Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Olması gereken ittifak!
Pazartesi, 26 Mayıs 2008 - (22:20)
Muhammed Can

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Türkiye önemli bir süreçten geçiyor. Özellikle dış siyasilerin odağı olmuş bir sürec bu. Takriben yirmi ay önce başlayan ve gizli bir şekilde yürütülmek istenen İsrail ile Suriye arasındaki sözde barış görüşmeleri için arabuluculuk görevini üstlendi. Bu da Türkiye’nin kendi açısından önemli bir gelişme ve siyasi kariyer olarak değerlendirildi. Ancak Ortadoğu için dıştan üretilen senaryolar neticesindeki krizler kolay çözülecek türden görünmüyor. Türkiye’nin jeo-politik açıdan bulunduğu coğrafya önemsenmeyecek bir konumda da değil. Özellikle ABD ve İsrail Türkiye’yi kendi siyasi platformuna dahil etmeden Ortadoğu’daki arzularına ulaşamayacağını iyi biliyor . Çünkü Türkiye bölgedeki komşuları Rusya, Suriye ve özellikle İran ile ilişkilerine önem vererek olumlu gelişmelere sahne oldu ve güven verdi. Buraya kadar Türkiye’nin takdir edilecek siyasi bir strateji izlediği itiraf edilmeli . Ancak bundan sonra zorlu bir dönemi göğüslemesi gerekiyor! İzlenimlerden anlaşıldığı kadarı ile Bush’un işgalci İsrail kabinesindeki konuşmasında İsrail’e, İran için karşı harekete geçeceğine dair güvence verdiği. İsrail adına Yahudi tarihindeki Roma imparatorluğu’nun zulmünden payına düşeni fazlası ile alan günümüz siyonist yahudilere, aynı akibeti bir daha yaşatmayacağına dair ant içtiği. Bunun için gerekirse bütün Amerika’lıları seferber edeceğinin altını çizmiş. Adeta İran’ı geçmişin Roma’si ile özeşleştirerek bu duruma asla müsaade etmeyeceğini belittiği. Ancak ilginç bir benzetme, şöyle ki; geçmişteki Roma kültürü ile ABD’nin halihazırdaki kültürünün örtüşütüğünü görmezlikten gelerek bugünkü islami İran’ın, geçmişin Romas’ı ile örtüşütüğünü anlatmaya çalışmak başka bir tezat. Biz Türkiye açısına dönelim. İran’a karşı olası harekatın gerçekleşmesi durumunda, ABD ve İsrail için Türkiye’nin geçmişteki yalnış politkaların da etkisi ile sağlam bir karargah konumuna gelen Irak Kürdistanı’nı bir an hesaba katmadan…

Türkiye’nin kendi içindeki gündemlerinden kurtularak. Bush, Olmert ve Kissinger’in katıldığı toplantıdan İran’a karşı olası saldırı senaryolarının ele alındığı, batılı ülkelerden bazılarının da kendi içindeki Yahudi lobilerininde etkisi hesaba katılarak plana sıcak yaklaştığı ve Hizbullah’ın geçtiğimiz günlerdeki İsrail ve ABD destekli palnı çökertmesi ile Suriye’yi İran’ın yanından karşı safa çekebilme senaryoları devreye sokularak İran’ın yalnızlaştırlması ile artı Suriye’nin Hizbullah’la olan ilişkilerini sekteye uğratma amacı güden, Suriye -İsrail barışı efsanesi ile Türkiye’ye biçilen önemli bir rol ve bu rolün arka planı.

Gerçekten Türkiye Suriye ve İsrail’i masaya oturtmasını becerebilecek mi? Baraşması imkansız gibi. Hem Suriye sıradan politika güden diğer Arap ülkelerinden çok farklı bir siyasi etiğe sahip. Asıl soru şu. Türkiye olası İran saldırısında gerçekten ABD ve İsrail çıkarlı senaryo’ya dahil olacak mı? Böylesi bir tutum adeta barut fıçısına dönmüş Ortadoğu için tarifi imkansız bir savaşın başlangıcı olacağı kesin gibi. Vee!Türkiye’nin üniter yapısınındaki tabii değişiklikleri göze alma sonucu olarak değerlendirilmeli! Şu ana kadar Ankara yetkilileri böyle bir sorumluluğu üstlenmeye istekli değil göründü. Ancak bundan sonrası mechule yakın. Zira ABD ve İsrail’in arzularının sınırı yok gibi.

Gönüllerdeki teveccüh Türkiye kendi komşuları ile uzun bir aradan sonra yeniden yakaladığı istikrarı birilerinin siyasi arzusunun gerçekleşmesi işin gözden çıkartmaması ve mecera denizinde yolculuk yapmaya aday olmaması.

Olması gereken ittifak, özellikle bölgenin saygın ülkesi olan İran’ın yanı sıra Suriye ve diğer ülkeler ile yeni ittifak kurmanın zeminini elden kaçırmaması. Ancak bu tür bir ittifak Türkiye’nin saygınlığını daha da arttıracağı bir kez daha düşünülmeye değer. Eflatun’un ’’Hekimlerin yaptığı en büyük hata ruhu düşünmeden yalnız bedeni tedaviye teşebbüs etmeleridir.’’ Sözüne karşılık, diyelim ki; Siyasilerin yaptığı en büyük hata ilahi tedbirleri hesaba katmadan yalnız akılla yönetme teşebbüsleridir.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Muhammed Can'in Son 10 Yazısı
   İran seçimleri; Batı’nın Nehrevan hazırılığı mı?
   Tayyip Bey'e biz de teşekkür ederiz amma...
   “Modern İslam“ sentezi geçerli mi? -1- 2
   Yaşasın Kölelik, Kahrolsun Hürriyet mi!
   O’nun yeri!
   ABD Kiminle Nasıl Bir Savaş İstiyor?
   Kendi yönleri ile İmam Ali
   Özdemir İnce Kirene'li mi?
   Nereye Kadar?
   Filistin’liler Bizi Kurtarsın!
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.