Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
B planı
Pazar, 17 Aralık 2006 - (09:04)
Mahir Kaynak

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

B planı Türkiye’nin AB dışında kalması ama İngiltere ve onun izinden gidenlerle birlikte hareket etmesi ve ABD’ni bu durumu kabule ikna etmesidir.


Türkiye’nin AB’nin olumsuz tavrına karşı bir B planı olduğu, hatta bunun dışında da seçenekleri bulunduğu ifade ediliyor. Ancak kamuoyu bunların neler olduğunu bilmiyor. Projelerimiz yeni bir AB stratejisi de olabilir birlik dışında bir yol izleyebileceğimiz de düşünülebilir.

Eğer AB üyesi olmazsak bir Ortadoğu ülkesi olarak kalacağımız ve karanlıklara gömüleceğimiz söyleniyordu. AB dışındaki seçeneğimizin medeni ilan ettiğimiz dünyadan kopma olmamasının yolunu da bilmiyoruz.

Soğuk Savaş döneminden beri, ABD ile AB arasında bir fark olduğunu, bunların birbirinin alternatifi olacağını hiç düşünmedik. Zaten ABD de Türkiye’nin AB üyesi olmasını hararetle destekliyordu ve gelişmemizin ancak bu birliğe üye olmamızla mümkün olacağını söylüyordu. Eğer AB üyeliğimiz gerçekleşmezse ABD de bize sıradan bir Ortadoğu ülkesi gibi mi davranacaktı? Batı medeniyet çevresinin dışında mı kalacaktık?

En büyük eksikliğimiz ABD ile AB karşılıklı konumlarını doğru tanımlamamak oldu. ABD içindeki küresel sermayeyi temsil eden güçler bu gücün kontrolünde bir AB oluşturmak istiyordu ve bunun öncülüğünü İngiltere yapıyordu. Oysa Fransa ve Almanya’nın temsil ettiği kanat bağımsız bir güç odağı oluşturma peşindeydi. Bu açıdan bakıldığında biz AB’ne girme değil onu küresel sermayenin istediği yönde oluşturmak istiyorduk. Bize yönelik olumsuz tavrın Kıbrıs ile ilgisi yok.

Bugünkü durumu şöyle özetlemek mümkün: Fransa ve Almanya bugün izlediğimiz AB’ne biçim verme politikamız sürdüğü sürece bizi içine almayacaktır. Bu onlar için bir fedakarlıktır ve Türkiye üzerinden Ortadoğu’ya uzanmak, İslam dünyasının, en azından bir bölümüyle, iyi ilişkiler kurmak şansından feragat ediyor. Bu büyük bir kayıptır ama birliği tamamen kendi dışlarındaki bir güce teslim etmek yerine güdük kalmasına razı olmayı göze alıyorlar. Türkiye’deki gelişmeleri izleyecekler ve AB’nin diğerlerinden farklı bir güç olmasını isteyecek bir iktidar gelirse onunla işbirliğine girecekler yoksa ayrı kalmaya razı olacaklar.

Bu durumda iki alternatif söz konusudur: Ya AB küresel sermayenin kontrolüne girecek ve bize karşı olumsuz tavrı ortadan kalkacaktır ya da Türkiye AB’nin merkezi kanadının politikasına uyumlu hale gelecektir.

B planı Türkiye’nin AB dışında kalması ama İngiltere ve onun izinden gidenlerle birlikte hareket etmesi ve ABD’ni bu durumu kabule ikna etmesidir.

ABD’nin böyle bir çözüme razı olması kolay değil. Bu gerçekleşirse Alman-Fransız eksenin Rusya’ya yaklaşması ve Doğu Avrupa ve Balkanlar’ın bu bloğun kontrolüne geçmesi söz konusu olur. ABD’nin yeni dünya dengesini Rusya-ABD ekseninde kurması mümkün olmaz ve bir çatışma dönemine girilir.

Sözün özü şudur: Türkiye’nin yeri ve geleceği kolayca belirlenemez ve büyük çatışmalara neden olabilir. İktidar olanlar ve iktidara talip olanlar yasalara güvenerek hareket edemezler ve istikrarlı bir ortamın kurallarına güvenemezler.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Mahir Kaynak'in Son 10 Yazısı
   Bomba
   İttifak
   Ne yapmalı?
   Bir uçtan diğerine
   Modele uyuyor
   Kim kimin dostu?
   Tren kazası
   İran’ı anlamak
   İç hesaplar
   Globalleşme ne götürecek?
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.