Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Hacc mekanlarına, Müslümanların şerefine uygun bir statü, bu rejimlerle mi?
Pazartesi, 30 Ocak 2006 - (12:44)
Selahaddin Eş Çakırgil

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Pazar günleri, okuyucularla yazışma ve görüşmelerden özetlemelerle yaptığımız bir diğer ‘Hasbihal’e selamla başlıyorum:


Eşref Budan yazıyor: ‘Hacc mekanlarındaki facialarla ilgili yazınız güzel de, düzenleme için bir örnek olarak, New York’daki ‘Birleşmiş Milletler’in faaliyetleri ve sınırları içinde Amerikan Hükûmeti’nin hiçbir tasarruf yetkisinin olmadığını’ söz etmeniz, talihsiz bir yaklaşım.. Bilirsiniz ki, BM , Amerika’nın elinde bir oyuncaktır..  Allah akıl versin..’   

‘*--Bana Allah’tan akıl dilemeniz için teşekkürler.. Yazımda, 'BM'nin  faaliyet alanı ve belirlenen sınırları içinde, Amerikan hükûmetinin müdahale yetkisinin -teorik olarak- olmadığı' şeklindeki hukukî çerçeveyi hatırlattım. Nitekim, Kuba lideri Kastro da, Venezuella C. başkanı Hugo Chavez de, İslamî İran C. Başkanı Ahmedînejad da, bir Amerikan şehri olan New York'a gidip, BM'de hatta B. Amerika aleyhindeki görüşlerini en sert şekilde dile getirebiliyorlar ve Amerika'nın buna müdahale hakkı yok.. (Elbette bunun istisnası da olmadı değil.. 1974’de, BM Genel Kurulu'na dâvet edilen Yâsir Arafat’a, Amerika, -onu o zamanlar terörist olarak nitelediğinden- vize vermedi ve BM de Genel Kurul toplantısını New York'dan Cenevre’ye kaydırdı ve bir daha da Amerika bu gibi bir engellemeye kalkışmadı.) Ancak, Amerikan emperyalizmi, BM’yi, USA Dışbakanlığı'nın bir masası halinde çalıştırmaktan el çekmemiştir. Ben hukukî statüden söz ettim. Maksadım, Hacc mekanlarında yapılabilecek bir düzenlemenin ütopik, hayalci olmadığına dair, günümüz dünyasından, bir örnek göstermekti..’  

Özay Aslan yazıyor: ‘Hacc’daki son facia üzerine, bu kutsal mekanların hukukî statüsünün yeniden tanzim edilmesine dair yazınız için teşekkür.. Sizin teklifleriniz üzerine ben de şu ek düşüncelerimi iletmek istiyorum:

1. Hacc’da her yıl yaşanan bu facialara karşı Hacc organizasyonu yapan kuruluşlar, İslam ülkeleri çapında, bir ortak platform oluşturarak, taleb ve itirazlarını ortaya koymalıdırlar..  

2. Müslümanlar sivil toplum örgütlenmelerine ağırlık vermelidir. Çünkü, hangi güç odaklarına bağlı oldukları bilinen rejimlerden çözüm gelmez..

‘*--Tekliflerinizi özetlemeye çalıştım, teşekkürmler... Almanya’da, vatandaş olmak isteyen yabancılara uygulanan ‘Vicdan testi’yle ilgili değerlendirmenize ise, inşaallah gelecek hafta değinelim..’

(turaneli38@.........) yazıyor:Aynı dine mensubuz.. Fakat, gazeteniz bize karşı haber ve yorumlarında çarpık laflar ediyor. Ne mutlu, türküm diyene!’

‘*--Bazı eğilimlerin eleştiri konusu olmasından -hakaret olmadıkça,- alınmamak gerekir.. Eleştirenler yanılıyorsa, onlara doğruyu anlatırsınız; siz yanılıyorsanız, kendinizi düzeltmeye çalışırsınız. İnsanlar arasında kavim ve, soy-soplarından dolayı bir üstünlük-aşağılık olamıyacağını söylemek mi, çarpıklıktır? Bakınız, Kurban Bayramı günlerini yeni geride bırakıyoruz..

Müslümanlar (qurbe-t-en lillah), yani Allah'a yakın olduklarının işaretini vermek için kurban keserler; o şuûr içinde kurban kesmek zorundadırlar.. Allah'a yakın olmak ise, Hz. İbrahîm'in bile tâbi tutulduğu imtihandır.. Aklını, kalbini, sevgi ve nefretlerini Allah'ın dinine göre şekillendirmek imtihanı.. Hz. İbrahîm, oğlu İsmail'inin sevgisinin kendisini Allah’tan uzaklaştırmaması için de, o ‘kurban’ imtihanına tâbi tutulmuştur. Bizlerin de kendi İsmail’lerimizi belirlememiz gerekir.. İslam, insanlar arasında, fazîlet ve taqvâ dışında; kavim, renk, ırk, dil, sosyal mevkı’ veya yaşadığı coğrafya vs. göre bir ayırım yapmaz. Hacc, bu mânayı da fiilî olarak hatırlatmakta ve yaşatmaktadır müslümanlara. Mensub olduğumuz kavimlerle değil, taşıdığımız değerlerle öğünebiliriz.’

Erkan Erdem yazıyor: Celaleddin Rûmî ile ilgili yazınız için, Allah 

ecrinizi artırsın. Ancak siz de mayınlı arazide yürümekten korkmuş gibisiniz. Oysa, bizlere örnek olan ‘Allah elçileri’ bu tip yollarda yürüdüler.’

‘*--Sözkonusu yazıda da, konunun hassasiyetine işaret edilmeye çalışılmıştır.’

Muslim Gündüz @........ yazıyor: 'Men bende-i Kur'anem, eger cân dârem..’ diye başlayan beyt, Rûmî’ye aid değildir.. Ayrıca, Prof. M. Bayram’ın Rûmî hakkında yazdıklarından bir bölümü gönderiyorum size..’ 

‘*--Prof. Bayram’ın o konudaki iddialarının uzuuun bir geçmişi vardır. Ancak, objektifliği şüphelidir.. Çünkü duygularını da katıyor, konuya.. Kaldı ki, Rûmî, şer’î ölçüler koyan bir önder değildir.. Çok ârifâne olduğu gibi, çok 'âvamî’ sözler de söylemiştir. Sözlerinden hikmet parıltısı olanları alır, diğerlerini bırakırız. 'Men bende-i Kur'anem..'  diye başlayan beytin Rûmi’ye aid olmadığı iddiaları da eskidir. Ama, onun düşünce yapısına aykırı değildir..’

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Selahaddin Eş Çakırgil'in Son 10 Yazısı
   Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
   Allah’ın diniyle savaşta olanların, o dinin terimlerinden istifade kurnazlığı..
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   Kalblere hükmedilemiyeceğini hâlâ anlamıyan zavallılar..
   Emperyalizm, Lübnan’da yenilmeye mahkûmdur!
   ''Kutsal'' karşıtları, sahiden de ''dua''sız mı?
   ‘Kişilere tapma hastalığı’, başka nasıl olur ki?
   Kosova, bir çetin 'devlet' yolculuğuna çıkarken..
   -Zulm, şirk ve küfrün hâkim olduğu-; ’Her yer Kerbelâ, her gün Âşûrâ..’
   ‘Modern klanlık / kabilecilik’ anlayışının çizgisinde..
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.