Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Nasıl anla-ma-lı?
Cuma, 04 Ocak 2008 - (10:37)
Muhammed Can

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Karanlığa müsamaha gösterilerek, Aydınlığa ulaşıldığını tarih bize ulaştırmamış tır. Ya da; Karanlığın tamamen yok olmasından önce Aydınlığın olacağını kim hangi nedensellik kanununa göre açıklayabilir ki?

Batı Medeniyeti; John Updike’nin şu sözü ile “Kime karşı olduğumuzu bilmez isek kim olduğumuzu nasıl bileceğiz?” den yola çıkarak ayakta kalmasını beceriyor!

Ve İvor Jennings’in ’’Birisi kimlerin insan olduğuna karar verene kadar insanlar kim olduklarına karar veremez“ sözü, kendisini karar veren mekanizmanın ’’nihayi söz’’ sahibi olarak kabul eden batının öncüsünün en vazgeçilmez düsturu olmuştur! Yani; zamanın son çeyrekyüzyıl’ındaki aşaması, bir ’’kodaçımı“ 2/257 sürecidir

Sorumlu adanmış (atanmış degil) biri olarak sürecin neresinde ve hangi aşamasındayım?

Esefle bilinendir ki kötümserlik üstad’larının “kreş“lerinde üstlenenler değildir çözüm beklediğimiz ..!

Yani?

Yani; ’’Evrensel islami hareket’’ (Ki; bu konu ayrıca ele alınmalı!) Tren’inin dönüşü olmayan yolunun yolcusu olarak.

Beşbin yıllık bilgi mirasına sahip olan ben, dünün bir günlük Eb-u Zer’i eyleminde bulunamıyorsam meğer, neyi? Nasıl? Anlaması gerekiri anlayamadığım dan değilmi dir?

Yani; ölümsüz bir sevginin tutsaklarına, tutsaklığı sunmak kadar basit bir sunuşu anlayamıyorsam eğer, ’’hareketsizliğimi ümitsizliğimle özdeş’leştirip sessizlik mi’’ demeli yim? Asla!

Öyle ise sorun nedir? Ve nereden başlamak gerekir? onu bilmiyorum. O halde ne yapmalı? Yani ne yapmalıdan mı başlamalıyım ? Değil, yapmak istediğime de hayır! Sorun nasıl yapmalı?! Öyle mi? Hayır.

Sorun; Mutlak Kemal sıfatların küllünü kendisinde cem eden yegane ve mutlak varlık Olan Rabbil alemini tanıyamamak mı?

Sorun; ’’İmamı segaleyn’’ (insan ve cin) ve alemlere rahmet olan Res’ul-ü Ekrem(s.a.a)i tanıyamamak mı?

Sorun; Önünden ve arkasından batılın yanaşamayacağı kıyamete kadar var olacak bütün sorunların yegane çözüm kaynağı olan Kitabı öğrenip onunla amel etmemek mi?

Sorun...Belki ama.

Sorun; Biyolojik PC’mi ’’format’’layıp yeniden olması gerekeni olduğu gibi anlamalı dan başlamak öyle mi?

İyi ama “olması gerekeni olduğu gibi belirleyen ’’ölçü’’ nedir”? Bana ait biyolojik PC ise nice yüzyıllar sorunumu çözebilmiş değil ki! ’’Orijinal Data’’ yüklenmesi gerektiğini biliyorum, ancak nasıl?

Mevcut sistemlerin yüklediği bilgileri sıfırlamaktan başlamak gerektiğini anlamamak elde değil. Ne var ki, yerine yüklenecek yeni bilgi ’’menba’’ının Nereden? Kim? Nasıl? Katkısız yükleme yetisine sahip ve bunu nasıl ispatlayabilir ki?!

Kur’an-ı anlama metodu ile aşılacağı öne sürülen sorunum, (Ha’şa) Kur’an-ın birleşiticiliğinden ziyade, ayrıştırıcı olmuş gibi! Söz’sel olarak telafuz edilmesem de. (Vahdetci unsur olduğu elbette şüphe götürmez bir hakikat) Ancak kendi iç dünyamdaki Kur’an anlayışı ile sunulan islami öğeretiler beni içinden çıkılmaz bir aşamaya getirmiş ve karşıya onulmaz ’’ti’uyu’’ vermiş!

Neden? ’’Biz’’den tepki gelir diye ya da müsteşriklere haklılık payı ve koz veriyormuşum intiba’ından çekinerek dile getirmiyorum! Oysa; her iki halde de sorun çözülmüş değil. Belki karşının anlayışındaki ’’irtica’’ ve ’’yobaz’’ (ki; gerçekte kendisi dir!) anlayışına yardımcı olacak bir gerekçedir aynı zamanda.

Merhum Şeriati’nin “Ne yapmalı”? Sorusu biz’e değilse bile, bana geçerli ol-ma-yan bir sorudur.

Nereden başlamalı? Sorusu ise şu an ulaşamadığım bir aşamadır.

Ne yapıyorum? Aşamasına gelmeden, ’’nasıl anlamalı’’ yı aşmam gerektiğini iyi anlamış biri olarak.

Coşkun bir hayat yaşmak isteyen insan olarak, aşkın( İlahi aşkınlık ) değerleri olmadan ’’yazgı’’nın değişimini beklemek gibi bir naifliğe düşmeyeceğime göre.

Üstad! Alim ve Aydın’larımızın sorunuma ivedi çözüm olacak bir ışık sunacaklarına olan inancımı yitirmeden.

En zoru başarmanın yolu buradan geçer diye düşünmemek için kendimi ne denli yorarsam yorayım, gidip geleceğim, dönüp duracağım asıl sorunum burada yatıyor. Evet ’’nasıl anla-ma-lı –yım’’?

Muhammed CAN

Frankfurt 03.01.2008

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Muhammed Can'in Son 10 Yazısı
   İran seçimleri; Batı’nın Nehrevan hazırılığı mı?
   Tayyip Bey'e biz de teşekkür ederiz amma...
   “Modern İslam“ sentezi geçerli mi? -1- 2
   Yaşasın Kölelik, Kahrolsun Hürriyet mi!
   O’nun yeri!
   Olması gereken ittifak!
   ABD Kiminle Nasıl Bir Savaş İstiyor?
   Kendi yönleri ile İmam Ali
   Özdemir İnce Kirene'li mi?
   Nereye Kadar?
   Filistin’liler Bizi Kurtarsın!
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.