Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
İsrail'in Haritadaki Yeri
Çarşamba, 02 Kasım 2005 - (14:34)
Ahmet Varol
www.vahdet.com.tr

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Dünyada birkaç günden beridir İran cumhurbaşkanı Ahmedinejad'ın "İsrail haritadan silinmelidir" sözü tartışılıyor. Bu sözün diplomatik ilişkilere yansıması hakkında muhtelif yorumlar yapılabilir. Ancak bizim kanaatimize göre böyle bir sözün sarf edilmesinin faydalarından biri İsrail'in meşruiyeti sorununun bu vesileyle yeniden gündeme gelip tartışmaya açılmasıdır.

Biz konuya şu soruyla başlamak istiyoruz: "Böyle bir söz Almanya, Fransa ve hatta ABD hakkında söylenmezken neden İsrail hakkında söyleniyor?" Çünkü İsrail, meşruiyet sorunu yaşamaktadır. Siyonist işgalcilerin böyle bir sorun yaşadıklarını anlamak için İran cumhurbaşkanının mezkûr sözü sarf etmesini beklemeye gerek yoktu. Bizzat İsrail işgal devletinin izlediği politikadan anlamak mümkündü.

Siyonist devlet Gazze'den çekilme işlemini meşruiyet sorununu aşmada değerlendirmek için bir diplomatik atak başlattı. Ne yazık ki Türkiye'deki mevcut yönetim de bu konuda siyonist devletin önünü açma amacıyla devreye girdi. Pakistan Dışişleri bakanıyla siyonist devletin Dışişleri bakanını bir araya getirip görüştürmesi bu konuda üstlendiği görevi yerine getirmede bayağı aceleci davranmasından kaynaklanıyordu.

Amerikan emperyalizminin son dönemde Hariri cinayetinden yola çıkarak kriz politikası üretmek suretiyle Suriye'yi köşeye sıkıştırmaya çalışmasının amaçlarından biri siyonist devletin meşruiyet sorununun aşılması çabalarına hizmettir. Biz bu hususu daha önce Suriye'yle ilgili son gelişmeleri tahlil ettiğimiz yazılarımızda dile getirmiştik. Siyonist devleti himaye eden ve onun "meşru devlet" olarak tanınmasını, böylece hayatta kalmasını sağlamaya çalışan ABD'nin böylesine ciddi krizler üreterek bazı ülkelere birtakım planları dikte etmek istemesi İsrail'in ciddi "meşruiyet" sorunu yaşadığının açık göstergelerinden biri değil midir?

Harita konusu kısmen sübjektif bir konudur. Ama bunun bir de vakıayla ilgili yanı vardır. Şöyle ki, sizin elinizde bir arazinin mülkiyet hakkına dair tapu var. Ama arazinize başkaları el koymuş ve kullanıyor. Tapu mülkiyet hakkı konusundaki meşruiyeti ifade ediyor. Gasp edicilerin arazi üzerindeki hâkimiyetleri ise inkârı mümkün olmayan bir vakıadır. Vakıa realite olarak karşınızda duruyor, ama haklılığı ifade etmiyor. Haklılığı ve meşruiyeti ifade eden şey eldeki tapudur. Bazı haritalar vakıaya göre çizilir, bazıları da ilkeye, meşruiyet haklarına göre. Günümüz dünyasında vakıaya göre çizilen haritalarda İsrail'e de yer verilmiştir. Ama ilkeye, meşruiyet haklarına göre çizilen haritalarda İsrail'in zaten yeri yoktur.

İşgalci siyonist devleti "meşru" kabul etmeyen ülkelerin, bakış açılarını, anlayışlarını meşruiyet haklarına göre belirleyen oluşumların, siyasi hareketlerin ve şahısların haritalarında İsrail'in zaten yeri yoktur. Çünkü İsrail işgalci ve gasıp bir devlettir.

Bakın, bugün birçokları siyonistlerin 1967'de işgal ettiği toprakları Filistin olarak kabul eder ve İsrail'in oralardaki hâkimiyetini "işgal" olarak değerlendirirler. Bundan dolayıdır ki siyonistlerin Gazze'den çekilmelerini bütün dünya kamuoyu, hatta ABD bile onayladı. Batı Yaka ile ilgili pazarlıklarda da meseleyi az çok bilenler Filistinlilerin yanında yer almakta, onların buralarda "işgalci" olduklarını ve çekilmeleri gerektiğini dile getirmektedirler. Peki, 1948'de işgal edilmiş topraklarla 1967'de işgal edilmiş topraklar arasındaki fark nedir? Sadece işgaldeki zaman farkı. Herhangi bir beldenin diğer beldeden 19 yıl önce işgal edilmiş olması bir meşruiyet hakkı tanır mı? "Tanır" diyenler hukuk ilkelerini gözetmeyip çağdaş sömürgeci güçlerin hukuk dışı meşrulaştırma politikalarını onaylayanlardır. "Tanımaz" diyorsak, İsrail'in 1948'de işgal ettiği topraklar üzerindeki hâkimiyetini hangi "meşruiyet" ilkelerine dayandıracağız. Eğer "BM'in, Filistin topraklarını bölen 181 sayılı kararına" denirse biz de: "BM'in Filistin toprakları üzerinde bir mülkiyet hakkı mı vardı ki oranın bir bölümünü siyonist terör örgütlerine teslim etti ve bu örgütlerin 'İsrail' adıyla devlet kurmalarına imkân tanıdı?" diye sorarız.

Bugün altı milyon civarında Filistinlinin mülteci hayatı yaşıyor olması, onların ellerindeki tapular ve anahtarlar, aynen Hitler'in yahudilere karşı kullandığı tehcir metotlarıyla yurtlarından çıkarılmış olan bu insanların mülklerine el konulması için İsrail tarafından "Sahipsiz Mülkler Kanunu" çıkarılmış olması ve daha nice uygulamalar siyonist devletin meşru olmadığının en önemli delillerindendir.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Ahmet Varol'in Son 10 Yazısı
   'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
   Filistin’de Yaşananlar Yine Saptırılıyor
   İsrail, İran’a saldırabilir mi?
   Şeytanın askerleri görevde
   60. yıl etkinlikleri
   Büyük Felaketin Altmışıncı Yılı
   Lübnan olayları üzerine
   İşgalcinin azgınlığı
   Haçlılık damarları kabardı
   Kısa Notlarla
   Kosova'nın Bağımsızlığı
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.