Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Eğildikçe Ezilmek mi!
Cuma, 28 Eylül 2007 - (00:51)
Muhammed Can

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Ulus devlet denilen modern (medeni değil) hapishanelerde ki müslümanlar, fikri bağımsızlık adı altında (gerçekte yeni sömürgecilik sistemi) direnen efendilkeri adına istedikleri hakları ve böylelikle düştükleri sendromdan bir türlü kurtulamamak!

Sorun; Ilımlı İslam efendilerinin modern hapishane müslümanlarına sunduğu reçete ve geçici tedavi yöntemlerinin getirdiği ölümcüllüktür. Diğer bir deyim ile ılımlı İslamla (ki; zehirli İslamdır), ''Öz İslam'' kaynaklarına ve dolayısı ile ''öz bilgi''nin kaynaklarına ''Kamikaze'' operasyonudur!

Ölümsüzlüğü tercihlerinin ön sıralarına yerleştiren ''sorumlu adanmışlar'' inançlarını onurlu eylemlerle (teorik-pratik) süsleyememenin verdiği sarhoşluktan bir türlü ayılamadı.
Mavera'ya açılan pencerelere farklı us ile yaklaşan ''öncü kadro''ların bu pencerelerden yansıyan ''şua''ları görememe sorunu ve bunun getirisi ise; " Devrimci bilgi üretim ünitelerinin yoksulluğu" olmuştur. ''Katkılı bilgi''yi doğru ve ''salt bilgi'' algılama sendromudur bir anlamda.

Batı İslamın Emeviler den önceki asıl halkasına bağlanmasını hararetle önleme çabası içindedir. Bunu başarmak için bütün gayret ve çabasını en azami şekilde harcamaktadır. Özellikle İslamın ''çekirdek kadrolar''ının içinde ''hücrelenen''! Ilımlı-zehirli İslamı yegane alternatif olarak sunma gayretlerinide buradan işlemektedir! Zira Batının cenneti olan Kapitalizmin hayat kaynağı bu İslamdan beslenmekte. Ve Batının hayatı bu İslam'a bağlıdır!

İslamın öncü kadrolarının önceliği, öz İslamın modern Firavun'lar tarafından gayya çukuruna itilmiş olan İslamı yeniden gün yüzüne çıkartma olmalıdır. Günümüz için en öncelikli sorun bu olmuştur. Birileri New york'ta dünya ya karşı ''Evrensel Siyasal İslamın öncüsü'' olarak olanca gücü ile İslamın ''Emr-i bil maruf ve Nehy-i anil münker /iyiliği önermek ve kötülüğü yasaklamak'' görevini üstlenirken; her türlü hile, komplo ve desiselere rağmen! Birilerin de kendi evinde kendisine ait kuralları ılımlı İslam haramilerinden dolayı uygulayamasin engellensin öylemi? (çelişki asıl engellenmek isteniyormuş gibi davranılmak sureti ile halkın olguyu sahiplenmesinin alt zeninini hazırlama küstahlığıdır!).
Üstelik mahalle kabadayısı olarak yaftalansın. Bunun adı en iyimser yaklaşımla oyunun kuralını bilmemektir. Kim bilir? Belkide daha oynanmadan oyunu satmaktır. Ön sezgilere danışacak olursak, yenilgiyi seçenler oynuyor sahada. Müslüman mahalle kabadayısı olmak-olmamak adına.
Müslüman; yeryüzünün imar ve ihyasinin en sorumlu kişiliğinin adı'dır bir anlamda. Müslüman tarih sürecinin her safhasında yeryüzünün Birinci sınıf kaliteli İnsanı olmuştur. Bu tür İnsan münkerin her çeşidinden uzak durmayı kendine görev bilirken ''ADEMİYET kimliği'' taşıyan, kendi türüne de aynı teklif ve sorumluluğu sunandır!

Sonsöz: Bir delinin kuyu'ya attığı taşın Kırk akıllının nasıl çıkartacağından ziyade, Kırk delinin atacağı taşları bir akıllının nasıl engelleyeceğine yoğunlaşma Zamanıdır. Türkiye halkı bir Asr'a yakın Zaman kaybetmiştir, şimdi ''zehirli İslam sendromu'' ile yeniden bir asır kaybetmeye tahammül edecek güçte olmadığı gibi, böyle bir vebalin altına girecek Aydın ve Alimlerin var olduğunu düşünmek dahi ne denli elzem olduğu, her vicdan sahibinin Ruh'unda oluşan derin yaralar da bunun göstergesidir. Hiç kimse ''birilerinin hatırı-Batı'' için Hicab'ın adını, şeklini, hukuki geçerliğinin tartışmasını verecek hakka sahip değildir. Çünkü; inanılsın, inanılmasın, uygulansın, uygulanmasın ''RABBANi Emir'' olmadığını ıspatlayamaz!

Fi Emanillah.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Muhammed Can'in Son 10 Yazısı
   İran seçimleri; Batı’nın Nehrevan hazırılığı mı?
   Tayyip Bey'e biz de teşekkür ederiz amma...
   “Modern İslam“ sentezi geçerli mi? -1- 2
   Yaşasın Kölelik, Kahrolsun Hürriyet mi!
   O’nun yeri!
   Olması gereken ittifak!
   ABD Kiminle Nasıl Bir Savaş İstiyor?
   Kendi yönleri ile İmam Ali
   Özdemir İnce Kirene'li mi?
   Nereye Kadar?
   Filistin’liler Bizi Kurtarsın!
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.