Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
'Bir sinek, bir mandayı kaldırıp yere vurdu!'
Salı, 06 Eylül 2005 - (11:07)
Selahaddin Eş Çakırgil

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Amerikan emperyalizminin şefi Bush'un zekâ seviyesi üzerinde bazı ilginç tahminler yürütülüyor.. Ama, ben şahsen onun zekâsının, şimdi karşılaştığı tablodan gereken dersi çıkaracak seviyede olmasını isterdim.. 'Küçük dağları ben yarattım..' edasıyla, bir çağdaş fir'avn tekebbürü içinde, dünyaya hükmedeceğini sanan ve 'Benim olmayacaksa, Roma alevler içinde yansın..' diye, ateşe verdirdiği Roma'yı 'lyr' çalarak zevk içinde seyreden  Neron gibi, dünyayı ateşe vermekten çekinmeyen Bush'un kendi ülkesindeki kasırga karşısında, nasıl eli-ayağı ve dilinin birbirine dolaştığı hâli  gördünüz mü?

Kanûnen 8 yıl süreceği varsayılan başkanlığının hemen tamamını, '11 Eylûl Saldırıları'nı bahane ederek, dünyanın her bir yanına saldırmakla, güç gösterileriyle geçireceği anlaşılan Bush'un dünyaya ve kendi halkına söylediği yalanların, kendi suratında korkunç bir şekilde patlamasıdır, son kasırga faciası..

Veya, Yûnus'un, 750 yıl öncelerde, 'Bir sinek bir kartalı (mandayı)  kaldırdı yere vurdu, /Yalan değil, gerçektir; ben de gördüm tozunu..' mısralarıyla anlattığı mâna..

'11 Eylûl 2001' ve sonrasındaki gelişmeleri değerlendirirken bu satırların sahibi, o dehşetli eylemleri, Afganistan'daki sınırlı imkanlara sahib kimselerin yapamıyacağını ısrarla vurguluyor ve şunu iddia ediyordu ve hâlen de etmekte: 'Amerikan kapitalist emperyalizmi, komünist emperyalizminin çökmesinden sonra düşmansız kaldı.. Kendisine, dünya çapında bir büyük düşman icâd edemez/ bulamaz ve kamuoyunu inandıracak şekilde yanıltacak korkular üretemezse, kendi içindeki düzensizliklerin, kendi içindeki bozuk sosyal dengelerin iç kapışmasına, kaosuna yenik düşeceğinden korkmaktadır..'

Her kim yapmış olursa olsun, '11 Eylûl Saldırıları', gerçekte, Amerikan iç bünyesindeki sürtüşmelerin kamuflajında, gizlenmesinde kullanıldı.. Ve, rakibsiz kalan USA kapitalist emperyalizmi, yeni bir düşman icâdında kullandı, bu saldırıları. Dünyaya sunulan 'Islamophobie' (İslâm korkusu) işte böyle tezgahlandı..

Ama, Afganistan ve Irak'ın onmilyonlarca müslümanına en acımasız, en barbar saldırıları yapıp, bu ülkeleri işgal eden ve yüzmilyonlarca müslümanın da lanetini kazanan Bush Amerikası, bugün perişan halde.. O güç gösterileri bir kasırgayla gitti.. Sadece Louisina eyaletinde 10 binden fazla insanın öldüğü sanılıyor.. Metrelerce yükseklikteki suların altında kalan New Orleans şehrindeki ölülerin sayısı ise, bilinmiyor.. Çünkü, onların sayısını, sadece, şehrin caddelerinde kol gezen timsahlar ve köpekbalıkları biliyor..

Yağmalamaların önlemek için, Bush'un bulabildiği tek çare ise, bu şehirlere yerleştirdiği binlerce keskin nişancıya verdiği 'Vur!' emri.. Amerikan rüyasının bir kasırgayla, bir kâbusa dönüşebileceğini kim iddia edebilirdi?

O kasırgada hayatlarını kaybeden mazlûm ve mustez'af ,-hele de zenci- insanların ve mâsum çocukların acısını yüreğimizin derinliklerinde hissederek, Bush ve avanesine şunu söylemek istiyorum: 'Zulmünüzün geri tepmesi ve halkınız tarafından da anlaşılması için, illâ da böyle bir felaket mi beklemeliydiniz? Aklınız bu kadar mı sınırlıydı?'

New Orleans'da insanlar cesedleri yiyerek hayatta kalmaya çalışıyorlarmış.. Emperyalizmin de insanları yutarak hayatta kalmaya çalıştığını en iyi bilmek durumunda olan, Bush'tur.. (Bu arada hemen belirtelim: Bizdeki medya, insanların hayatta kalmak için insan cesedlerini yediklerine dair haberleri hemen kendi mantığına göre tercüme etti ve onları zenciler olarak belirledi bile.. Bu ırkçı bir yaklaşımdır.. Sanki zenci olmayanlar yapamazmış gibi.. Bizde de, Bingöl'de, 1993'de, 38 askerin ölümüyle neticelenen bir pusudan hayatta kalan 3 askerden birisi,  daha geçen hafta, ölen arkadaşının kanını içerek hayatta kaldığını anlatmadı mı?)

Saddam rejimi çöktüğünde, Bağdad yağmalanırken, dünyada Irak halkının, ne kadar ilkel olduğu gibi bir hava da oluşturulmuş ve 'Bizim halkımız böyle saçmalıkları asla yapmaz!.' yorumları yapılmıştı.. Bunların başında da Amerikan kamuoyu geliyordu.. Haydi buyursun, bakalım.. Ki, ilginçtir; İslam ulemâsı yağmalamaların haram olduğunu açıklayınca, hemen herkes o yağma mallarını, geceleri gizlice getirip camilere bırakmıştı..

Amerika da kalblere hükmeden böyle bir güce sahib midir?

Kendi halkına bile önderlik yapamamış ve halkının maddeten ve mânen aç bırakmış bir yönetimin dünya liderliği iddiası iflâs etmiştir..   

Ama, Amerikan emperyalizmi, hâlâ da, dünyadan yapılan yardım tekliflerini kendi gururuna yediremiyor ve halkının, 'aşağılık duygusuna kapılıp sisteme itimadını tamamen yitirilebileceği ve dünya halklarından daha üstün oldukları zannının çökeceği'  korkusu içinde yardımları bile reddediyor..

Nice fir'avnî sistemler de bu tekebbür havalarıyla silinip gitmişti, tarihten..

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Selahaddin Eş Çakırgil'in Son 10 Yazısı
   Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
   Allah’ın diniyle savaşta olanların, o dinin terimlerinden istifade kurnazlığı..
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   Kalblere hükmedilemiyeceğini hâlâ anlamıyan zavallılar..
   Emperyalizm, Lübnan’da yenilmeye mahkûmdur!
   ''Kutsal'' karşıtları, sahiden de ''dua''sız mı?
   ‘Kişilere tapma hastalığı’, başka nasıl olur ki?
   Kosova, bir çetin 'devlet' yolculuğuna çıkarken..
   -Zulm, şirk ve küfrün hâkim olduğu-; ’Her yer Kerbelâ, her gün Âşûrâ..’
   ‘Modern klanlık / kabilecilik’ anlayışının çizgisinde..
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.