Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Pazar türbanlaması...
Pazar, 02 Mart 2008 - (13:11)
Atilla ÖZDÜR

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Yüce Allah, Azze ve Celle kuluna emretmiş, beri yandan onu muhayyer de bırakmış... Namazını kılacaksın, kimsenin hakkını kendi zimmetine geçirmeyeceksin...

Hacca gideceksin, yalandan sakınıp, edebince örtüneceksin, vs, vs...
Bu ibadetler mecburi, amma kaçınabilirsin de... Onun sebebini soracak olan Emir sahibi, cevaplayacak olan da biz kullar...
Hepsi bu kadar...
Edebince örtünmeyle hak yiyiciliğin şekil şartları zaman ve mekan durumuna göre oynayabiliyor... Mesela işçinin ücreti anında avucuna sayılırken, emeklilik ve sağlık sıhhat hakları yedd-i emin’e teslim ediliyor...
İşçiniz kaçak ise, ücretini akşam ezanıyla tiko ödeseniz dahi, hakkı olan gelecekteki emekli maaşını tırtıklamış olursunuz... Bugünün dünyasında bu böyle, geçmişte nasıl ödenirdi, gelecekte ne biçim alacak bilinmez...
Örtünme de bundan farklı değil. Elli yıl evveline kadar çarşafın yanında ferace de yaygındı. Erkeklerin şayaktan potur giydikleri günlerin yaylı tatar arabaları şimdilerde yerlerini kamyonete bırakırken, kadınlar da feraceden mantoya atladı...
Değişim ve tekamül, eşyanın tabiatından. Değişim dinamik bir güçtür, birikimi dürtükler... Gözü açık müteşebbis, dürtüklendiğinde kollarını sıvalar... Tesettür defileleri, bu kol sıvamanın pazara yansımasıdır...
Örtünmeyse örtünmedir efendim... Dünün eşşekli katırlı dünyasının oyalı yemenisi, tek atlı tatar arabalı günlere eşarplaşarak gelirken, oradan da buralara türbanlaşarak atladı...
Türban mürban her ne karın ağrısıysa, bunun kaymağını tesettürcüler kazandı... Tesettürcülük, mantıklı makuliyetin pazara yansıyan izdüşümüdür.. Defilecilik ise, pazarda hiperaktiflik...
Allah’ımızın (cc) edebli örtünme emrinin sulandırılması anlamındaki hırs ve tamah kökenli hiperaktifliğin giyim kuşam pazarında yirmi yirmibeş yıllık bir geçmişi var...
Köyden kente gelerek elini kitaplaştırmış yüzlerce binlerce kız ve kadının, haklarında hükmedilen tesettür cezasıyla hayatı cebren karartılırken; bu zulmü desteğine alarak mazlum ve mağdurlara nanik yaparcasına defileciliğe kalkışmak, İslâm’ı, dini, imanı ve bu çizgideki tüm kutsal değerleri paraya tahvil olurdu...
Şimdi düşleyelim bakalım...
Söz konusu tahvilci defileciler, siyasi partilerin il ve ilçe merkezlerine servetleri ile kendilerini yapıştırdıktan sonra memleketin bölüşüm dağıtım karar süreçlerinde etkin pozisyona geldiklerinde...
Ne olur bu memleketin hali?..
-
Kapitalist için para ilah’tır... Din iman, hac ve umre ise, birer paravan...
‘Kandil gecesini Kudüs’te geçirmek ister misiniz?..’ diye sorarlar...
Topu topu, bu ibadetin bedeli yediyüz Euro’cuktur efendim...
“İsrail’e girişlerde hükümetin uygulamış olduğu çok sıkı güvenlik önlemleri sebebiyle İsrail gümrüklerinde beş saat geçirmek zorunda kalınıyor. İsrail hükümeti genç müslümanlar ile tek başına giden bay ve bayanları daha fazla sıkıştırıyor. İsrail vizesinin alınması mutlaka Kudüs’e girebileceğiniz anlamına da maalesef gelmiyor.” Gördünüz mü efendim ne kadar meşakkatli bir ibadet, o kadar da sevabı büyük. Haydi koşun durmayın...
Bu konuda gerekli hassasiyeti göstereceğinizden mutlaka eminiz... 700 Euro’yu ödeyin ve Mevlit ile Miraç kandillerinde, açık büfe kahvaltılı öğle ve akşam yemekli şahane bir yolculukla Kudüs’e götürülüp getirilin...
Kandilleriniz ve ibadetleriniz de kabul olunsun...
İsrail’in kıçını yalamak ve yalatmak ayıp değil ya...
Faks: 0212 632 83 06

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Atilla ÖZDÜR'in Diğer Yazıları
Yazarın başka yazısı bulunmamaktadır.
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.