Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Bush'tan sonra dış politika ne olacak?
Cumartesi, 18 Kasım 2006 - (13:58)
Michael Lind
Le Courrier International

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Siyasi saldırılardan kurtulma ve dünyaya ABD'nin gücünü gösterme gerekliliği, ABD'nin gelecekteki başkanını, düşmanlarına karşı bu ülkede ya da başka bir yerde bir güç gösterisinden sonra Irak'tan çekilmeye zorlayacaktır.


Eğer bir ölüm, bir istifa doğal takvimi değiştirmezse, 20 Ocak 2009'da, George W. Bush, koltuğunu çözümü son derece güç birçok sorundan oluşan miras alacak olan (Cumhuriyetçi ya da Demokrat) yeni başkana bırakacak.

Yeni başkan göreve başladığında, ABD'nin neredeyse kesin olarak hâlâ Irak'ta olacağını söyleyebiliriz. Yeni başkan, Nixon'ın, 1969-1973 yıllarındaki yönetiminde olduğu gibi, bu yitirilmiş savaşta, bir yandan Amerika'nın askeri güvenilirliğini en üst düzeyde tutmayı sürdürmeye çalışıp diğer yandan kayıplarını en azda tutmaya çalışacaktır.

Amerikan sağı, yeni başkanı, Cumhuriyetçi olsa bile, medyadaki yeni muhafazakârların idealleştireceği Bush'tan daha zayıf olmakla suçlamaktan kaçınmayacaktır. Siyasi saldırılardan kurtulma ve dünyaya ABD'nin gücünü gösterme gerekliliği, ABD'nin gelecekteki başkanını, düşmanlarına karşı bu ülkede ya da başka bir yerde bir güç gösterisinden sonra Irak'tan çekilmeye zorlayacaktır. ABD, eğer bir zorluk içindeyse, Irak hükümetini ya da bir iç savaş durumunda favorileri olan gücü, askeri açıdan desteklemeyi sürdürecektir. ABD'nin Ortadoğu'daki durumu bugünkünden farklı olmayacak. Eğer Bush nükleer kapasitesini etkisizleştirmek için İran'a saldırırsa, öngörülemez bir döneme gireceğiz. Ancak Akdeniz'den Pakistan'a uzanan bir coğrafyada üç cephede, Irak'ta Sünni milliyetçilere, Afganistan'da Taliban'a, İran'da Şiilere karşı savaşması çok zayıf bir ihtimaldir.

ABD İran'a saldırmazsa ve İran teokrasisi başka bir rejimle yer değiştirmezse, yeni başkan nükleer gücü olan bir İran'la anlaşmak zorunda kalacaktır. Eğer İran, İsrail'in Ortadoğu'daki atom silahı tekelini yıkarsa nükleer gücün yaygınlaşma riski artacaktır. Birçok ülke İran'ı izleyecektir. Bazıları ABD'nin Irak'ta uğradığı yıkımın sonuçlarından birinin de, Filistin sorununun kalıcı olarak çözümü konusunda yeni bir Amerikan girişimi olacağı umudunu taşıyor. Bence bunun tersi daha muhtemeldir. Eğer ABD, Irak ve Afganistan'dan çıkıp gider ve Arap ülkelerinin de dışında kalırsa, Amerikan siyasetçilerinin İsrail'e olan desteklerini dengelemek için -zaten çok zayıf olan- Arap ve Müslüman kamuoylarını kazanmaya yönelik eylemleri daha da azalacaktır. Irak'tan pek de muzaffer olmayan bir geri çekilişin daha da kışkırtacağı ABD sağının Arap ve İslam düşmanlığı, ABD ile Avrupa arasındaki gerilimi artıracaktır. 21. yüzyılın ikinci on yıllık döneminde Avrupalılar muhafazakâr Cumhuriyetçiler ve bazı liberal Demokratlar tarafından "Eurabian" appeasers olarak muamele görecekler.

Amerikan iç siyasetine gelince, Irak Savaşı'ndan uzun süreçte kârlı çıkanlar, bu savaşa karşı çıkan Demokratlar değil, savaşı başlatan ve yitiren Cumhuriyetçiler olacaktır. Bu durum ilk bakışta göründüğünden daha az paradoksaldır. Irak Savaşı'nın geriye dönük olarak yüceltilmesiyle çok daha dikkatli bir askeri siyaset bir arada görülebilir. Powell doktrini -ABD'nin son seçenek olarak birlik göndermesi, bir askeri eylemin ancak çok gerekli olduğunda (ama ezici bir güçle) gerçekleştirilmesi- yeniden gün yüzüne çıkabilir. Hiç kuşku yok ki, yakın bir gelecekte, Amerikalıların büyük çaplı askeri harekâtlara girişmeyi reddetmesine yol açacak bir "Irak sendromu" ortaya çıkacaktır.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Michael Lind'in Diğer Yazıları
Yazarın başka yazısı bulunmamaktadır.
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.