Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Bush Efendi, ‘demokrasi’ diyordun; al sana, demokrasi!
Pazartesi, 30 Ocak 2006 - (12:58)
Selahaddin Eş Çakırgil

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Amerikan emperyalizminin İslamî İran’a saldırmaya hazırlandığı ve siyonist İsrail rejiminin de, İslamî İran’a bir baskın  düzenleyebileceğine dair ihtimaller dünya gündeminde canlı tutulmaya çalışılırken; İslamî İran makamlarının İsrail rejimine çektiği ihtar, uykularını kaçıracak cinsten.. Çünkü, İİC Sav. Bak. Muhammed Neccâr, ‘İsrail’in İran’a saldırmak gibi bir çılgınlık yapması halinde; İsrail’i, Sharon’unki gibi uzuuun bir koma durumuna sokarız!.’ demekte.. Bu zehir-zemberek sözler, Saddam’ın tehdidleri gibi havada kalır mı, yoksa yabana atılmaması mı gerekir, o, tehdidi alan tarafın bileceği iştir.. Çünkü, bu tehdidin devamında, ‘Böyle bir saldırı halinde, İran’ın müdâfilerinin devreye gireceğinden de sözediliyor ki; bundan, İran coğrafyası dışındaki savunma güçleri de anlaşılabilir. Yani, nasıl ki, siyonist yahudiler, müslüman dünyaya karşı bir ‘uluslararası geniş cebhe stratejisi geliştirmişse; aynı stratejiyle karşılık görebilir. Bunun mânâsı, siyonistlerce iyi hesab edilmelidir.

Bu arada, B. Amerika, 100 yılı aşkın bir zamandır en yakın ‘arka bahçesi’ saydığı Latin Amerika’da, Kastro ve Chavez’den sonra, Brezilya’da Lula’nın, Bolivya’da Morales’in ve son olarak da Şili’de Amerikan karşıtı Michelle Bachelet‘nin zaferleriyle, ‘demokratik’ sopalar yedi. Önümüzdeki Nisan’da da, Meksika seçimlerinde bir diğer ‘Amerikan karşıtı’ sosyal gücün siyasî iktidara gelmesine kesini gözüyle bakılıyor. Yani, Amerika’nın dünyaya, en güçlü sosyal silahı olarak gösterdiği ‘demokrasinin ‘geri tepmeli’ olduğu da görülüyor.   

Müslüman coğrafya da ise.. Afganistan seçimlerinde, ‘Loye Corke’nin (Meclis’in) yüzde 60 kadarının eski mücahid komutanlarından oluşması şaşırtırken; bunu ‘İkhvan’ul Muslimîyn (Müslüman Kardeşler) Teşkilatının, Mısır seçimlerinde, Meclis’in üçte birini eline geçirmesi ve onu da, Irak seçimlerinde ortaya çıkan tablo takib etti..

USA emperyalizmi, henüz, Irak seçimleri sonunda çıkan tabloyu nasıl kendi lehine çevirebileceğinin entrikalarını hazırlamaktayken..

25 Ocak günü yapılan Filistin seçimlerinde de, -Arafat’ın elinde gelişip büyüyen 40 küsur yıllık- el’Feth’in safdışı olması ve ‘Hareket-ul’Muqavemet-ul’İslamiyye’ (İslamî Direniş Hareketi)HAMAS’ın, beklenenin çok üstünde oy alarak, 132 sandalyeli Filistin Meclisi’nden 76’sını kazanması, bir diğer darbe oldu, USA+İsrail emperyalizmine..

‘Demokrasi’ mi diyordunuz, buyrunuz! Ancaaak, USA Başkanı Bush’un tepkisi, çok ilginç.. O, Filistin lideri ‘Mahmud Abbas'ın ve El-Feth Hükûmeti’nin işbaşında kalmasını, İsrail'in varlığını tanımayan Filistinlilerle anlaşma yapılmayacağını’ tekrarladı. Halk sizin dikte ettiğiniz kişi veya proğramları kabul etmezse, o seçim, ‘demokratik’ olmaz ve onu silahla sindirmek hakkınız doğar, öyle mi? Yani, ‘Global 28 Şubat zorbalığı’!

‘Demokrasi, gerektiğinde diktatörlüktür!.’ diye boşuna denilmemiş..  

Bu sözleri söyleyenler kim? Bir elinde silah, öteki elinde demokrasi flaması olan Amerika değil mi? Siyonist İsrail rejiminin de bütün ömrünün zorbalık ve silahlı haydutluk eylemleri halinde geçtiğini bilmeyen var mı? 

Evet, Amerikan emperyalizmi, elinde sopa, halkları ‘demokrasi’ adına da gütmeye çalışırken, kendilerinin güdülmek istenmesine karşı çıkmak isteyen halklar, kendilerine gösterilen ‘demokrasi flamasının sopası’nı ters çevirerek kendilerini savunmaya başladılar.. Yani, USA emperyalizmi, yağmurdan kaçarken, doluya ve hattâ kasırgaya tutuldu..

Emperyalist güçler, sanıyorlar ki, -zayıf ve güçsüz kalmış/ bırakılmış- ‘halklara bir elimizle havuç, bir elimizle de sopa gösterip, ‘hangisini istersiniz..’ dersek, mecburen havuça uzanacaklardır. ‘Biz de böylece o halkları ‘adam ederiz..Evet, böyle sanıyorlar.. Ama, kendi insanlık hak ve haysiyetlerini, düşünen ve güdülmeyi kendileri için kaçınılmaz bir kader olarak kabullenmeyen kitleler, uyanış tepkilerini artık, daha bir yükseltiyorlar..

Bunun bir örneği de; Kuveyt’deki değişiklik!

Kuveyt, son iki hafta içinde Es’Sabah Khanedanı’nda üç ‘Emîr’ değişikliğini yaşadı.. (Bu üç Emîr’den birincisi, Câbir el’Ahmed es’Sabah öldü; yerine geçen ‘Sa’d el’Abdullah es’Salim es’Sabah, bir hafta sonra azledildi, yine ‘es’Sabah’ ailesinden başbakan, Sabah el’Ahmed el’Cabir es’Sabah’ Emîr olarak taht’a çıkıverdi..) Bu azl değişikliğinin, Suûd meliki Abdullah’ın baskısıyla gerçekleştiği ileri sürülüyor. Çünkü, Kral Abdullah, ‘Amerika’ya çok yakın durmanın, Ortadoğu’daki saltanat rejimleri için tehlikeli olduğu’ konusunda Amerika’lıları bile ikna etmiş gözüküyor. Ancak, bu değişiklik, asıl, bir çok taşların yerinden oynadığını göstermesi bakımından ilginç.. ‘Kuveyt’ deyip geçilmemeli.. Hatırlayalım ki, Saddam, Ağustos-1990’da Kuveyt’i işgal ve ilhak ettikten sonra; USA emperyalizmi de, Ortadoğu’yu yeniden tanzim etmek için, Kuveyt’i kurtarmak ve demokrasi adına, 1991 ve 2003 savaşlarına girmişti.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Selahaddin Eş Çakırgil'in Son 10 Yazısı
   Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
   Allah’ın diniyle savaşta olanların, o dinin terimlerinden istifade kurnazlığı..
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   Kalblere hükmedilemiyeceğini hâlâ anlamıyan zavallılar..
   Emperyalizm, Lübnan’da yenilmeye mahkûmdur!
   ''Kutsal'' karşıtları, sahiden de ''dua''sız mı?
   ‘Kişilere tapma hastalığı’, başka nasıl olur ki?
   Kosova, bir çetin 'devlet' yolculuğuna çıkarken..
   -Zulm, şirk ve küfrün hâkim olduğu-; ’Her yer Kerbelâ, her gün Âşûrâ..’
   ‘Modern klanlık / kabilecilik’ anlayışının çizgisinde..
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.