Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Uyuşturucu, silah, haraç derken; Ramazan'da fitre ve zekat
Çarşamba, 10 Ekim 2007 - (01:47)
Sabahattin Talu

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

İslam dünyasınca on bir ayın sultanı olarak ifade edilen “Ramazan” ayı, Müslümanlar için kutsal bir ay olarak yaşanıyor. Bu kutsal Ramazan ayında, İslamiyet’in şartlarından biri olan “oruç” tutuluyor ve “Ramazan Bayramı” öncesinde de fakir ve yoksul Müslümanlara verilmek üzere, yine İslamiyet’in şartlarından olan “Fitre ve zekât” dağıtılıyor. Fitre ve zekât, İslam’ın beş şartı arasında tek farklılık göstereni olması nedeniyle özellik arz ederken, aynı zamanda büyük bir önem de taşıyor. İslam’ın diğer şartlarından oruç tutmak, namaz kılmak, kelime-i şehadet getirmek ve Hac’ca gitmek, insanın kendisini direkt ilgilendirir ve bir başka şahıs ile bağlantısı bulunmazken, fitre ve zekât’ta veren ile alan olmak üzere iki taraf söz konusu oluyor. Bu itibarla, fitre ve zekât veren Müslüman, bir taraftan sevap kazanırken, diğer taraftan da ihtiyaç sahibi bir başka Müslüman’ı sevindiriyor.

Ayrıca, yoksullukla mücadele amacı da taşıyan fitre ve zekât, dini bir vergi anlamına gelen dini bir vecibeyken, bu görevin, yoksulu rencide etmeyecek şekilde, göstermeden, duyurmadan, reklâm ve ilan etmeden gizlice yerine getirilmesi de gerekli kılınıyor.

Fitre ve zekât’ın İslami ve insani boyutunu kısaca özetledikten sonra gelelim olayın tehlikeli “Terör” boyutuna...

Bilindiği gibi, dünyadaki tüm terör örgütleri, yaşamlarını sürdürebilmek için insana (eleman), kaynağa (para) ve iç ve dış desteğe ihtiyaç duyarlar/duymuşlardır. Bu üç ana gereklilik, terör örgütlerinin olmazsa olmazlarıdır ve tüm örgütler için de istisnasız geçerlidir. Terör örgütleri, ekonomik kaynak arayışlarını, genellikle “kara ve kolay para” elde etme yoluyla gerçekleştirirler. Barınma, beslenme, giyecek, yiyecek ve tedavi gibi en temel ihtiyaçların yanı sıra, terörist faaliyetlerde kullanmak üzere silah ve patlayıcılara da gereksinim duyarlar. Bu itibarla, maddi ihtiyaçlarının büyük bölümünü, silah, uyuşturucu ve insan kaçakçılığından karşılamaya yönelen terör örgütleri, zor kullanarak gasp, soygun, fidye ve haraçtan, gönüllü, yarı gönüllü veya gönülsüz olarak taraftar ve sempatizanlarından topladıkları aidat ve vergilerden de önemli miktarlarda ekonomik kaynak elde ederler/ediyorlar.

Tüm bu ekonomik kaynak elde etme metot ve yöntemlerinin tamamını kullanan PKK terör örgütü, ülke insanımızın, özellikle Doğu ve Güneydoğu’lu vatandaşlarımızın dini duygularını dikkate alarak ve bunu bir fırsat bilerek, Ramazan Bayramlarında verilen “Fitre ve Zekât”ları dahi gelir kaynaklarının arasına eklemiştir. Örgüt ve sorumluları tarafından, her yıl olduğu gibi, içerisinde bulunduğumuz mübarek Ramazan ayında da, Roj Tv başta olmak üzere, çeşitli yayın organları vasıtasıyla gündeme getirilen çeşitli programlarda özetle; “Örgüt yandaşlarının, sempatizanlarının ve tüm Kürt halkının, fitre ve zekâtlarını örgüte müzahir kurum ve kuruluşlara vermesi” yönünde çağrılar yapılmış, “Elde edilen gelirle, örgüt adına faaliyet gösteren veya göstermiş olan ve mağdur durumda bulunan yandaşlarına ve ailelerine yardımlar yapılacağı” hususları belirtilmiştir. Örgütün siyasi uzantısı olarak bilinen DTP’nin yanı sıra, bazı dernek ve sivil toplum örgütleri gibi oluşumlar tarafından da bu yönde çeşitli kampanyalar başlatılmıştır.

Görüldüğü üzere PKK terör örgütü, örgütsel faaliyetler nedeniyle mağdur duruma düşen, zarar gören ve hatta kandırılmış gencecik çocuklarını kaybeden ailelere, bir anlamda “akan kanın bedeli ve mağduriyetin karşılığı” olarak, gerçekte dini bir vecibe olan “Fitre ve Zekât”tan elde etmeyi düşündüğü gelirlerin bir kısmını bu yönde harcayarak, ailelerin yaşadıkları acıları az da olsa azaltmaya çalışıyor. Yani, halkın son derece hassas olduğu manevi duygularını dahi istismar eden örgüt, İslam’ın şartlarından biri, belki de en önemlisi olan “Fitre ve Zekât”tan dahi yararlanmaya çalışıyor, dini bir vecibeyi siyasi bir propaganda malzemesi haline getirerek, kendi çıkarları doğrultusunda kullanabiliyor. Üstelik örgütün, dinle, İslamiyet’le hiçbir alakası olmadığı, örgüt içerisinde bulunan birçok üst düzey sorumlunun da Ermeni kökenli olduğu biliniyor.

Kara ve kolay parayı amaç edinen, İslam’ın şartlarından “Fitre ve Zekât”ı dahi bu çirkin amaç doğrultusunda istismar ederek kullanan PKK terör örgütünün ve bağlı legal siyasi yapılanması olarak bilinen DTP’nin, geçtiğimiz Genel Seçimlerde almış olduğu başarısız sonuç ve AKP’nin bölgede aldığı yüksek oy oranı sonrasında, partinin ileri gelenleri tarafından yapılan; “Bölge halkının dini yapısını göz ardı ettik. Partili hiçbir şahıs ve milletvekili adayı, ne namaz kılıyor, ne ibadet ediyor, ne de camiye gidiyor. Aramızda içki içen birçok arkadaş var. Doğal olarak halk bizi dinden uzak görüyor. Bu nedenle tercihini bu kez bizden yana kullanmadı” şeklindeki özeleştiriler, örgüt mensubu ve yandaşlarının, ne İslamiyet ile ve ne de din ile hiçbir şekilde alakalarının bulunmadığının en sıcak ve en net göstergesi olarak karşımıza çıkıyor.

Global Yorum

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Sabahattin Talu'in Diğer Yazıları
   Yezidi Katliamı ve Nemalanma Girişimleri
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.