Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Bolivya'da Yeni İsyan
Salı, 07 Haziran 2005 - (14:13)
Federico Fuentes

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Che Guevera, 1967'de, Bolivya'da gerilla mücadelesi başlatmaya kalkışırken CIA destekli Bolivya askerlerinin ellerinde öldü. Bedeninin 30 yıl sonra açığa çıktığı küçük kasabada şöyle bir grafiti yazılıydı: “Che: Onların hiçbir zaman istemediği kadar hayatta.”


Che'nin öldürülmesinden yaklaşık 40 yıl sonra, Bolivya'nın yoksul ve yerli yığınları, ülkelerinin doğal kaynaklarını geleceğini korumak için savaşarak onun devrimci mirasını gayet iyi yaşatıyor.

17 Mayıs'ta Bolivya Başkan'ı Carlos Mesa'nın oynayacak daha fazla kartı kalmamıştı ve ülkenin tartışmalı yeni gaz yasasını geçirmeye gücü yetmedi. Gazın kamulaştırılması için bir kez daha haykırarak sokaklara çıkan Bolivyalı yoksullarla, ülke yeni bir isyan öncesi evreye girerken çoğunluk bunun Mesa'nın sonu olacağına inanıyor.

Yeni gaz yasasının parlamentodan geçişini son sekiz aydır engellemeye çalışan Mesa daha önce üç kez istifa edip seçimleri iki yıl ileriye atmak tehdidinde bulundu. Ayrıca pek çok kez hükümet, sermaye ve toplumsal hareketler arası ulusal toplantılar düzenleme çağrısında da bulundu. Ama hükümet 5 Mayıs'ta, senatodan Mart'ta geçmiş olan yasayı onayladı ve yasa artık imzalanmak üzere Mesa'nın masasına bırakıldı.

Toplumsal hareketler, 16 Mayıs'ta yani Mesa'nın yasayı imzalama süresinin dolmasından bir gün önce hükümet ve sermaye temsilcileriyle yapılması planlanan ulusal zirveyi boykot kararı aldı. Zirveye katılmak yerine, Bolivya'nın güçlü protesto hareketlerinin örgütlenme merkezleri haline gelen El Alto ve Cochabamba yakınlarındaki Caracollo'dan iki yürüyüş başlattılar. Bunun yasayı destekleyecak bir “intihar” olacağını iddia eden Mesa, halkın protestolarını durduracağı beklentisiyle yasa tasarısını parlamentonun sağ-kanat başbakanı Hormando Vaca Diez'in önüne itti.

Son protestolarda bir radikalleşme de görüldü; gazın kamulaştırılması talebinin yanına ayrıca Mesa'nın istifa etmesi ve parlamentonun feshedilmesi talepleri eklenmiş durumda. 16 Mayıs'ta El Alto'dan gelen 100.000'den fazla direnişçi “Mesa, vatan haini, senin istifanı istiyoruz” diye şarkılar söyleyerek tepelerden aşağı La Paz'a yürüdüler. İnsan seli El Alto köprüsünden La Paz'ın merkazine uzanan altı kilometrelik yolun tamamını kaplıyordu. 600 mahalle komitesini bünyesinde biraraya getiren FEJUVE, El Alto Bölgesel İşçi Merkezi COR de El Alto ve El Alto sendika federasyonunu biraraya getirmek için yeni kurulan El Alto'nun Onurunu Savunma Komisyonu tarafından başlatılan eyleme Bolivyalı İşçiler Merkezi COB da katıldı.

La Paz'a ulaşınca eylemciler başkanlık sarayının bulunduğu Plaza Murillo'ya yöneldiler. Protestocularla polis arasında çıkan çatışmada göz yaşartıcı gaz, plastik mermi ve taşlar her iki taraftan da yaralanmalara yol açtı.

İki gün sonra, El Alto'dan COB'la birlikte dönen 1000 madenci, parlamentoyu feshetmeye karar verdiler ve görüş ayrılıkları bir kez daha belirdi. Parlamento tatildeydi ve 31 Mayıs'ta toplanacaktı ama toplantı yeri belirsizdi. Bu esnada La Paz'ın ana yolları blokajlarla ablukaya alındı ve öğretmenler üç günlük grevlerinin ikinci gününe girdiler. 20 Mayıs'ta El-Alto 24 saatlik bir genel greve sahne olurken, La Paz'da öğretmenler ve üniversite öğrencileri madenciler ve COB'la sokak gösterilerinde buluştular.

Bolivya'nın, Coca çiftçisi Evo Morales önderliğindeki güçlü hareketi “Sosyalizme Doğru Hareket” (MAS), 16 Mayıs'ta Caracollo'dan yola çıkarak 23 Mayıs'ta La Paz'a varmak üzere 190 km'lik bir yürüyüş başlattılar. Yürüyüşte 3000'den fazla koka çiftçisi, köylü, Aymara yerlisi örgütü ve MAS'la ilişkide sendikalardan ve ondan da fazla dahil olmayı düşünenen ssendikalardan işçiler “Hidorkarbonlarımız İçin Bolivya Halkının Birliği, bir Kurucu Meclis ve Tüm Bölgelere Özerklik” pankartı altında biraraya geldi.

Yeni yasa tasarısına dair tartışmanın kalbinde Güney Amerika'nın en büyük ikinci rezervlerine sahip olan Bolivya'nın gaz rezervlerini kimin kontrol edeceği meselesi duruyor. Bolivya'nın önceki gaz yasasının kabul edildiği 1996 ve 2002 yılları arasında yeni liberal başkanlar Gonzalo Sanchez de Lozada ve Jorge Quiroga içlerinde Enron, Shell ve BP'nin de bulunduğu 12 çok ulusluyu kayıran 76 anlaşma imzaladılar.

Bu, halkı Güney Amerika'nın en yoksulu kabul edilen Bolivya'da ülkenin doğal zenginliklerinin, halkı yoksulluktan kurtarıp onurlu bir yaşama yükseltmek için kullanılmak yerine, egemenliğiyle birlikte yerli ve yabancı zengin elitlerce çalınmasının son örneğiydi.

Gündemdeki yasa tasarısı, Ekim 2003'te Başkan Lozada'yı alaşağı eden halk ayaklanmasının ardından geçen 19 aylık patırtılı bir dönemin ardından geldi. Bir tarafında çok uluslu gaz şirketleri, IMF, Dünya Bankası, ABD ve İspanya hükümetlerinin, diğer tarafında Bolivyalı yoksulların, yerlilerin ve işçi sınıfının bulunduğu bu “Gaz Savaşı” zamanla şiddetini artırdı.

Yeni yasa mevcut % 18'lik işletme payının üstüne % 32'lik vergi getiriyor. Bu çoğunluğun Haziran 2004'teki gaz referandumunda desteklediği % 50'lik işletme payı hedefinin altında kalıyor. Hükümet aynı zamanda mevcut anlaşmaların yeni sözleşmelere transferini zorunlu kılan bir tüzük maddesini de, 5 Mayıs'ta meclisten geçirmeden önce muğlaklaştırdı.

Kilit toplumsal güçlerden hiçbiri yeni yasadan memnun değil. Çok uluslular ve ABD hükümeti karşı olduklarını anında duyurdular. 7 Mayıs'ta Reuters, yasa daha imzalanmamışken ABD Maliye Bakanlığı uluslarası ilşikiler yardımcı sekreteri Randal Quarles'in şu sözünün alıntılmıştı: “ABD, yeni yasa yabancı yatırıma kesinlikle engel olacacağından kaygı duyuyor.” Pek çok uluslar arası gaz şirketi yeni yasayı, bir önceki yasayla güvence altına alınmış karlarını tehdit ettiği için “aşırı” ve yasadışı kabul ederek hükümete karşı yasal yollara başvurmaya yada bu yönde tehditler savurmaya başladı.

İronik biçimde, 8 Nisan'da Anayasal Kürsü'nün yasadışı ilan ettiği, çokulusluların savunduğu bu kontratların ta kendisiydi, çünkü yasal bir yükümlülük olmasına rağmen parlamentoda onaylanmamışlardı. Anayasal Kürsünün bu hükme varmasının hemen ardından Morales Quiroga ve Lozada'ya bu ilegal kontratları ve Bolivya gazının çalınmasını onayladıkları için
dava açtı.

Bu krizin nasıl çözüleceği net değil ama solun birliği temel bir nokta olacak. Yasa senatodan geçerken Mart protestoları sırasında sol, ilk olarak Ocak 2002'deki coca savaşı sırasında kurulan Halkın Genel Kurmayı'nı yeniden kurmak için önemli avantajlar yarattı. MAS, COB, Gaz Savunması Eşgüdüm, köylü sendikası CSUTCB'nin farklı fraksiyonları, Topraksız Köylüler Hareketi, FEJUVE ve diğerleri 9 Mart'ta biraraya gelip -eski isme başvurmak ya da onu suistimal etmek yerine- artık “Anti Oligarşi Paktı” diye bilinen anlaşmayı imzaladılar.

Yine de bazı eski ayrılıklar yeniden belirdi. Medyanın özellikle üzerinde durduğu çekişme noktası El Alto'dan gelenlerin gazın kamulaştırılması talebi ile MAS'ın işletme payıların % 50'ye çıkarılması talebi arasındaki farklılıktı. La Paz'daki eylemlerin/hareketin önemi bu tartışma üzerinde sarsıcı bir etki yaptı. Bolivya Haber Ajansı MAS'ın muhafazakar milletvekili Gustavo Torrico'nun 16 Mayıs'ta kamulaştırmanın “intihar” olacağı şeklindeki açıklamalarına yer verdi. Ertesi gün, CSUTCB'nin MAS-bağlantılı kesimi ve bir MAS senatörü partinin tabanı tarafından “bypass” edildiğini kaydetti. Loayza şöyle konuştu: “Biz daha fazla işletme payı için yürümek istedik fakat halk kamulaştırma istiyor ve onlar için biz savaşacağız.”

Bolivya solunun kilit figürü olan Morales'in pozisyonu çelişkili iken son aylarda tabandan gelen basınçla değişmiş görünüyor. Morales 2002'de başkan seçilme şansını yaklaşık % 1.5'le kaybetti. Morales'in popülaritesi ABD büyükelçisinin ABD'nin ülkeyi bir coca işçisinin yönetmesine izin vermeyeceğine dönük açıklamalarının ardından hızla arttı.

Her ne kadar kamulaştırmayı savunmuyorsa da, Morales'in öneri ve açıklamaları esasında bu yönde. 17 Mayıs tarihli “Pagina 12”de Morales Morales kamulaştırmaya karşı olduğunu söylüyordu, fakat bunun sebebi “gaz rezervlerinin yasa gereği zaten devlet mülkiyetinde olmasıydı”. Morales ayrıca devletin gazın fiyatını belirleyebileceğine de inanıyor. Morales bunu ekledi çünkü anlaşmalar halihazırda geçersiz ilan edilmişti, ordu güçleri ve polis gaz yataklarını derhal işgal etmeliydi.

17 Mayıs'ta pek çok medya kaynağında, Morales'in El Alto orijinli harekete atfen sarfettiği “parlamentonun feshini savunanlar bir diktatörlük arıyorlar, ben bunun önemli bir politik hata olduğuna inanıyorum” sözleri yer aldı. Morales ayrıca kendi yürüyüşünde yol blokajları yapılmayacağını fakat bu eylemlere bir muhalefet biçimi olarak saygı duyduğunu söyledi.

COB lideri Jaime Solares 18 Mayıs tarihli La Jornada'da “Umuyorum ki Caracollo'dan yürüyenler için her şey iyi gider, fakat kamulaştırma için dövüşen başka protestocular varken, kimsenin tatil yapmaya hakkı yok” sözleriyle yer aldı. Solares'in kendisi çeşitli El Alto gruplarından delegelerin 17 Mayıs'ta yaptığı bir toplantıda ülke çapında varolan basıncı birleştirmemek ve örgütlememekle eleştirilmişti.

Hareketin iki kanadı 23 Mayıs'ta La Paz'da buluşacak. Morales halka bundan sonra ne yapılacağına karar vermek için açık bir toplantı çağrısı yaptı.

Bolivya Bilgi-Belge Merkezi'nden bir bültende şu soru yer aldı: “Bu toplumsal hareketler “son kavgayla” başa çıkmak için yeterli netlik, uyum, örgütlülük, genişlik ve kapasiteye sahip mi? Eğer değilse, radikalleşme onları yeni bir yenilgiye götürecektir.”

Diğer yandan, bu iki grubun eylemde birlik yapması, sokak gösterilerinde geleneksel olarak kullanılan dinamitlerin ötesinde kuvvetli bir patlamaya yol açabilir. 18 Mayıs tarihli La Patrina'da Loayza'nın şu sözleri yer aldı “Biz şu anda, yürüyenler olarak diyoruz ki, hidrakarbonlarımızı öyle ya da böyle kamulaştırmalılar. Kardeşlerimizi, COB'u, COR'u ve diğer örgütleri 23 Mayıs'ta La Paz'da buluşmaya çağırıyorum.”
Hükümete artık daha fazla güvenilemeyeceğini belirterek, ekledi, “Bizim, yıllardır hayalini kurduğumuz biçimde, yoksulların hükümetine ihtiyacımız var… İşçilerin ve köylülerin iktidarı alması fikrinin daha da yakınlaştığını düşünüyorum.”

23 Mayıs 2005

(Green Left Weekly'den sendika.org tarafından çevrilmiştir)


 

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Federico Fuentes'in Diğer Yazıları
Yazarın başka yazısı bulunmamaktadır.
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.