Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Medeniyetler ittifakı ya da patinaj yapmak
Cumartesi, 18 Kasım 2006 - (13:41)
Yusuf Kaplan
Yeni Şafak Gazetesi

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Medeniyetler İttifakı, paradigma-dışı bir proje değildir; aksine paradigma-içinden üretilen ve paradigma-dışına çıkma ihtimali her zaman mevcut olan Türkiye gibi bir ülkenin paradigma-dışı arayışlara soyunmasını durdurmayı, frenlemeyi amaçlayan, esas itibariyle bir Amerikan projesidir.


Bütün kavram ve kurumların küre ölçekli üretildiği ve tüketildiği bir zaman diliminde yaşıyoruz. O yüzden, küre ölçekli düşünemediğimiz, dolayısıyla bütün insanlığın sorunlarını kendi sorunlarımız bellemediğimiz sürece bu dünyaya dişe dokunur bir şeyler söyleyemeyiz.

Medeniyetler İttifakı olarak adlandırılan proje, şüphesiz, Türkiye'nin modern tarihi boyunca kendisini içinde bulduğu en önemli küresel projelerden biri. Daha önceleri geliştirdiğimiz, Karadeniz İşbirliği Projesi ile D-8 Projesi de bizim ürettiğimiz büyük küresel projelerdi.

Karadeniz İşbirliği Projesi, rahmetli Özal'ın “başını” yiyen projedir: Bu proje hâkim paradigma'yı olmasa bile hâkim paradigmanın hâkimiyetini sarsacak bir yönelime zemin hazırlayabilecek çapta bir projeydi: O yüzden, Özal'ın ipi çekildi ve Türkiye, büyük ekonomik ve siyasî krizlerle boğuşmak zorunda bırakıldı: Ekonomik krizler zincirinden önce, kültürel dokusu çözüldü, siyasî yapısı felçleşti: Altı ay ilâ bir yıl arasında değişen koalisyonlara mahkûm oldu Türkiye.

Türkiye, bu duruma tahammül edemez hâle gelince, küresel sistemin aktörlerine D-8 Projesi'yle cevap verdi: D-8 Projesi, paradigma-dışı oluşumların, dünya üzerinde yepyeni bir eksenin, önce ekonomik düzlemde, ardından siyasî, stratejik ve kültürel düzlemlerde önünü açabilecek bir proje/ydi. İşte Türkiye, bu projenin hayata geçirilmesinden sonradır ki, modern tarihinin iki büyük ekonomik kriziyle sarsıldı.

D-8 Projesi, Refahyol Hükümeti kurulur kurulmaz hazırlıkları başlayan ve projenin resmen kurulduğu hafta içinde hükümetin yıkıldığı bir projedir: 28 Şubat'ın en önemli nedeni, bu projedir: Ancak Türkiye'nin sivil-askerî bürokrasisi bu projenin kurulmasını tamamlanmasına kadar Refahyol hükümetini ayakta tutmuştur. Türkiye'deki laik sivil-askerî bürokrasi, bu tür esaslı, hele de paradigma-dışı projeler geliştirebilecek ufka da, zihin yapısına ve cesarete de sahip değildir. Bu nedenledir ki, Erbakan'ın böyle bir projeye öncülük etmesine “imkân ve zaman tanı/n/mış”tır. Özetle, D-8 Projesi, Türkiye'nin istediği zaman, küresel sistemi sarsabilecek, Batı yörüngesinin dışında yeni bir yörünge oluşturabilecek güce ve imkânlara sahip olduğunu gösteren tarihî bir çıkıştır. O yüzden, D-8 Projesi, Batılıları çok ürkütmüştür.

Medeniyetler ittifakı projesinin asıl kökeni burada gizlidir: Medeniyetler İttifakı, paradigma-dışı bir proje değildir; aksine paradigma-içinden üretilen ve paradigma-dışına çıkma ihtimali her zaman mevcut olan Türkiye gibi bir ülkenin paradigma-dışı arayışlara soyunmasını durdurmayı, frenlemeyi amaçlayan, esas itibariyle bir Amerikan projesidir. Projenin Türkiye'ye kazandırdığı en önemli şey, Türkiye'nin dünya tarihinin yapılmasında bir medeniyetin birincil temsilcisi olduğunun küresel ölçekte tescil ve teslim edilmesidir.

Bu proje, hiçbir medeniyet iddiaları ve rüyaları kalmayan ve sömürge kafasıyla hareket edilen laik entelijensiyaya Türkiye'nin gücünün nerede gizli olduğunun hatırlatılması bakımından çok önemli bir fenomendir. Ancak Türkiye'ye böyle bir ittifakta kilit rol verilmesi, Türkiye'nin paradigma-dşı küresel arayışlar yönelmesinin engellenmesi ve kendi medeniyet iddialarından vazgeçirilmesi kaygısını güdüyor.

Özetle, medeniyetle ittifakı projesi, dünyada çatışma ve işgalleri üreten küresel sistemin aktörlerinin, bizim sahip olduğumuz ama aslâ fark edemediğimiz güç ve imkânlarımızın hâkim küresel sistemin ömrünün uzatılmasında kullanılması ve bizim kendimize özgü bir medeniyet yürüyüşüne soyunmaya kalkışmamızın önlenmesi için geliştirilmiş “ısmarlama” bir projedir.

Bu projenin bize kaybettirecekleri, kazandıracaklarından fazladır: Bu proje, bizim yalnızca kaygan zeminlerde patinaj yapmamızı sağlayacak, bizim açımızdan ölümcül sonuçlar doğuracak netameli bir projedir. O yüzden müteyakkız olmamız; Türkiye'nin imkânlarının ve gücünün başkaları tarafından bizzat Türkiye'ye başkalarının lehine sonuçlar doğuracak şekilde kullanılmasına izin vermeMemiz; kendi imkân ve gücümüzün, adaletin, huzurun ve barışın hâkim olacağı yeni bir dünyanın kurulmasında bizzat bizim tarafımızdan kullanılmasının yollarını araştırmamız gerekiyor.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Yusuf Kaplan'in Son 10 Yazısı
   Ilımlı İslâm ve Türk İslâmofobisi
   Amerika izlenimleri: 'Terra incognita'nın yeniden keşfi (mi?)
   Amerika izlenimleri: Akademi, sistem ve kilise
   İslâm'ın gücü ve Türkiye'nin “yük”ü
   Gayr-ı Müslimler, Osmanlı ve laiklik
   Ey laik Türk militerati'si “aklını kullan”
   Anahtar, Bediüzzaman/da/dır
   Dünyanın Müslümanlaşması tehlikesi
   İHL kuşağı, bu ülkenin geçmişi ve geleceğidir
   İSAM, neden çağdaş bir beytü'l-hikme olmasın ki!
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.