Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Allah, Kürtlere bir peygamber gönderseydi!
Çarşamba, 28 Aralık 2005 - (12:22)
Yavuz Delal
www.beroj.com

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Genel olarak içinde yaşayarak var olduğumuz çağın mevcut siyasal, sosyal, bilimsel ve kültürel yapısı dışında; özel olarak da tek tek toplumların hatta bireylerin mevcut siyasal, sosyal, bilimsel ve kültürel yapısı dışında, dini ve din bağlamında gelişen hadiseleri algılayamaz ve eyleme dönüştüremeyiz. ‘Hayır, algılayabilir ve uygulayabiliriz’ der isek (ki genelde yapılan budur ) ciddi bir biçimde dini ve bağlamında gelişen hadiseleri birer baş belasına dönüştürürüz. Ve doğal olarak, bu algılama formu gölgesinde yapılan modernist, pozitivist eleştiriler, dinin idealize ettiği ilkelerinin ve kurmayı tasarladığı toplumsal yapının ütopik bir zihni fantezi (!) olduğu sonucunu, pozitivist olmayanların kafalarında da paralelleştirir.

Meseleyi şu biçimde formüle edebiliriz;

‘Hiçbir peygamber ve dini söylem, sosyal fenomenler dışında var değillerdir.’

Dinin negatif kabul ettiği bir mesele, sosyal olguya dönüştüğünde yani kitleselleştiğinde, dinin sahibi, o meseleyi içkin bir söylem ile yeni bir peygamber gönderir. Ve o olguyu, peygamber mücadelesinin öznesi kılar. Son peygamber Hz. Muhammed’e (a.s) kadar da durumun bu mecrada aktığı hepimizin malumudur.

Tevhide çağrının savaşı, şirktir. Şirk ise sosyal bir olgudur. Özne, şirktir.

Adalete çağrının savaşı, zûlümdür. Zûlüm ise sosyal bir olgudur. Özne, zûlümdür.

Ahlaka çağrının savaşı, fuhşiyattır. Fuhşiyat ise sosyal bir olgudur. Özne, fuhşiyattır.

Bir kavmin kurtuluşuna yapılan çağrının savaşı, inkâr içerikli aşağılama ve ayırımcılıktır. İnkâr ise sosyal bir olgudur. Özne, inkârdır.

Helal kazanca çağrının savaşı, haksız kazançtır. Haksız kazanç ise sosyal bir olgudur. Özne, haksız kazançtır…ve diğerleri.

Dini formasyona sahip herkes bilir ki;

İbrahim dendiğinide aklımıza tevhid ( tevhid peygamberi İbrahim ) gelir. İbrahim’in içinde bulunduğu toplum, ( hatta ) trajı-komik bir putperestlikte yoğunlaşmıştı.

Musa dendiğinde aklımıza Firavun’la mücadelesi ve İsrail kavmine önderlik gayreti gelir. Biz İsrail kavmini Musa ile tanırız. Musa, özel olarak İsrail kavmini, Firavun’un inkâr içerikli aşağılama ve ayırımcılık politikasından kurtarmak için görevlendirilmiştir.

İsa dendiğinde aklımıza öze dönüş mücadelesi gelir. Dini kişisel çıkarlarına kurban etmiş ve teokratik bir düzenle de bunu sağlamlaştırmış olan Yahudilere karşı ihya savaşı vermiştir.

Lut dendiğinde aklımıza cinsel sapıklık gelir. Cinsel sapıklığı kanıksayan toplumunu, bu çirkeften alıkoymaya çalışmıştır.

Şuayb dendiğinde aklımıza haksız kazanç gelir. Zira Şuayb’ın toplumu haksız kazancı meşrulaştırarak yaygınlaştırmışlardı…v.s.

Buradan yola çıkarak, ‘Eğer, Allah, bu çağda Kürt kavmine bir peygamber gönderseydi, onu ne ile görevlendirirdi ?’ sorusuna verilecek ‘ Kürt kavminin bütün sorunlarının kaynağını teşkil eden inkâr rejimine karşı mücade ile görevlendirilirdi.’ cevbı en anlamlı cevap olarak bizi aydınlatacaktır.

Dolayısıyla, Kürt kavmine uygulanan inkâr cürümüne karşı, inanan her bilinçli Kürt, peygamberi bir vazifeyle yükümlüdür. O halde, durum bu kadar açıkken Kürtler vazifelerini yapma gayretinde iken, Kürt sorunuyla ilgili yapılan frenleme eleştirilerini kayda değer bulup dikkate almaları dahi abesle iştiğâldir.

Çünkü; Kürtler’in bir Kürt sorunu yoktur. Kürt sorunu, Kürt olmayanların sorunudur. Kürtler’in sorunu kimlik ve kurtuluş sorunudur.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Yavuz Delal'in Diğer Yazıları
   Kürt Sorunu ve Kürtler'in Sorunu
   Bu ne yaman çelişkidir Allah'ım
   Düşünmek risktir, Düşünmemek ise tacirliktir
   ''Kürt sorunu ve Müslümanlar'' forumuna dair
   Kuzey Irak / Güney Kürdistan
   Türkiye İslamcılığının sözde çekinceleri
   Türkiye İslamcılığı ve Kürtler (1)
   Kürt Manifestosu - Gereklilik Denemesi
   Ümmet Söylemi ve Kürt’ler
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.