Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Kurban ve Fedakarlık!
Pazartesi, 24 Aralık 2007 - (10:47)
Muhammed Can

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Can ve aklın Rabbi olan Allah'ın adı ile!


Madem can ve aklın sahibi olan Allahın adı ile başladık, öyle ise can ve akıl gibi iki değerli emanetin yerine getirmesi gereken sorumluluklara da değinmeden geçmek yerinde olmaz. Can ve akıl kurban olmanın, fedakarlığın simge ve sembolü olmalı!

Alimlerin mürekkebinin, şehidlerin kanı ile özdeş olmasının hikmeti belkide burada yatar.

Bu kutsi vadinin akışına engel olan her ne ise, onu can-akıl birlikteliği ile fedakarlık ve kurban eylemleriyle bütünleştirerek aşmanın verdiği haz ile...

Kurban; Allah yolunda gösterilen bir fedakarlık, O'nun verdiği nimetlere karşı şükran borcunu yerine getirmek olarak tanımlanıyorsa da, neyi? Ne için? Nasıl? Eda edilmesi fikir ve yöntemini farklı bir yaklaşımla ele almanın pekde mahsuru olmasa gerek.

Kurban; Kişioğlunun en değerli şeyini (can) Maşukunun dergahına sunma fedakarlığıdır. Maşukun dergahının azamet ve yüceliği idrak edilmeden, neyi nasıl kurban etmek gerekir? Demogojisi nice bin yıllar sürer gider!

Şeyh Hasan-ı Curi'nin Nişabur ahalisine ey Kufe halkı! Diye hitap etmesinin nedeni neyin neye kurban edilmesi gerektiğini bilmediklerinden olsa gerek!

R.E(s.a.a)in "Ben iki kurbanlığın oğluyum!" (Hz. İsmail ve Babası Abdullah'a atıf) Mealindeki hadisleri kurbanın aslının ne olduğunun alemet-i farikası olsa gerek.

İbrahim'in kurbanı İsmail, İsmail'in kurbanı kendisi!

Kurban; Mabud'a giden yolda İlahi güzergahta ki sahte ve geçici sevgi ve cilvelerin Mabud'un önündeki en büyük seti, en büyük engeli, görebilme ve onu yok edebilme eylemidir.

Bizim kurbanımız, benliğimizin en derinliklerinde gizlenen görünmez putlarımızın feda edilmesidir.

Bizim kurbanımız, Allah'tan korkmamamıza cesaret ettiren en korktuğumuz şey ne ise, onu boğazlamamızdır.

Bizim kurbanımız, ümmet olmaya engel olan en kutsal değerlerimiz (ırk, mezhep, bilgisizlik)'i kurban etmemizdir.

Bizim kurbanımız, bizi biz olmaya engel olan her ne ise, onu feda etmemizdir.

Bizim sayımız, benlik zirvesinden aşağılara akarak biz deryasına akıp zerre olabilmektedir. Bizim Arafatımız, vakfemiz, benim gibi düşünmeyen, düşünemeyen kardeşlerimle yakınlaşmada ve "ya eyyuhelleziyne amenu" cem'inde zemzemi yudumlayarak, beng-i sularda yüzebilmektir.

Kurban'daki sembolik sunumun, Ademoğlu'nun kendisine has en değerlisini feda etme misyonudur. Pekala birli, yedili kurban sunumlarının tevhide adanışı, kişioğlunun kendi iç dünyasındaki Maşuk'una sunalım!

Bireyin kendi değerlisini tevhide sunuşundaki olgu, İbrahim'in en değerlisi olan İsmail'e İbrahim'den başka kimin ne kadar kurban sunma hakkı vardı ki?!

Neye kurban olmam gerekiri yeterince algılayamadan, neyi kurban etmem gerekiri nasıl anlıyayım?

Son putu vurarak kurban yolunun açılması gerekirken, bana ait olan benlik putunu korumak ve yüceltmek adına başka neyi boğazlatmak gerekir!

Kurban eylemi; Kurban edilenler ile kurban edenler olarak iki ana başlıkta toplansa bile, her iki başlık altında eylemlerin taraftarlarının sembolize olgusu yatar.

Yani; Bir yönü ile İsmail'in kendini adayışı, İbrahim'i eylemin bütünlüğünün gerekiliğinden iken, İbrahim'i sunuş İsmail'i fedakarlıkla bütünleşir! Mücadelenin öteki tarafı için ise farklı bir anlam ve sunuş ifade eder.

Yani; Güce teslim olmuş taraf ile, gücün sembolü olanın teslim olandan beklentisi.Kurban edilenlerle, kurban olunanlar! Demokrasiye sunulan kurbanlar göğün tanrısı ile yerin tanrıları arasındaki farklılıktan kaynaklanan!...

...Ve Ebu meçhul'ün! Kurban edeceği şeyi güç ve iktidar sahiplerinin otoritesini muhkemleştirmek için sunduğu kurbanı dini iken. İbn-i Sakit'in kurban olarak sunduğu dili arasında inanılmayacak kadar benzerlik varken, bir o kadar da zıtlık!

Kurban Bayramı ise; Putlarla birlikte putçulardan uzaklaşmanın zafer rituelidir. Bağımlılıklardan kurtulmak ve kendini bulmaya götüren sürecin zirvesidir.

Kurban Bayramı; ''Eyyamullah''tan bir ''yevm''dir. Kendini feda etmesini bilen hür insanın şölenidir. Bayramı kutlamaya en layık olan kişidir bir anlamda. Öyle ki; O'nun fedakarlığının neticesinde gün sıradan bir zaman olmaktan çıkarak eyyamullah özelliğini kazanmıştır!

Bir anlamda kurban Bayramı; Gülistan'a giden dikenli yollardan geçenlerin zafer nidasıdır.

Fedakarlık ise: Feda edilecek değerlerin uğrunda feda edilenden değersiz olma gerçekliği, bir serdengeçti eylemidir.

Fedakarlık; en büyük namus olan namus'u Ekber(Kuran-ı mecid)in uğrunda herşeyden geçebilme eylemidir. İşte bu fedakarlıktır ki; bugün İslam aleminin hemen heryerinde fevc, fevc yükselmekte ve Burcu, Burcu Tevhid kokmaktadır . Yükselen bu fedakarlık dalgasının önünde küfür ve istikbar, şirk ve nifak en amansız korkuya kapılmış, en onulmaz çaresizliklere düşmüş, ne yapacağını bilmez hale düşmüş.

Esasında; insanlık tarihinin bütün safhalarında kutsal önderler mutlak değerler için kendilerine ait en değerli varlıklarını feda etmekten çekinmemişlerdir. Bu noktadan, şüphesiz Adem'in gerçek varislerinin hemen hepsi aynı çizgiyi takip etmişlerdir.İmam Ali'nin R.E (s.a.a) in yatağında o hazretin yerine kendisini feda etmeye hazır olması nedendi acaba?

Fedakarlığın zirvesini sunan İlahi önderlerin inanışlarına aşina olmanın temennisi ile kurbanlıklarımızın kabul olması. Kurban Bayramnızın en ulvi derecelere yükselerek kabul olmasını en içten dileklerimle sunarım.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Muhammed Can'in Son 10 Yazısı
   İran seçimleri; Batı’nın Nehrevan hazırılığı mı?
   Tayyip Bey'e biz de teşekkür ederiz amma...
   “Modern İslam“ sentezi geçerli mi? -1- 2
   Yaşasın Kölelik, Kahrolsun Hürriyet mi!
   O’nun yeri!
   Olması gereken ittifak!
   ABD Kiminle Nasıl Bir Savaş İstiyor?
   Kendi yönleri ile İmam Ali
   Özdemir İnce Kirene'li mi?
   Nereye Kadar?
   Filistin’liler Bizi Kurtarsın!
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.