Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
New Orleans'tan Irak'a uzanan köprü
Cumartesi, 03 Eylül 2005 - (19:55)
Haluk Şahin
Radikal

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Bundan yüzyıl kadar önce ünlü yazar Mark Twain Amerika'nın en ilginç üç kentinin Boston, San Francisco ve New Orleans olduğunu yazmıştı. Günümüzde onlara bir de New York'u ekleyebiliriz...

Katrina kasırgasının ardından sular altında kalan New Orleans'ı ilginç yapan şey Amerika'nın diğer kentlerinden farklılığıydı şüphesiz. Daha çok Fransız kültürünün etkisinde olan kent, cazın doğduğu yer olarak biliniyordu. Müzikholleri ve barlarıyla, Cajun ve Creole yemekleriyle, Mardi Gras Festivali ve neşeli havasıyla milyonlarca turisti kendisine çekiyor, 'yaşanacak yerler' listesinin başlarındaki yerini kimseye bırakmıyordu.

Ancak, bu şen şakrak görünüşlü kentin diğer büyük Amerikan kentlerinden farklı olmayan bir yanı da vardı: Zenci nüfusunun büyüklüğü ve kent merkezindeki gettolarda sıkışmışlığı... Barlardan coşkun trompet seslerinin taştığı çiçekli sokaklarla bezenmiş turistik mahalleden birkaç sokak ötede iç karartıcı bir sefalet başlardı...

Bu uçurumu bilmeden televizyon haberlerinde gördüğümüz görüntüleri anlayamayız. Geride kalmış perişan felaketzedelerin büyük çoğunluğunun kara derili olmasını, dükkânların yağmalanmasını, kadınlara ve kurtarma ekiplerine saldırılmasını... Tüm bunları ancak Amerika'nın büyük kentlerindeki 'zenci realitesi' çerçevesinde anlamaya başlayabiliriz..

Olay şu: Kasırga uyarısı üzerine beyazların ve hali vakti yerinde olan zencilerin çoğu kenti terk etmiş. Geride en yoksullar, hastalar ve yaşlılar kalmış. Şimdi onlar 'İmdat!' diye tempo tutuyor, yardım getiren helikopterlere saldırıyor, başka yerlere yönelen kurtarma ekiplerine ateş açıyorlar. Bu durum zaten çok yetersiz olan yardım operasyonunu daha da zorlaştırıyor.

İnternet devrindeyiz: New Orleans'ın en önemli yerel gazetesi olan Times-Pcayune'nun sitesine girdim. Matbaaları sular altında olduğundan yalnızca 'online' yayın yapabiliyorlarmış. Manşetleri dünyaya haykırıyor: 'Help Us Please' (Lütfen bize yardım edin!)

Kent belediye başkanının bildirisi de yürek parçalayıcı: 'Bu bir umutsuzluk SOS'idir!'

Haberlerden anlıyoruz ki halk şaşkın ve kızgın, tıpkı bizim Gölcük depreminden sonra Kızılay'a yüklenmemiz gibi Federal Acil Yardım Kurumu FEMA'ya yükleniyor. 'Bu ne rezalet! Tsunami için Asya'nın uzak köşelerine koşanlar şimdi nerede?' diye homurdanıyorlar.

Öğrenince kızgınlıkları artıyor, çünkü bu gibi felaketlerde devreye girmesi gereken Eyalet Ulusal Muhafızları'nın çoğu bir yıldır Irak'taymış! Dünyanın her yerine yetişebilir sandıkları Sam Amca'nın kendi toprağında günlerdir süregiden beceriksizliğini ve yetersizliğini kabul edemiyorlar...

Eleştiri okları Başkan Bush'a uzanıyor: Çevre konularındaki duyarsızlığı, yoksullara yönelik acımasızlığı ve bilim adamlarından gelen uyarılara kulak asmaması başlıca suçlama nedenleri. Bunlara, Irak'taki fiyasko da ekleniyor.

Amerikan bilim adamları bundan 10 yıl kadar önce yayımladıkları bir raporda ülkenin başına gelmesi olası üç büyük felaketi şöyle sıralamışlar: New York'a terörist saldırısı, New Orleans'a sel baskını ve San Fransico'da büyük deprem...

New Orleans'ın kendisini bekleyen felaketten nasıl kurtulabileceğine ilişkin öneriler de sunulmuş. Ama Bush ekibi her zamanki gibi 'bilim de neymiş' deyip, bölgeyi yeni yapılaşmaya açmış...

Televizyonlardaki sefil görüntülerin ülkeleriyle gurur duyan sıradan Amerikalıları nasıl dehşete düşürdüğünü tahmin edebiliyorum.

Kişisel görüşüm: Bush'un üzerindeki kamuoyu baskısı hızla artacak, bu da Irak'tan geri çekilme sürecini kaçınılmaz hale getirecektir.

 

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Haluk Şahin'in Diğer Yazıları
Yazarın başka yazısı bulunmamaktadır.
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.