Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Bir uçtan diğerine
Pazar, 25 Şubat 2007 - (10:48)
Mahir Kaynak

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Türkiye’nin olayları etkileyebilmesinin ilk şartı ‘Bize ne olacak’ sorusunu bir yana bırakıp ‘Yeni yapının oluşmasında nasıl bir rol oynayabilirim’ demesidir. Eğer bu yaklaşımı benimserse bugün uğraştığı, önemli saydığı konuların hiçbir anlamının kalmadığını görecektir.


Ülkemizde birbirinin zıddı iki eğilim yan yana yaşıyor. Bunların rekabet içinde mi oldukları yoksa birbirini tamamladıkları mı bile belli değil. Birileri Kuzey Irak’taki oluşumu tehdit olarak algılarken diğerleri iyi ilişkiler kurmanın çıkarımıza olacağını düşünüyor. Her iki tarafın yaklaşımı da yanlış. Çünkü bir olgu, çıkar-tehdit ikilemine sıkıştırılmışsa, bu siyaset değil sıradan bir insanın dünyayı algılaması olur.

Bir gelişmeyi kontrol edemiyorsanız ona uyum sağlamak zorunda kalırsınız. İlk yapacağınız şey bu gelişmeyi nasıl ve ne kadar etkileyebileceğiniz hesap etmektir. Bu sanıldığı kadar kolay değildir. Çünkü ne amaçla etkileyeceğinizi bilmeniz gerekir ve bu dünyayı nasıl algıladığınızla yakından ilgilidir. Eğer ülkenizi bulunduğu konumda muhafaza etmek istiyorsanız her değişikliği tehdit olarak değerlendirmeniz kaçınılmaz olur. Irak’ın toprak bütünlüğünü savunanlar ve her değişikliğe karşı çıkanlar bu çizgiyi izliyorlar. Oysa bu imkansızı istemekten farksızdır. Çünkü bölge yeniden şekillenmektedir ve ülkemiz bunu engelleyecek konumda değildir.

ABD’nin dünya ölçeğinde yürüttüğü politikaları iyi hesap edilmiş, dünya dengelerini etkileyecek stratejik bir girişim saymazsanız ve bunun başarısızlıkla sonuçlanmakta olduğunu düşünürseniz eskiye dönüşün mümkün olduğu söylenebilir. ABD makul bir yönetimi işbaşına getirerek Irak’tan çekilir ve İran ya da benzeri yerlerde yeni maceralara atılmadan evine döner. Siz de alıştığınız yapı içinde tedirgin olmadan yaşarsınız. Bush yönetimi, Afrika’da safariye çıkan bir insan gibi, macera yaşamış olur ve geriye anlatılacak hikayeler kalır.

Eğer ABD’nin ne yapmak istediğini anlıyor ve bunun bir zorunluluğun sonucu olduğunu düşünüyorsanız yeni Irak’ı kabul etmekten başka çareniz kalmaz. Bunun bölünmüş bir Irak olduğunu, bölgedeki yeni yapılanmanın, ABD ile Rusya arasında, biraz rekabet daha çok uzlaşma ile belirleneceğini görürüsünüz.

Türkiye’nin olayları etkileyebilmesinin ilk şartı ‘Bize ne olacak’ sorusunu bir yana bırakıp ‘Yeni yapının oluşmasında nasıl bir rol oynayabilirim’ demesidir. Eğer bu yaklaşımı benimserse bugün uğraştığı, önemli saydığı konuların hiçbir anlamının kalmadığını görecektir. Artık ne PKK kalır ne de Kürt sorunu. Ermeni soykırımı meselesi birilerinin dedikodusu düzeyine iner. Çünkü dışardan bakıp yönlendirilmek yerine içinde olup etkilemek konumuna geçmiş oluruz. Hakkını arayan ve kendini savunan konumundan çıkıp bir matematik problemini nasıl çözeceğini düşünen ve bunun için diğerleriyle birlikte kafa yoran, kendi çıkarını değil en uygun çözümü düşünen konumuna gelmek kolay değil.

Pay isteyen başkalarının uygun gördüğünü alır ve köşesine çekilir. Problem çözen ve bunda başarılı olanlar ise farklı bir yere gelir ve her sorunun çözümüne rol alması beklenir. Ülkemizin bu role uygun olduğunu düşünüyorum. Umarım yöneticilerimiz de bunun farkına varır.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Mahir Kaynak'in Son 10 Yazısı
   Bomba
   İttifak
   Ne yapmalı?
   Modele uyuyor
   Kim kimin dostu?
   B planı
   Tren kazası
   İran’ı anlamak
   İç hesaplar
   Globalleşme ne götürecek?
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.