Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Şeytanî güçleri küçümsemeden ve herşeye ‘kaadir’ de görmeden!
Pazartesi, 16 Ocak 2006 - (14:22)
Selahaddin Eş Çakırgil

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Okuyucularla görüşme ve yazışmalardan, paylaşılmasında fayda gördüğüm özetlemelerle bir diğer ‘Pazar Hasbihali’ne selâmla başlıyorum..


-İsmail Kehribar yazıyor: ‘6/7 Ocak gecesi, Kanal 7’deki bir Ortadoğu’nun geleceği üzerindeki bir tartışma proğramında ilginç laflar edildi.. Hele ‘H. Mahallî’ isimli gazetecinin sözleri.. Bu kişi, Amerika’nın, ‘Irak’ın nüfusu, şiî ekseriyetli olduğu için İran’ın eline bırakmak’ planı taşıdığını; ‘İran- Amerika düşmanlığının bir görüntü olduğunu’ ileri sürdü.. Dahası, Mısır’daki son seçimlerde, 100 kadar sandalye kazanarak, parlamentonun üçte birini eline geçiren ‘Müslüman Kardeşler’i de Amerika’nın kazandırttığını söyledi!. Yani, Ortadoğu’da her ne olursa, Amerikan eliyle oluyormuş gibi.. O zaman, ‘Bu gibi kafa karıştırıcı sözleri de Amerika söyletiyor..’ mu diyelim, yani.. Bu kişinin söylediklerine ne dersiniz?’

‘*--O proğramın son bölümünü ben de izledim..  Ana dili arabça olan (Suriye’li) bir gazeteci olması hasebiyle ‘Ortadoğu’yu en iyi kendisinin bildiği’ havasını hep hissettiren bu arkadaşın, ‘Sezer ve Erdoğan’la Beşşâr Esed’ arasında geçtiğini ileri sürdüğü ve çok ‘özel’ ve gerçekten cereyan etmişse, ancak ‘latîfe’den öte bir mânâsı olmaması gereken ‘İsrail ile, siz benim adıma barış andlaşması yapın, kabul edeyim!’ dediğine dair bir iddiayı gerçek gibi nakletmesi, konulara yaklaşımını göstermeye yeter.

Yarım asırdır, birbirine hep soğuk davranmış ve ancak iki-üç yıldır yumuşayan Türkiye ve Suriye gibi iki ülkenin liderlerinin konulara böylesi bir ‘ahbab çavuşlar’ mantığıyla yaklaşabileceklerini düşünmek bile safdillik olur..

Bu arkadaşın öteki iddiaları da farklı değil.. Amerika’yı adeta ‘kaadir-i mutlak’ gibi, her şeyi planlayan, yapan/yaptırabilen bir güç gibi gö(ste)rmek, ‘En iyisi, teslim olmak..’ gibi bir zihnî çağrışımı beraberinde getirmez mi?

Her şeyi temelde, ‘komplo’ teorisiyle izaha kalkışanların kendileri de, komplonun bir parçası durumuna düşebilirler..’

-Eşref Kanu (eski bir yazımı yeni okumuş olmalı ki) şöyle yazıyor: ‘…Aslan Mashadov’dan, ‘Kafkas Kartalı Şeyh Şâmil’le sembolleşen şehidler kafilesine katıldı..’ diye bahsetmişsiniz. Fakat, Şeyh Şâmil, kimin gözünde kahramandır? ‘Kafkas Kartalı’ olmak için ne yapmıştır? (…) sonuçta teslim olmustur. (…) Onun ‘kartal’ mı, ‘serçe’ mi  olduğuna, artık, siz karar verin.’

*--Şeyh Şâmil hakkında böylesine bir küçültücü yazı yazdığınıza göre, niyet okumak gibi olaca;  amma, sanırım, ailenizin kökleri ile O’nun arasında bir problem yaşanmış olsa gerek.. Öyle bir şey olsa bile, bu sizi, bir ‘mücahid müslüman’ hakkında böyle yanlışlara sürüklemesin derim.. Bu arada, Şeyh Şâmil hakkındaki kanaatlerimin hamâsî duygularla oluşmadığını da belirtmek isterim. Onun 30 yılı aşan çetin mücadeleleri içinde, bir takım iç problemler yaşaması da tabiîdir; ‘Hacı Murâd’ konusunda olduğu gibi..  Ama, O’nun esir düşmesi bir leke değildir.. Esarette iken, Rus Çarı’nın kendisine Hacc’a gitmesi için izin vermesi ve Hacc mekanlarında vefat etmesi, onun inancı uğrunda dünya hayatından geçmiş bir kahraman olmasına engel mi teşkil eder?’

*Suheyl Ormancı yazıyor:Sharon’un fizikî bakımdan ölmüş gibi bir noktaya gelmiş olması, bazılarında sevinç uyandırdı, Bush ve benzerlerinde de üzüntü.. Bazıları da hiç oralı bile olmadılar.. Siz hangi gruptasınız?’

‘*--Kötü kişilerin ölmesiyle kötülük sona ermez, iyi kişilerin ölmesiyle de iyiliğin ölmediği gibi.. Ölen, fizikî bedenelerdir; zihniyetler ise yaşamaya devam eder.. Nemrud, Fir’avunlar, Ebû Leheb ve Ebû Cehl’ler ölüp gittiler, ama, zihniyetleri yaşıyor.. İyiliğin en üst sembolleri olan Enbiyaullah’ın çizgisinin de yaşadığı gibi.. Filistin Mes’elesi de, şahıslara bağlı değildi; işgal ve gasb bütünüyle sona erdirilmedikçe,devam eder..

Sharon’un ölümle, hasta yatağında karşılaşmamasını isterdim. Bir kaniçici/ barbar kişiye gözyaşı dökecek değilim..  Ona ağlayan Bush, onu ‘barış ve cesaret sembolü’ olarak nitelemiş.. Kendisini tarif ediyor, Bush oğlu Bush..’ 

-Sinan … yazıyor:Vakit okuruyum ve Eyub’de gazete bâyiiyim.. Hiç siyaset yaptınız mı ve AK Parti sizce nasıl? ‘Vakit’ ekibini yürekten kutluyorum..’

‘*--Siyasetten maksad, siyasî partiler içinde yer almak ise, hiç bir partinin içinde olmadım.. Ama, siyaset, kişinin,  dünyaya inandığı değerlere göre bir yön verme çabası ise, bir müslüman olarak,  hep siyaset içindeyim, denilebilir.

Bana değil, benim doğru olduğuna inandığım değerlere, hizmet edebilen her kim olursa, hayırlı hizmetlerinde destek verir, değerlendirmemi de, mevcud imkan ve şartları da gözönünde bulundurarak yaparım.. (Yanlış anlaşılmaması için bilhassa ekleyeyim, politik mânâda siyaset yapmak istesem, bu, hukûken bile mümkün değil.. Ve siyasî-resmî kişi, parti ve makamlardan hiçbir talebim, beklentim ve şahsî menfaatim de yoktur..)

Vakit’e övgülerinize gelince.. Bir hizmete vesile olabiliyorsak, hamdederiz.’

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Selahaddin Eş Çakırgil'in Son 10 Yazısı
   Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
   Allah’ın diniyle savaşta olanların, o dinin terimlerinden istifade kurnazlığı..
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   Kalblere hükmedilemiyeceğini hâlâ anlamıyan zavallılar..
   Emperyalizm, Lübnan’da yenilmeye mahkûmdur!
   ''Kutsal'' karşıtları, sahiden de ''dua''sız mı?
   ‘Kişilere tapma hastalığı’, başka nasıl olur ki?
   Kosova, bir çetin 'devlet' yolculuğuna çıkarken..
   -Zulm, şirk ve küfrün hâkim olduğu-; ’Her yer Kerbelâ, her gün Âşûrâ..’
   ‘Modern klanlık / kabilecilik’ anlayışının çizgisinde..
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.