Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Bir infazın düşündürdükleri
Perşembe, 04 Ocak 2007 - (13:32)
Eser Karakaş

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

2007 senesinde Zaman gazetesi "Yorum" sahifesine infaz konulu bir yazı ile başlamak istemezdim doğrusu; ama gündem maalesef bazen yazıları dayatıyor. Cumartesi sabahı televizyonu açtığımda karşıma çıkan ve normal bir insana acı veren, vermesi gereken görüntüler üzerinde ister istemez düşünmek durumunda kalıyoruz.

Saddam Hüseyin'in biraz da tuhaflıklar içeren bir sözde yargılanma süreci sonrası aldığı idam cezasının infazının arife gününe gelmesi ve görüntülerin hemen yaklaşık tüm dünya televizyonlarında yayınlanmasının, internet üzerinde daha da korkunç görüntülerin varlığının bendeniz mutlaka bir anlamı olduğunu düşünüyorum; ama henüz bir mantıksal açıklama bulabildiğimi söylemek güç.

Günümüzden yaklaşık elli sene önce ABD'de 'sosyal psikoloji' adı verilen bir bilim dalı üzerinde çok ciddi araştırmalar yapılmaya başlanıyor; söz konusu bilim dalının kökleri çok daha eskilere dayanıyor; ama sosyal psikolojinin üniversitelerde bir ders haline gelişi yaklaşık kırk-elli senelik bir süreç.

Diğer bir anlatımla sosyal psikoloji denen bu ilginç dalı dünyada en iyi bilenler hiç kuşkusuz Amerikalılar.

Psikolojik harp denen ve bizim gibi ülkelerde dahi acemice kullanılagelen yöntemin mucidi de Amerikalılar ve bu işi de en azından dünyada en iyi yapanlar bu insanlar.

Amerika gerçekte ne yapmak istiyor?

Ve Saddam'ın infaz sürecini doğrudan olmasa bile dolaylı olarak yönetenler de yine ABD'liler; istemeseler, bu işte bir sakınca görseler infaz görüntülerinin çekilebilmesi ve yaklaşık anında dünyanın tüm TV kanallarına ulaşmasını engellemek ABD için iş bile değil.

Ama ilginç olarak sanki bu görüntülerin hiçbir sosyal psikolojik etkisi olmayacakmış gibi ya da ABD sosyal psikoloji denen bilim dalını hiç duymamışçasına (her iki ihtimal de sıfır) o korkunç görüntüler adeta canlı olarak dünya televizyonlarına aktarılıyor ve başta Sünni Arap dünyası olmak üzere tüm dünya bunları biraz şaşkınlık, biraz nefret, biraz korku ile izliyor. Bu görüntüler benim gibi Saddam imajından geçmişte de hiç hoşlaşmamış insanların dahi sabah sabah sinirlerini lime lime etmeye yetiyor ve Irak konusu üzerinde oluşturmaya çalıştığımız daha serinkanlı düşüncelerin yerini daha duygusal yaklaşımların almasına en azından kapı aralıyor.

Saddam'ın infaz öncesi Irak halkını birliğe çağıran sözleri, İran/Şii etkisinin ve iktidarının yaygınlaşmasına yönelik son sözleri ve ölüm öncesi sakin görüntüleri hemen Arap dünyasına ulaşıyor. Sosyal psikoloji dalının mucidi ABD'nin böyle bir şeye niye izin verdiğini anlamakta gerçekten zorlanıyorum. ABD'nin bunları düşünmemiş ve önlemini almamış olması ihtimalini çok gülünç de bulduğumu itiraf etmek zorundayım.

İnfazın Şiiler tarafından yapılmış olmasının tüm bu gelişmeleri açıklıyor olmasına inanmam olanaksız; zira herhalde sürecin her anı ABD tarafından denetlendi ve denetlenmeye devam ediyor.

ABD'nin kadir-i mutlak bir güç olarak alınmaması, bu ülkenin de geçmişte çok hatalar yapmış olduğunu hatırlamamız gerektiği yönündeki görüşlere katılıyorum, saygı duyuyorum; ama bu görüntü meselesi kanımca tüm bunları da aşan bir konu ve burada ABD'nin bu kadar büyük bir hata yapacağı ya da vurdumduymazlık içinde bulunacağı ihtimali beni pek ikna etmiyor doğrusu.

ABD, cumartesi sabahı tüm bu görüntüler dünya televizyon ekranlarına yayılır iken kanımca mutlaka bir şeyleri amaçladı, buna eminim; emin olmadığım yegane konu ABD'nin hedeflediği bu amaçların gerçekleşip gerçekleşemeyeceği. Aklıma gelen yegane konuyu da burada siz okurlarla paylaşmak istiyorum.Orta vadede ABD'nin kendi çıkarları için, Büyük Ortadoğu Projesi'nin bir parçası olarak, Arap dünyasının diktatörlerini, şeyhlerini iktidardan uzaklaştırıp bu ülkelere biraz da güdümlü ve ABD ile iyi ilişkiler içinde olan kısmî demokrasiler getirmek istediğini seziyorum; Ortadoğu'da başta ABD'nin orta vadede gereksinim duyduğu istikrarın da ancak böyle oluşacağını düşündüklerini de tahmin ediyorum.

Ortadoğu'nun en acımasız diktatörünün darağacı görüntülerinin tüm Arap dünyasına ve başta da bu ülkelerin despotlarının ekranlarına taşınmasının yegane amacının bu olabileceğini yani bu görüntülerin hiçbir despotun, yerel gücü ne olursa olsun, yerinin garanti olmadığı mesajını içerdiğini zannediyorum.

ABD'nin bir amacı da, söz konusu Arap despotların yerel işbirlikçilerinin, destekçilerinin de bu mesajdan orta vade için kanımca nasiplerini almalarını hesapladığı biçiminde diye aklımdan geçiyor.

Arap dünyasında yapılmak istenen...

Büyük Ortadoğu Projesi denen kavramı ciddiye almak ve üzerinde iyi düşünmek gerekiyor; ABD, tekrar ediyorum başta kendi çıkarı için, bölgedeki despot rejimlere, bugün kendisi ile iyi de geçinse, kötü de geçinse, bir an önce son vermek istiyor; zira aksi takdirde bölgeye ABD için gerekli istikrarın ve bir zerre de olsa refahın gelmesi zor.

ABD bugün Ortadoğu'da, Afganistan'da kaybedecek hiçbir şeyi olamayanlar ile dövüşüyor ve kaybedecek bir şeyi olamayanları yenmenin adeta imkansız olduğunu da en iyi ABD biliyor. ABD'nin amacı, olsa olsa, bölgede kendine çok kötü bakmayacak zira bu süreçte kaybedecek bir şeyleri olacak insanlar yaratmak. Söz konusu Büyük Ortadoğu Projesi'nin Türkiye'de algılanma biçimi de çok önemli.

Bugün ülkemizde haklı nedenlerden, başta cumhuriyetçi kadroların üsluplarından kaynaklanan bir ABD karşıtlığı egemen ve bu hissiyatın daha uzun süre devam edeceği anlaşılıyor. BOP'un ABD'nin uzun vadeli çıkarlarına hizmet edeceği kesin, zaten projenin de yaratıcısı onlar.

Ama, bizlerin sadece ABD böyle istiyor diye Arap dünyasının elleri kanlı despotlarına sıcak bakmamız, onların iktidarlarını desteklemek gibi bir derdimizin de olmaması gerek.

Ben kendi payıma, en azından düşünsel düzeyde Ortadoğu'da biraz daha az despotluk, biraz daha fazla demokrasi için atılacak her adımı gönülden destekleyeceğim. ABD kendi çıkarları için az da olsa demokrasi getiriyor diye despot rejimlere destek vermenin mantığını anlamakta zorlanıyorum doğrusu.

Yazıya son vermeden önce son eklemek istediğim nokta cumartesi sabahı görüntülerinin bizlere 27 Mayıs Menderes, Polatkan, Zorlu cinayetlerini, 12 Mart ve 12 Eylül vahşetini bir kez daha düşündürmesi yönündeki temennim.

Bugün için aramızda, hâlâ 27 Mayıs vahşetini savunan bir-iki meczup dışında, Hasan Polatkan'ın, Fatin Rüştü Zorlu'nun neden idam edildiklerini bilen acaba var mı?

Zaman Gazetesi

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Eser Karakaş'in Diğer Yazıları
Yazarın başka yazısı bulunmamaktadır.
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.