Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Nesilleri inançsız / bilgisiz bırak; sonra, ‘misyoner’lerden yakın!
Perşembe, 29 Aralık 2005 - (16:18)
Selahaddin Eş Çakırgil

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

En üst askerî yetkili, ‘Türkiye bir İslam ülkesi değildir..’ diyecek ve elindeki silah dolayısiyle kimse, ona, onun uslûbuyla bir ‘Hizaya gel!..’ çekemiyecek!.. Ve o da, ‘O halde, çatışmalarda ölen askerleri niye, (şehid) gibi tamamiyle İslam’a aid olan ve başka inanç sistemlerinde bulunmayan bir terimle sarıp sarmalıyorsunuz?’  şeklindeki mâkûl sözleri de duymazlıktan gelecek.. Çünkü, İslam için değil, ‘resmî ideoloji için ölecek daha başka askerler’e de ihtiyaç var..

1930’larda, kimbilir hangi entrikalar için hazırlanmış olan ve mahiyeti hâlâ da açıkça ortaya konulmamış olan bir cinayetin her yıl olduğu gibi, 75. yıldönümü dolayısiyle de geçen hafta yayınlanan resmî mesajlara bir göz atınız.. C. Başkanı’ndan Gen. Kur. Başkanı’na ve bir takım resmî kuruluşların başkanlarına varıncaya kadar nice laik çevrelerce yapılan ve millete ‘gözdağı’ vermek isteyen ve sosyal atmosfere ‘kan kokusu’ salmaya yönelik ‘hemoglobinli’ beyanların muhtevasını düşündünüz mü hiç? Tıpkı, siyonist yahudilerin, ‘Hitler Almanyası’  tarafından öldürülen yahudilerin sayısı hakkında, ‘Yahu, o zaman bütün Avrupa’daki yahudilerin sayısı 6 milyon değildi.. Bunu araştıralım..’ diyenlerin üzerine, ‘Biz 6 milyon dediysek, o öyle kabul edilmelidir, tartışılamaz.. Bizim iddiamız, tartışmasız kabul edilmesi gereken bir tarihî gerçektir, üzerinde tarihî bir araştırma açılmasının istenmesi bile ırkçılık olur, anti-semitizm (yahudi düşmanlığı) olur..’ diye çullanılması örneğinde olduğu gibi; ‘Menemen Hadisesi’ üzerinde bile, hâlâ da bir tarafsız tarihî araştırma yapılmasına müsaade edilmez. Hele, ‘esrar çeken dervişler güruhu’ diye nitelenip, ‘kaatillik’le suçlanarak idâm edilen düzinelerce insanın arasına bir de ‘yahudi tüccar’ın eklenmesinin izahı ise, hiç yapılamaz.. 

Mehmedçik’ isim ve nitelemesi, -Hz. Peygamber’(S)’in takibçisi mânâsında- ‘minik- küçük Muhammed’ şeklindeki bir isimlendirmeden gelir..’ şeklinde bir açıklamaya yapan Başbakan’a karşı, bir em. org., ‘Mehmedçik, İslam’ın askeri değildir; mehmedçik, Muhammed’in değil, Atatürk’ün askeridir..’ diye dikleşmesindeki edâyı da iyi değerlendirmek gerekir.. Ya, bir diğer em. org. Tolon’un, milletin parasıyla beslendiği bunca yıl sonra, milletin inançlarına saldırı teşkil edecek şekildeki beyanlarla sivil laik odaklar nezdinde yer tutmaya çalışmasına ne demeli? Gen. Kur. Başk.lığı, bu em. generallerin beyanlarından da sorumlu değil midir? Bu konuda niye susar? (Ki, emekli askerlerin herbirisi ve hele em. generaller emekliliklerinde bile askerî disipline riayetle mükellef olacak şekilde organize edilmişlerdir ve onların açıklamaları, kamuoyuna, asker’in gayriresmî görüşü olarak yansıtılır ve amma, bir problem olursa, kendi adlarına yapılmış gibi gösterilir. Bu bilinmiyor sanılmaya..)

AB-Türkiye Karma Parlamento EşBaşk. Hollanda’lı parlamenter Joost Lagendijk’in bir süre önce TSK hakkında bazı eleştirilerde bulunması üzerine, (O. Pamuk mes’elesinde de ön plana çıkan) aynı avukatın, bir fahrî savcı edâsıyla yaptığı suç duyurusu, sözkonusu kişi hakkında soruşturma açılmasıyla sonuçlanmış.. Ben, milletin hayatı, haysiyeti ve şerefi üzerinde bu kadar hassasiyet gösteren o avukat arkadaşın, aynı hassasiyeti, işbu muvazzaf veya emekli TSK mensubları için de gösterip göstermediğini ve suç duyurusunda bulunup bulunmadığını merak ediyorum..

Ve bugünlerde yeni bir moda.. Miladî yılbaşı eşiğinde, özellikle de laik çevrelerce Noel çılgınlıklarına hazırlıklar sürerken, bir taraftan da, bazı çevrelerde, yükselen ‘gençlerimiz kiliselere gidiyorlar, misyonerlerin eline düşüyorlar..’ çığlıklarına dikkat ediyor muyuz?

Milletimiz asıl bu entrika ile oyuna getirilmek isteniyor.. Bir taraftan, milletin inancına saldırılar yapılıyor; diğer taraftan da, sanki milletin inancının koruması yapılıyormuş gibi bir rol üstleniliyor..

Misyonerlerin etkisinde kalanların, iddia ediyorum, yüzde 90’ından fazlası, İslam inancından hiç bir haberi olmayan, inançsız, kalbleri tam-takır bırakılmış kimseler..

Tevfik Fikret, İslam’a, Kur’an’a ve hatta Allah inancına karşı şiirler yazmaya başlayıp, iyice ‘ateist’leştikten sonra, oğlu Hâlûk nasıl olabilirdi? Nitekim, babasının ölümünden sonra gittiği Amerika’da, yoğun bir ‘dinî hayat’la karşılaşınca şaşırmış ve ‘dinsiz’ olarak yaşanamıyacağını anlayıp, babasından bir gömlek üstün, hiç değilse hristiyan ve hattâ, papaz bile olmuştu. Bugün misyonerlerin eline düşenlerin büyük ekseriyeti de  yeni ‘Hâlûk’lar.. Çoğu, ya, her türlü inanç telkın ve eğitimine karşı iğreti bakmaları sağlanmış laik, veya kendilerini Hz. Ali’yi sevmekte diğer Müslümanlardan çok daha ilerde gördükleri için ‘alevî’ sıfatını alan ve amma, genelde aynı laiklik çölünde; İslam’a karşı, tam bir bilgisizlik, kültürsüzlük ve hattâ düşmanlık çölünde yetişen ‘zamâne Hâlûk’ları’..

Ben, az-biraz İslam inancıyla ve, ‘tevhîd akıdesi’yle tanışanlar arasından da, daha sonra -farazâ- ‘ateist’ insanlar çıksa bile, misyonerlerin etki alanına samimîyetle girebilecek kimselerin olabileceğine zerre kadar ihtimal vermiyorum.. Ama, kalbleri bomboş bırakılmış genç nesillerin, ‘iman’ diye, çürük dallara tutunmasında yadırganacak bir durum yoktur..

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Selahaddin Eş Çakırgil'in Son 10 Yazısı
   Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
   Allah’ın diniyle savaşta olanların, o dinin terimlerinden istifade kurnazlığı..
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   Kalblere hükmedilemiyeceğini hâlâ anlamıyan zavallılar..
   Emperyalizm, Lübnan’da yenilmeye mahkûmdur!
   ''Kutsal'' karşıtları, sahiden de ''dua''sız mı?
   ‘Kişilere tapma hastalığı’, başka nasıl olur ki?
   Kosova, bir çetin 'devlet' yolculuğuna çıkarken..
   -Zulm, şirk ve küfrün hâkim olduğu-; ’Her yer Kerbelâ, her gün Âşûrâ..’
   ‘Modern klanlık / kabilecilik’ anlayışının çizgisinde..
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.