Bugün Çin, Japonya, Ortadoğu’nun petrol üreten ülkelerinin tasarruflarını finans piyasalarını kontrol edenler kullanıyor ve bunun yön değiştirip paranın sahipleri tarafından kullanılması imkansız. Finans piyasalarının üreticilere şunu söylediğini kabul edebiliriz: ‘Ya parayı bize vereceksin ya da yok olacaksın’.

Sonsuza kadar sürmeyecek bu sürecin nasıl biteceği konusunda senaryolar hazırlamak zorundayız. Bu hem dünya hem de ülkemiz için gerekli. Çünkü Türkiye, duvara toslaması kaçınılmaz olan bir otobüse son anda binen bir yolcuyu andırıyor ve tüm yolcularla birlikte, elle gelen düğün bayram misali türkü söyleyip yolculuğun tadını çıkarmaya çalışıyor.

Tarih düz bir çizgi izlemiyor. Adeta nefes alıp veriyor ve şu anda ciğerleri havayla o kadar dolu ki biraz daha alırsa ciğerleri parçalanacak. Şimdi nefes verme sürecinin nasıl olacağını aramak zorundayız. Bu konuda somut bir bilgiye sahip değilim ve ancak sezgilerimle geleceğe ait tahminlerde bulunabilirim. Bana göre globalleşme gerçekleşmeyecek ve büyük bir çatırtıyla çökecek. Şu anda bazı yerlerde bunun senaryoları yazılıyor ve yeni düzenin projeleri hazırlanıyor. Yeni yapı eskisinin düzeltilmesiyle değil yeniden inşa ile gerçekleştirilecek. Herkes büyük İstanbul depremini konuşurken daha büyük bir depremin dünya para sisteminde olacağını ve yeni yapılanmanın daha gerçekçi olacağını sanıyorum.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Mahir Kaynak'in Son 10 Yazısı
   Bomba
   İttifak
   Ne yapmalı?
   Bir uçtan diğerine
   Modele uyuyor
   Kim kimin dostu?
   B planı
   Tren kazası
   İran’ı anlamak
   İç hesaplar
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.