Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Irak´ta İntifada
Perşembe, 15 Eylül 2005 - (13:44)
Naomi Klein

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

"Savaş şimdi, kendi evlerini savunan insanlar tarafından, açıktan yürütülüyor."


9 Nisan, 2003'te Bağdat'ın Birleşik Devletler güçleri tarafından 'düşürüldüğü' gündü. Bir yıl sonra bugün ise işgale karşı isyanın 'yükseldiği' gün...

Donald Rumsfeld, direnişçilerin sadece birkaç "çapulcu, haydut ve terörist"ten ibaret olduğunu ileri sürdü. Ne ki bu, tehlikeli bir 'wishful thinking'. İşgale karşı savaş artık, kendi evlerini ve komşularını savunmaya çalışan sıradan insanlar tarafından bir 'Irak intifadası' olarak açık açık sürdürülüyor.

Sadr Semti'nde, kırık dökük bir spor salonunun yanındaki futbol sahasına park etmiş altı tankı gösteren bir çocuk 'oyun sahamızı çaldılar' bana geçtiğimiz hafta. Bu saha, lağım bataklığı ve çöplük haline gelmiş Bağdat'ta oldukça kıymetli bir yeşil alandı onlar için.

Sadr Semti, Irak'ın multimilyar dolarlık 'yeniden yapılanması'ndan çok az yararlanabilen bir bölge. Mukteda El Sadr ve 'Mehdi Ordusu'nun bu bölgede bu kadar desteklenmesinin nedenlerinden biri de bu. Birleşik Devletler işgal güçleri şefi Paul Bremer, Sadr'ı, gazetesini kapatıp, adamlarını tutuklayıp öldürerek, silahlı bir çatışmaya sürüklemeden evvel Mehdi Ordusu koalisyon güçleri ile çatışmıyor, bu bölge insanları için bir şeyler yapıyordu. Bağdat'ı kontrol altında tuttuğu bu bir yıl içerisinde Geçici Koalisyon Otoritesi halen trafik ışıklarının çalışmasını ya da siviller için en temel güvenliği sağlayacak bir yönetimi gerçekleştirebilmiş değilken, Sadr Semti'nde Sadr'ın 'yasadışı militanları'nın trafiği düzenlemek ya da fabrikaları yağmacılardan korumak gibi 'yıkıcı' etkinliklerle meşgul olduklarını görebilmek mümkün. Bir bakıma Mehdi Ordusu, Sadr'ın olduğu kadar Bremer'in de ürünü. Zira Irak'ta güvenlik boşluğunu yaratn Bremer'di; dolduran ise Sadr oldu.

Ancak 30 Haziran, yani Irak'ın kontrolünü devretme vakti yaklaştıkça, Bremer Sadr'ı, Mehdi Ordusu'nu ve onlara bağlı olarak gelişen toplulukları tehdit olarak görmeye başladı. Geçtiğimiz hafta Sadr Semti'nde gördüğüm 'çalınmış oyun sahası'nın sadece bir başlangıç olması bu yüzdendir.

El Thawra hastanesinde, 36 yaşındaki ambulans şoförü Raad Daier ile tanıştım. Daier, bir Amerikan askerî aracından ambulansına açılan ateş sonucu kasığında bir kurşun taşıyor. Hastane yetkililerinin söylediğine göre, saldırı sırasında ambulans, Birleşik Devletler askerlerinin yaraladığı, aralarında karnından vurularak bebeğini kaybetmiş hamile bir kadının bulunduğu altı kişiyi taşımaktaymış.

Düzinelerce görgü tanığının Birleşik Devletler füzelerince vurulduğunu söylediği yanıp kömür olmuş araçlar gördüm. Yerel hastane yetkilileri bu araçların sürücülerinin yanarak öldüklerini söyledi. Kuadir mahallesi 37. blokta, kapıları kalbura çevrilmiş sıra sıra evleri de ziyaret ettim. Mahalle sakinleri, Birleşik Devletler tanklarının sokaklarına gelip evlerine ateş ettiklerini söylediler. 4 yaşındaki Murtada Muhammed'in aralarında olduğu beş kişi açılan ateş sonucu yaşamını yitirmiş.

Gördüklerim arasında en korkutucu olanı ise üzerinde kurşun deliği bulunan bir Kuran'dı. Sadr'ın, Sadr Semti'ndeki harabeye çevrilmiş karargahında yere atılmış bir şekilde duruyordu. Görgü tanıklarına göre 8 Nisan'da iki güdümlü füze merkezin katlarının tabanlarında dev delikler bırakarak delip geçerken, iki Amerikan tankı da duvarları yıkmıştı.

En kötü hasar ise makineler aracılığıyla değil, insan eli ile verilmişti. SAdr'ın ofisindeki görevliler, Amerikan askerlerinin binaya girdiklerini ve Irak'taki Şiiler'in en büyük dinsel lideri Büyük Ayetullah Ali El Sistani'nin fotoğraflarını parçaladıklarını söylediler. Tamamen tahrip edilmiş merkeze ulaştığımda yerler, üzerlerinde dinsel metinlerin yazılı olduğu yırtık kağıt parçaları ile kaplanmıştı. Kuran kitapları parçalanmış ve kurşunlanmıştı. Ve birkaç saat önce Birleşik Devletler askerlerinin Feluce'de bir Sünni Camii'ni bombaladıkları da buradaki Şiiler'in gözünden kaçmış değildi.

Beyaz Saray aylardır, Irak'a hükmetme sırasının kendilerine geldiğine inanan Şii çoğunlukla, Saddam Hüseyin rejiminde elde ettikleri ayrıcalıkları yitirmek istemeyen Sünni azınlık arasında çıkması muhtemel meşum iç savaş tehdidini haber veriyor. Ancak bu hafta, bunun tam tersinin gerçekleştiği görülüyor. Sünniler de Şiiler de, komşularına saldırıldığını ve kutsal mekanlarına saygısızlık edildiğini gördüler. Ve ortak düşmana karşı eski düşmanlıkları gömüp, işgalci güçler karşısında birleşmeye başladılar. İç savaşta birbirleriyle çatışmak şöyle dursun, neredeyse ortak bir karşı duruşu birlikte inşa ediyorlar.

Bunu Perşembe günü Sadr Semti'ndeki camilerde görebilirdiniz. Binlerce Şii, Feluce'deki saldırılarda yaralanan Sünniler yararına düzenlenen kan bağışı için kuyruklara girmişti. "Paul Bremer'e teşekkür etmeliyiz" dedi Salih Ali, "nihayet Irak'ı birleştirdi. Ama kendisine karşı."


12.04.2004 The Guardian
Çeviren: İksir Ekoloji Kolektifi

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Naomi Klein'in Diğer Yazıları
   Bağdat
   Felaket Kapitalizminin Yükselişi
   Savaşı Sona Erdirmenin Yolu
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.