Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
İran’ı anlamak
Cumartesi, 25 Kasım 2006 - (10:16)
Mahir Kaynak

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Bu yazının amacı son zamanlarda ortaya atılan ve ABD’nin İran’la temas kurmasını öğüt verenlerin ne ölçüde başarılı olacağını tahmin etmektir.


İran’ı değerlendirenler genellikle onun rejimini tartışır ve dini yönü ağır basan rejimi üzerinde dururlar. Oysa başkalarını ilgliendiren onun rejimi değil diğerleriyle olan ilişkileri olmalıydı ve ben bu nedenle devrimden itibaren, dış politikadaki tavrıyla ilgilendim ve rejimini de bu konudaki etkileriyle değerlendirdim.

İran’daki devrimin dış politikada radikal bir değişmeye neden olduğu ve ABD karşıtı bir rota izlediği biliniyor. Bu durum İslam’ın emperyalizm karşıtı ve onun temsilcisi sayılan ABD’nin düşmanı olması anlamına gelir mi? Humeyni bu sonucu doğuracak bir politika izledi ve İslam dinini kapitalizmin hasmı haline getirmeye çalıştı. Ancak bunda başarılı olduğu söylenemez. ABD karşı politikalar geliştirdi. Bir yandan Şii-Sünni ayırımını körüklerken diğer yandan kapitalizmle barışık bir İslam düşüncesi yaratmaya çalıştı. Bu alanda örnek ülke Türkiye oldu ve kapitalizmle çatışmayan üstelik onun tüm ilkelerini savunan bir İslami düşünce ülkemizde boy attı. Bunu bir eleştiri olarak değil bir tesbit olarak söylüyorum.

Durum böyle iken ülkemizdeki laik kesimin ve onu destekleyen güç odaklarının İslamcılar’ın ülkemizi İran’a çevirmek istediklerini düşünmeleri ve bunu bir slogan haline getirmeleri komikti. Birbirine karşıt olarak geliştirilen iki akımın aynı siyasi hedefe yönelik olduğunu düşünmek yüzeysel düşüncenin doruklarını oluşturdu. Bu durum şöyle bir soru sorulmasını gerektiriyordu: Acaba İran’da birbiriyle İslam’a yakınlık açısından benzer ama dış politikasında tamamen birbirine zıt akımlar var mıydı? Ahmedinecad tutucu olduğu için mi ABD karşıtıydı yoksa ABD karşıtlığı dinden bağımsız olarak düşünülen bir dış politika tercihi miydi?

İran’daki ılımlı denen kanadı İslam’ın kuralları mı daha yumuşak hale getiriyordu yoksa giderek kapitalizmle ve ABD ile uyumlu hale mi geliyordu? Tutucu ilan edilen Ahmedinecad neden mollalarla mücadele halindeydi? Hem tutucu olup hem de dini temsil edenlerle çatışmanın anlamı neydi? Bana göre din üzerindeki tartışmalar işin bir örtüsünden ibaretti, asıl tartışma konusu kapitalizmle onun temsilcisi konumundaki ABD ile ilişkilerdi.

Bu yazının amacı son zamanlarda ortaya atılan ve ABD’nin İran’la temas kurmasını öğüt verenlerin ne ölçüde başarılı olacağını tahmin etmektir.

ABD İran’ın bugünkü yönetimiyle uzlaşamayacağını bilir. Onun istediği İran’da kendileriyle uzlaşacak kadroların işbaşına gelmesini sağlamak ve bunlarla işbirliği yapmaktır. Sanıldığı gibi bunlar liberal değil dindar olacaklar ama ABD ile ilişkilerde olumlu tavır sergileyeceklerdir. Bunların İslam devriminin ateşli savunucuları olması kimseyi şaşırtmamalıdır.

Bütün bunlar ülkemizdeki laik kesimin politikadan ne kadar uzak olduklarının ve çok önem verdikleri ideolojik tavırlarla kendilerinden başka kimsenin ilgilenmediğinin de bir göstergesidir.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Mahir Kaynak'in Son 10 Yazısı
   Bomba
   İttifak
   Ne yapmalı?
   Bir uçtan diğerine
   Modele uyuyor
   Kim kimin dostu?
   B planı
   Tren kazası
   İç hesaplar
   Globalleşme ne götürecek?
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.