Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Amerikan felaketzedelerine yardım kampanyası!
Cuma, 02 Eylül 2005 - (12:47)
Selahaddin Eş Çakırgil

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Yazının başlığı bazılarında bir 'ironi' havası uyandırabilir..

Ama, felaket ve musîbetler karşısında latîfeye yer yoktur!

'Katrina' ismiyle anılan bir kasırga ve deniz baskını, B. Amerika'nın güney eyaletlerinden Louisiana, Mississippi ve Alabama'yı korkunç şekilde kasıp kavurdu.. Onlarca şehir atom bombası yemiş gibi tablo oluşturdu.. Dev otobanlar, havaî köprüler, evler, otomobiller, gemiler, limanlar, havaalanları, trenler, dev kapalı spor salonları sanki birer mukavva kutu gibi savruldu.. Hatta, mezarlardan tâbutlar bile dışarı savruldu, sular üzerinde yüzüyorlar..

'Mütekebbir ve müstekbirler'in düne kadar taptıkları dünyaları harâb oldu,  övündükleri güçleri, yerle bir.. Onlar bile, bugün, karşılarına geçip nanik yapılmayacak kadar çaresizlik içindeler.. Ama, çaresizliklerini daha bir idrak edip, yapayalnızlık duygusuna kapılan, dünyaları yıkılan nice yüzbinlerce insan ve hele mâsum çocuklar var ki, onlara el uzatmak, insanlığımızın gereği.. 

Evet, önceden haber verildiği için, can kaybı az oldu amma, yine de, yüzlerce insanın hayatını kaybettiği anlaşılıyor..  

Böyle büyük felaketler karşısında bazılarımızın hemen geliştiriverdiği bir tepki vardır: Deprem ve kasırga mı oluyor; tsunami mi oluyor; hemen, 'ilahî ceza!.'

Bu gibi musibetleri - sadece- 'ilahî ceza' olarak algılamaktan ve Allah adına 'ceza mübaşirliği'ne kalkışma eğiliminden kurtulmak gerekir.. Bu gibi anlayışlar hele de böyle demlerde, insanlığımızda bir de nâkıse oluşturur.

Haa, bazı insanlar, bu gibi felaketlerin kendilerine, azgınlıklarının, günahlarının bir karşılığı olarak geldiğini düşünürlerse, bu ayrı bir mes'ele.. Bu onları bir de eğitebilir.. Ama, bir musîbet karşısındaki insana, 'Allah seni cezalandırdı..'  demenin insanî bir tarafı yoktur. Yani, kanser olduğu anlaşılan ve etrafında kötü olarak bilinen bir insana, 'Allah senin cezanı verdi!' demenin bir insanî tarafının olduğu söylenemiyeceği gibi..

Bir faciayla karşı karşıya gelen insana yardım için kimliği sorulmaz.. Bir arabanın altında kalan yaralıya, 'Heey, sen kimsin, mumin misin, ateist mi? Zâlim misin, mazlum mu?' diye sormak abestir. O anda, o insan, kendisine  yardım elinin uzanmasına ihtiyaç duyan birisidir. Amerikan emperyalizmine karşı hışmımızda bir azalma olmasın, ama, o hışım ile Amerikan halkı arasında direkt bir bağ da kurmayalım.. Onlar, propagandalarla yanıltılan kitleler..

Unutmayalım ki, bugünün Amerikan emperyalizmini andıran ve 'insan eseri olan her şeyi yakıp yıkmaktan başka bir şey bilmeyen; taş üstünde taş, omuz üstünde baş bırakmamaktan korkunç bir hazz alan'  Moğol İstilacıları karşısında çaresiz kalan müslümanlar, onlara karşı, insaniyet ve merhamet silahını kullanmışlar ve o çabalarladır ki, azgın Moğolların içinden çıkan müslüman kitleler, daha sonra İlhanlılar ve Celayirliler diye anılan müslüman sosyal organizasyonları, devletleri bile oluşturmuşlardı..

Ben bu anlayış içinde, Amerikan halkına yardım kampanyası açılmasını teklif ediyorum.. Ve bunu açmaya, herkesten çok, bizler, 'müslüman'lar lâyığız.. Hışmımız, adlimize, insaniyetimize engel olamaz.. Bir lirayla da olsa, yeter ki, yürekten olsun.. Böyle bir kampanya başlatılabilmelidir.. Bu, güçlüler karşısında 'mumâşa'ât'/ yaltaklanma/ alttan almak gibi anlaşılabilir, ilk planda.. Bu duyguyu, emperyalizme karşı duyduğumuz hışım da tahrik edebilir.. Ama, böyle zamanlarda, bu gibi komplekslere kapılmaya gerek yok.. Biz insanlığımızı yapalım.. Nasıl ki, bizim felaketlerimiz sırasında, birileri bize yardıma geliyorsa; biz de onlara ve hatta bize gelmiyenlere ve hatta düşmanlarımıza bile gidebilmeliyiz.. Bir çaresiz insanın elini tutmak, her şeyi yıkılmış bir insanın ve yapa-yalnız kalmış bir çocuğun başını okşamak, çaresiz kalmış bir kimseyle yarım lokmayı bölüşmek.. İnsanlık budur.. Hattâ, en azgın hayvanları bile yatıştıran, insanın şefkat ve merhametidir..

Bugün, Amerika'yla en fazla sürtüşme durumunda olan İran İslam Cumhuriyeti'nin de benzer bir yardım kampanyası açmasını öneriyorum.. Keşke, Tayyîb Bey de, kendi inisiyatifini kullanıp, derhal,  yardım ekiplerini gönderse..

Ve amma, Amerikan Hükûmeti, bu gibi durumlarda, 'her yardımın içinde, bir dünya görüşünün propagandası da vardır..' diyerek, yardımları reddeden bir tavır sergileyebilir.. Hatta, belki de bizzat Amerikan emperyalizmi, böyle bir uluslararası yardım talebini bile reddetmek durumunda kalabilir ve böyle bir tavır, bizim için de bir uyarıcı örnek teşkil edebilir. 

Bu duygular içinde bir yardım kampanyasının açılmasını teklifimi tekrarlıyor ve bunun için açılacak bir hesaba, ilk harç olarak da gönlümün ve gücümün yettiğince, 100 (yüz) YTL'lik bir meblağı ayırıyorum..

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Selahaddin Eş Çakırgil'in Son 10 Yazısı
   Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
   Allah’ın diniyle savaşta olanların, o dinin terimlerinden istifade kurnazlığı..
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   Kalblere hükmedilemiyeceğini hâlâ anlamıyan zavallılar..
   Emperyalizm, Lübnan’da yenilmeye mahkûmdur!
   ''Kutsal'' karşıtları, sahiden de ''dua''sız mı?
   ‘Kişilere tapma hastalığı’, başka nasıl olur ki?
   Kosova, bir çetin 'devlet' yolculuğuna çıkarken..
   -Zulm, şirk ve küfrün hâkim olduğu-; ’Her yer Kerbelâ, her gün Âşûrâ..’
   ‘Modern klanlık / kabilecilik’ anlayışının çizgisinde..
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.