Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Sadece İran ve Suriye değil, bütün Ortadoğu hedefte
Perşembe, 05 Ocak 2006 - (13:41)
Selahaddin Eş Çakırgil

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

6 asırlık Osmanlı’nın tarih sahnesinden tamamen bertaraf edilmesi, Batı dünyasının eski bir rüyasının eksi bir rüyasıydı ki, ‘I. Dünya Savaşı’ndan ağır şekilde yenik çıkması, bu sonucu sağladı. Ünlü ing. tarihçi/ filozofu Arnold Toynbee, 1699’da imzalanan (ve Osmanlı’nın, Batılı’lar karşısında ilk toprak kaybına uğramayı kabullendiği) ‘Karlofça Andlaşması’yla Osmanlı’nın boğazına bir kemend takıldığını, ancak, bunun sıkılabilmesi için, 2 asırdan fazla bir zaman beklemek zorunda kalındığını’ söyler..

O çöküş sonrasında, bölgeyi işgal eden güçlerin yaptığı düzenlemede, her ne kadar, Fransa ve - USA Başkanı Wilson tarafından teklif edildiği için, ‘Wilson Prensipleri’ denilen çerçeve ile- Amerika da etkili olduysa bile, asıl güç, İngiliz emperyalizmi idi.. Ve galib ve işgalci güçlerin, Osmanlı’nın enkazı üzerinde, hattâ hiçbir tarihî gerçek veya gerekçeye de dayanmaksızın, keyiflerince, gelişi-güzel çizdiği sınırlar içinde oluşturulan ülkelerin başına da, kendi kuklalarını, kendilerine boyun eğecek ve hoşlarına gidecek ve Batı’ya, gelecekte müşkülat çıkarmıyacak ve askerî işgali, kültürel derinlikli şekilde sürdürmeye de vesile olacak rejimler ve yönetici kadrolar oturtmaları; ve onların dudaklarına, ‘kutsal’lığa sarmalanan ‘ulusal bağımsızlık, ulusal bayraklar, ulusal marşlar, ulusal başkentler ve dokunulamaz şefler vs.’ gibi birer parmak bal sürme yi de ihmal etmemeleri, o yapıyı, 80 yıla yakın zamandır ayakta tutmaya etkili oldu.. O yapıdaki en önemli değişiklik,‘siyonist’ler  için, 1948’de Filistin’de, ‘İsrail’ adında bir yahudi düzeninin, gasb üzerine kurulması oldu..

Ancak, 1920’lerdeki o düzenleme, USA emperyalizminin bugünkü ihtiyaçlarını  karşılayamıyor. Bu yüzden, Saddam’ı, ‘İslamî’ İran üzerine saldırtan USA emperyalizmi, 8 yıl süren o kanlı savaştan sonuç elde edemeyince, bu kez de Saddam’ı, ‘Kuveyt’i işgal’e özendirdi ve ardından da, sahneye ‘Kuveyt’in kurtarıcısı’ olarak çıktı. ‘1991 Irak-Amerika Savaşı’nın sonrasında ortaya atılan ‘Yeni Dünya Düzeni’ anlayışı, işte o entrikaların acı meyvesiydi..

Ve amma, USA emperyalizminin,  kendi içinde uğradığı ‘11 Eylûl 2001 Saldırıları’nın şokunu atlatabilmek ve yeni iç saldırılardan kendisini kurtarmak için, dikkatleri dışarıdaki bir ‘düşman’a yöneltmek ve oluşturmaya mecbur kaldığı yeni bir ‘Soğuk Savaş’ için ‘İslam korkusu’nu ortaya atması, bu yeni dünya düzeninin de hedefini ve mihverini oluşturuyordu.

Afganistan ve Irak işgalleri, bunun sonucuydu..

Ancak, USA emperyalizmi, işgal ettiği bu ülkelerde, İngilizlerin 80 yıl önceki kukla rejim ve yöneticiler oluşturmak siyasetiyle yetinmeyip, bir ‘global dünya düzeni’ için; önce, İslam dünyasını tamamiyle etkisizleştirmeyi gerekli görüyor..

Geçen Şubat ortasında, Lübnan’ın eski başbakanı Refîq Harirî’nin ‘uzaktan kumandalı güçlü bir patlamayla havaya uçurulması’ işte bu yeni ‘uzaktan kumandalı siyaset’ler için uygun bir zemin oluşturması, bu açıdan önemli; yoksa, Amerika’nın ‘Harirî’ye âşık oluşu yüzünden değil.. O bir kukla idi, sadece..  Suudî’ler, Saddam ve Hâfız Esed’e, nice Ortadoğu diktatörlerinin servetlerinin de ‘emanet’çisi.. Onmilyarlarca dolarlık bir servetinin olduğu biliniyordu. (Oğlu da, Türk- Telecom’u o servetle aldı..)

‘Harirî Suikasdi’nin, Suriye üzerine yıkılmaya çalışıldığı ve Detliv Mehlis isimli bir savcının Birleşmiş Milletler adına hazırladığı raporun yayınlandığı bir sırada; Suriye Devlet Başk. Yardımcılığı’ndan 7 önce uzaklaş(tırıl)an (sünnî kökenli) Abdulhalîm Khaddâm’ın, dün, ‘özgürlükçü’ bir poza bürünerek ve Harirî’yi, Beşşâr Esed’in, ‘karşıma çıkanı ezer geçerim..’ diye  öldürttüğünü’ ileri sürmesi ilginç.. Anlaşılıyor ki, Amerika’ya dayanarak iktidara yeniden tırmanma denemesi yapıyor. Halbuki, (nusayri) Hâfız Esed’in 30 yıllık diktatörlüğünde, uzuuun yıllar ‘2. kişi’ olarak, o diktatörlüğün ortak sorumlusu ve (oğul) Esed’in, ölen babasının yerine geçmesinde de etkili olmuştur.

Öte yandan, İİC’nin yeni c.başkanı Mahmûd Ahmedînejad’ın, İsrail ve Batı emperyalizmi karşıtı sert ve net söylemler de bu gelişmelerin tuzu-biberi..

İşte böyle bir dönemde, büyük çapta ‘siyonist yahudi’ kaynaklarının etkisinde olan uluslararası medya, ‘Amerika’nın, önümüzdeki aylarda İran ve Suriye’ye saldıracağı’na ve Türkiye’den de, bu konuda yardımcı olmasının istendiğine dair haber /yorum ve iddialara daha bir ağırlık veriyor.

Irak ve Afganistan’ı askerî işgali altında bulunduran bir USA emperyalizminin, gerçekte, Türkiye’deki üslere ve TSK’ya hiç de bir ihtiyacı yokken, Türkiye’yi de devreye sokmaya çalışması, bu şeytanî entrikanın bütün Ortadoğu’yu içine alması ve yeni Ortadoğu düzenlemesinin, Amerikanı’nın tam istediği şekilde düzenlenebilmesi içindir. Ancak, bundan dolayı, tam bir ümidsizliğe kapılmaya da gerek yoktur.. Çünkü, ‘Ve mekerû, ve mekerallah.. Vallahu, khayr’ul mâkiriyn..(Onlar bir tuzak kuruyorlar.. Allah da bir tuzak hazırlıyor.. Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır.) (Âl-i Imrân,54)

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Selahaddin Eş Çakırgil'in Son 10 Yazısı
   Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
   Allah’ın diniyle savaşta olanların, o dinin terimlerinden istifade kurnazlığı..
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   Kalblere hükmedilemiyeceğini hâlâ anlamıyan zavallılar..
   Emperyalizm, Lübnan’da yenilmeye mahkûmdur!
   ''Kutsal'' karşıtları, sahiden de ''dua''sız mı?
   ‘Kişilere tapma hastalığı’, başka nasıl olur ki?
   Kosova, bir çetin 'devlet' yolculuğuna çıkarken..
   -Zulm, şirk ve küfrün hâkim olduğu-; ’Her yer Kerbelâ, her gün Âşûrâ..’
   ‘Modern klanlık / kabilecilik’ anlayışının çizgisinde..
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.