Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Neocon'lar, Suudiler ve Lübnan'dan yükselen pis kokular
Pazartesi, 11 Haziran 2007 - (00:51)
Ceyda Karan
Radikal

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

İsrail'in geçen yazki saldırılarıyla Hizbullah'ın Arap ve İslam âlemindeki yıldızını parlatmaktan öte birşey elde edemediği Lübnan'dan fena halde 'pis kokular' yükseliyor. Hani insanın aklına 'İran-Contra'yı filan getiren türden bir kısım gizli kapaklı muhabbetler...

Mevzu şu. Geçen hafta Lübnan'ın kuzeyindeki Trablusşam'da Fetih el İslam adında aşırı İslamcı bir Sünni grubun, bir banka soygunu girişimi sonrası Lübnan ordusuyla kenti birbirine katan çatışmalara giriştiği haberi geldi. Bir haftadır mesele, grubun üslendiği Narh el Bared mülteci kampındaki 40 bin kadar Filistinli sivilin dramı eşliğinde dünya basınına yansıyor. Olup bitenler 'bu Fetih el İslam da nereden çıktı, yeminli Şii düşmanı bu Sünni örgütle, İran ve Hizbullah'ın ya da Alevi Şam'ın ne bağlantısı olabilir, gerçekte kimin kiminle ne alakası var' dedirtecek bir vakıayken, kafası karışmış merkez akım medyada sorulara yanıt bulmak neredeyse imkânsız.

İşte bu noktada, Pulitzer ödüllü ünlü Amerikalı gazeteci Seymour Hersh'ün taa martta New Yorker'da yayımladığı uzun makalesi dikkate şayan. Hersh'in Bush yönetimi ve istihbarat kaynaklarıyla Lübnan'ı yakından tanıyan uzmanlardan edindiği bilgilere bakılırsa, Bush yönetimi 'Suudi ipiyle kuyuya inmiş' durumda. Şii İran'ın ve İran bağlantılı Hizbullah'ın etkisini kırmak için Suudilerin 'bu kötü çocuklar bizim kontrolümüzde' güvencesine dayanan ABD, Fetih el İslam gibi radikal Sünni, Selefi ve Vahabi gruplara epey para ve silah döktürmüş. Elbette baş aktör, şimdi Fetih el İslam'a 'Kaideci teröristler' diyen Fuat Sinyora hükümeti...

Hersh'e göre her şey Beyaz Saray'ın Ortadoğu'da İran'a karşı 'ılımlı' Sünni ülkeleri destekleme politikasını dayanıyor. Ancak işin bir de ABD Kongresi'nin haberdar edilmediği örtülü operasyon kısmı var ki, başında Başkan Yardımcısı Dick Cheney, Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı Elliot Abrams ile 22 yıl Washington büyükelçiliği yapmış Suudi Prensi Bandar bulunuyor.

Hersh'in çizdiği manzara şöyle: İsrail'in kurulmasından beri Lübnan'daki mülteci kamplarında vatandaşlık hakları bile olmadan yaşayan sefalet içindeki Filistinliler arasındaki radikal Sünni gruplara mali ve lojistik destek sağlanır. Bu gruplar, mürted (dinden dönmüş) gördükleri Şii Hizbullah'a karşı olası çatışmada tampon oluverir. Aynı şekilde bu gruplar, Alevi Esad yönetimine karşı da kullanılır.

Bu örtülü operasyon sonucu ortaya Fetih el İslam gibi grupçuklar çıkıveriyor. Fetih el İslam, 2006 sonunda Suriye merkezli Fetih el İntifada'dan kopan ve Filistin sorunuyla alakası olmayan bir grup. 400 kadar adamı var. Liderleri Şakir el Abssi Filistinli, lakin militanları Suudi, Yemenli ya da Tunuslu. Bu grupların en büyüğü Ain el Hilweh mülteci kampında üslenmiş Esbat el Ensar. Bu grupçuklar, Lübnan hükümetini temsil ettiklerini söyleyen kişilerden büyük miktarda para ve silah tedarik etmiş. Hersh, bir istihbaratçıdan henüz kaynaklarından doğrulatamadığı bir de e-posta almış: 'Neden Fetih el İslam'ın kullandığı Amerikan silahları hakkında daha fazla soru sormuyorsun?'

Hersh'in işaret ettiği dikkat çekici nokta, ABD merkezli Uluslararası Kriz Grubu'nun 2005 raporu. Bu rapor, eski Başbakan babası Refik Hariri'nin ölümüyle 4 milyar dolardan fazla servete konan ve Lübnan meclisindeki en büyük Sünni grubu oluşturan oğul Said Hariri'nin yediği nanelere dair... Oğul Hariri, kuzeyde İslami bir mini devlet kurmaya çalışmaktan tutuklanan Dinniyeh'ten bir cihatçı Selefi grubun dört üyesi için tam 48 bin dolar kefalet ödeyivermiş. Demir parmaklıklardan 'insani sebeplerle' kurtardığını söylediği başka cihatçılar da var. Ha, bu arada bir kısım istihbarat zevatı da Hersh'e radikal Sünni gruplara akıtılan paranın kaynağının Suudilerin yanı sıra Irak'ın ortadan kaybolan 9 milyar dolardan fazla petrol parası olduğunu fısıldamış.

Peki Sinyora hükümetini Fetih el İslam'ı silmeye kalkışmak zorunda bırakan, yani yanlış giden ne oluyor? İddiaya bakılırsa Hersh'in bu işe burnunu sokması Bush yönetimi ile Sinyora hükümetini irkiltiyor. Hizbullah istihbaratı da yakalarını bırakmıyor. Bir rivayete göre de, militanlarının çoğu cahil cühela gençlerden oluşan Fetih el İslam'a para ödemeleri durunca kriz patlak veriyor. Sinyora hükümeti Fetih el İslam'ı 'Kaideci teröristler' ilan ediyor. Lakin Şiilerin etkin olduğu Lübnan ordusuna mülteci kampında 'temizlik' yapmaları için söz geçirilemediğinden kriz sürüyor.

Bu krizde Hizbullah'ın tümüyle Lübnan ordusunu desteklediğini ekleyelim. Nasrallah ülkeyi çatışma ortamına sokmamak için kamptaki sorunun siyasi olarak çözülmesi gerektiğini söylüyor.

Unutmadan, Abrams ile Prens Bandar'ın isimleri İran-Contra olayında da geçiyor. Hersh'e bakılırsa Negroponte'nin Ulusal İstihbarat Direktörlüğü'nden istifasında da bu örtülü operasyon rol oynamış. Zira İran-Contra skandalında Nikaragualı gruplara silah tedariğine gözkulak olmaktan 'sabıkalı' Negroponte bu kez işin kitaba uygun yapılmasını istemiş.

Hersh'ten çıkan kıssadan hisse: Bush yönetimi Şiilere karşı Sünni kartını oynuyor. Lakin radikal Sünni İslam'ın en çok Şiilerden mi, yoksa Amerika'dan mı nefret ettiğini bilmiyor.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Ceyda Karan'in Diğer Yazıları
   Hartum yolu Darfur'da kurtarıcı olmaktan geçince...
   UNIFIL'in bütün yolları Tahran'a çıkıyor
   Demokles nükleer kılıç kuşanıyor
   Olmert ve Lieberman'lı İsrail...
   Fidel'in savurduğu kasırga Bush'u vurdu
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.