Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Irak kördüğümü!
Cumartesi, 09 Aralık 2006 - (00:07)
Maureen Dowd

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Bush'un Saddam'ı devirme amacıyla gerçekleştirdiği bu haçlı seferini aptallık olarak niteleyen ve asker yollanmasına karşı olan emekli General Anthony Zinni'ye göreyse, artık bu kaostan çıkmayı ummak için daha fazla asker yollanması gerekiyor.


Irak artık bize Jimmy Durante'nin eski şarkısının şu nakaratını düşündürtüyor: "Hiç, kalma duygusu içindeyken gitme isteği duyduğun izlenimine kapıldın mı?" ABD hiçbir zaman bugün olduğu kadar köşeye sıkışmamıştı: Biz, diğer Amerikalılar, kazanamıyoruz ve gidemiyoruz.

İyi haber, son seçimlerin Katrina Kasırgası'ndan sonra oluşan süreci tamamlamasıdır: Bu seçimler Başkan'ın Irak üzerine kurduğu gerçekliğin yalanını ortadan kaldırdı ve artık izlenmesi gereken yol hakkında tüm bakış açılarının serbestçe ortaya çıkmasını sağladı. Kötü haber de, kimsenin, gerçekten hiç kimsenin, hangi yolun izlenmesi gerektiğini bilmemesidir. Kuşkusuz, Beyaz Saray ve Pentagon B planına geçmeye hazır. Ancak B planı "mucizeyle kurtulmak" için söylenmiş boş bir sözden ibaret (Dick Cheney ve onun karanlık asistanlarından başka tam bir zafer ile çıtayı daha yükseğe yerleştirip, bu misyonun şan ve şerefle sonuca ulaşıp İran'daki mollaların devrileceği üzerine nutuk atan kimse kalmadı).

Henry Kissinger bir zamanlar savaşın bir çözüm olduğunu düşünmüş olsa da, bugün artık askerî bir zaferin mümkün olmadığını düşünmektedir. Bu adamın sırtını savaşa dönmesinin nedeni savaşın kötü gitmeye başlamasıdır. Kissinger acele edilmiş bir geri çekilmenin de ülkeyi, tüm Ortadoğu'nun dengesini bozacak yoğunlukta bir savaşa sürükleyeceğini düşünmektedir. Bu savaşın hep çılgınlık olduğunu düşünen Kofi Annan, ABD'nin "Irak tuzağına düştüğünü" Iraklılar "güvenli kılınmış bir çevre" kurma gücüne kavuşana kadar gidemeyeceğini ifade ediyor ve bunu, Iraklılar güvenli kılınmış bir çevre için en küçük bir istek belirtisi göstermemesine karşın yapmasını söylüyor.

Bush'un Saddam'ı devirme amacıyla gerçekleştirdiği bu haçlı seferini aptallık olarak niteleyen ve asker yollanmasına karşı olan emekli General Anthony Zinni'ye göreyse, artık bu kaostan çıkmayı ummak için daha fazla asker yollanması gerekiyor. Askerleri, Saddam Hüseyin'i yeraltındaki sığınağından çıkaran ve çatışmaları uzaktan denetlemek için Irak'tan çıkmaya hazırlanan General Raymond Odierno, Irak'ın sadece meşru kabul edilen bir hükümete sahip olmasını dileyerek Jeffersoncu demokrasiden söz etmeyi, bıraktı. General, "yapılabilir" demeyi bırakıp "bilmiyorum" demeye başladı! New York Times'tan Thorn Shanker'a, amaçlarının "sekter şiddeti" sivil otoriteyi yerleştirmeye kapsayan hedeflere indirgenmiş olduğunu açıkladı. General Odierno, "Bu hedeflere ulaşabilecek miyiz?" diye kendine soruyor ve kendi sorusunu "Bilmiyorum" diye yanıtlıyor.

Kısa bir süre önce, Senato'da yapılan bir görüşme sırasında, General John Abizad, savaşı keşfeden Candide gibi, Irak için birbirini dışlayan iki formül önerdi: Irak'taki askerî varlığımızı azaltamayız; çünkü Iraklıların bize ihtiyacı var; ancak askerî gücümüzü artıramayız da. Çünkü Iraklıların bize bağımlı hale gelmesini istemiyoruz. Diğer bir deyişle manevra alanı çok dardır. Peter Beinart'ın The New Republic'te yazdığı gibi: "Özellikle korkunç olan durum değişiminde, bu son ayların olayları, geri çekilme kadar birliklerin yerinde tutulması hakkındaki en mükemmel görüşleri de ortaya kaldırdı". Aynı yayında, Leon Wieseltier, "öldürülen sivillerin sayısının Saddam Hüseyin döneminde öldürülen sivillerin sayısına yaklaştığını" belirterek sorunun Irak'taki Amerikan askerlerinin sayısına indirgenemeyeceğinden kaygılanıyor; sorun Irak'ın kendisidir. "Önce biz Irak'ı istila ettik, sonra Irak kendi kendini istila etti. Kendimizi Irak'ın insafına bıraktık. İnsaf etmeyen bir ülkenin insafına". Son olarak Pentagon; ya go big 'sonuna kadar kendini adamak' ya go long 'daha uzun süre kalmaya hazırlanmak' ya da go home 'eve dönmek' arasında bir tercih yapmaya çalışıyor. Hadi ne yapacağımızı anlayın!

(Le Courrier International, 30 Kasım 2006)

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Maureen Dowd'in Diğer Yazıları
   Bush'un mucizelere inandığı belli...
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.