Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Kürt meselesinin yeni boyutu
Perşembe, 06 Eylül 2007 - (10:18)
Ekrem Dumanlı

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Görünen o ki Türkiye'nin yakın zamanlı en sıcak problemi Kürt meselesidir. Uzun döneme yayılacak en hayati gündem de budur. Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir'in söylediği gereksiz ve kışkırtıcı cümlenin kopardığı fırtına bu tehlikeyi yeterince ispat ediyor.

Baydemir dün bir açıklama yaparak yanlış anlaşıldığını iddia etti. Başkan, daha önceki konuşmasında sarf ettiği savaş kelimesini "mizah anlamında kullandığı"nı söylüyor. Ve ardından ekliyor: "Her siyasî partinin bir kalesi var. DTP'nin de bir kalesi var. Ve tabii ki kalecisi de."

Modern siyasette rekabet, nezaketi de gerektiriyor. Soğuk savaş dönemlerinden kalma 'savaş' gibi 'kale' gibi lafların artık bir önemi yok. Siyasete hizmet yarışı olarak bakmak gerekiyor. Halk artık böyle bakıyor. O yüzden dededen kalma sadakat duygusuyla rey vermiyor vatandaş. Kimin daha çok hizmet ettiğine (ya da edebileceğine) bakarak insanları yönetime ortak ediyor. Başbakan Erdoğan'ın Baydemir'e cevap verirken kurduğu şu cümle dikkate şayandır: "Laf üreteceğine iş üret."

22 Temmuz seçimlerini pek çok açıdan değerlendirmek mümkün. Asker-sivil ilişkisi ve seçmenin tavrı, siyasî mağduriyet tablosu karşısında insanların tepkisi, demokrasi dışı davranan partilere halkın verdiği cevap, vesaire vesaire... En önemli seçim çıkarımlarından biri "Kürt sorunu" üzerine yapılmalı. Bugüne kadar DTP'nin vitrini, PKK'nın arka bahçesi gibi algılanan Güneydoğu'nun hiç de öyle olmadığı, kendisine umut taşıyan bir kitle partisine de sıcak bakabileceği ortaya çıktı. 22 Temmuz sonrasında Kürt sorunu sil baştan tekrar düşünülmeli. Ve denebilmeli ki bölge halkının hayat tarzına, kültürel değerlerine saygı duyan bir parti, sunduğu ya da vaat ettiği hizmetle Güneydoğu'dan da çok oy alabilir; hatta almalıdır.

Kürtlerin tamamını bölücü bir örgütün taraftarı gibi görmek, derin bir bühtan olsa gerek. Türkiye'mizin pek çok şehri gibi bu bölgede de mağdur edilmiş insanlar, hizmet götürülememiş kitleler var. Devlet, şefkat ve merhametiyle yürekleri yumuşatmak zorunda ki maşeri vicdanın nefretini kazanacak terörist gayretler akim kalsın!

Ayrılık-gayrılık üzerine tüketilen nefes kadar, birlik-dirlik üzerine üretilecek proje vardır aslında. Ne yazık ki kısır çekişmeler yüzünden meseleye geniş bir çerçeveden bakılamıyor. Menfî gelişmelerden devşirilen umutsuzluk, müspet atılımlara kaynak teşkil edecek çalışmaların da önünü kesiyor. Meselenin güvenlik boyutu tabii ki önemlidir; lâkin hükümetlerin güvenlik dışı tedbirlere de kafa yorması, sosyal ve ekonomik tedbirlerle halkı, terör örgütlerinin baskısından kurtarması gerekiyor.

Baydemir'in beyanıyla başlayan tartışmanın iki boyutu var. 2008'de yapılacak yerel seçimler yaklaştıkça DTP'li belediyeler, kendilerini mağdur duruma düşürecek keskin beyanlarda bulunabilir. Muhteşem bir şehircilik ortaya koyamayan ve bu şekilde halkın gönlünü alamayan pek çok belediye, popüler hale gelmek için siyasî polemiklere başvurabilir. İkincisi daha tehlikeli bir gelişmedir: Türkiye'yi karıştırmak isteyen bazı zümreler, 22 Temmuz öncesi laik-antilaik çatışmasından siyasî rant bekledi; ancak umduğunu bulamadı. Önümüzdeki günlerde kavganın ibresi bir kez daha Kürt-Türk çatışmasına kayabilir. Bunu planlayanlar var; bu ayrışımdan medet umanlar var...

Ne yapılabilir? Meselenin besmelesi, soğukkanlı kalmaya ahdetmektir. Kürt sorununu tahrikçilerin, provokatörlerin, ajitatörlerin elinden kurtarmanın asıl yolu da bu topraklarda yaşayan herkese hizmet götürmek, onlara birinci sınıf insan olmanın huzurunu yaşatmaktır. Çatışmanın yerini kaynaşma aldıkça, Kürt meselesini sürekli kaşıyan güçler, inanın, zor durumda kalacak. Aksini düşünmek sadece ülke sevgisinden değil, insanlıktan bile yoksun bazı zümrelerin kirli planlarını gösterir ki "maazallah" demekten başka söyleyecek söz bulamıyorum...

Zaman

'Ekrem Dumanlı'in Diğer Yazıları
   Etnik parçalanma üzerine korkunç senaryolar
   Papa krizinden ders çıkarmak
   Cemaat-cemiyet-aşiret
   Bu bir fiyaskodur
   Provokasyona alet olmamak için...
   Medyanın terörle yeni sınavı
   Güneydoğu'daki sinsi planı bozacak tek güç
   “Zerdüşt Kürtler, Şamanist Türkler”
   Kurtlar Vadisi Irak ne demek istiyor?
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.