Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
HAMAS: Savaş istemiyoruz, lakin; gelirse, kaçmayız da!
Çarşamba, 01 Şubat 2006 - (18:38)
Selahaddin Eş Çakırgil

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Filistin Müslümanları, hele de son 60 yıldır ateşin içinde daha bir kavrulurken,

‘Önce hazırlık yapıp, sonra savaşalım’ ile, ‘ateşin içinde, kavrula-kavrula, hazır olacağız. görüşleri arasında, ikincisi lehine bir tercih yaptılar..

Ayrıca, önceden mücadele verenlerden nicelerinin, daha sonra, bazı küçük hesablar uğruna, aslî hedefi unutuşlarına da tepki verdiler. HAMAS liderlerinin, seçim zaferinden sonraki ilk açıklamalarında, ‘Halkımızı kandırmayacağız.’ sözü vermek ihtiyacını hissetmeleri, geçmişte yaşananlara bir işaret idi.

Filistin’in müslüman halkı, bu seçimle, ‘Ölüm ise, herkesle birlikte, ölüme gitmeye hazır olduğunu; lakin, ihaneti asla kabullenmediğini’ de gösterdi..

Bir halk ki, o haklı mücadelesinin geçmişinde, El-Feth lideri Yâsir Arafat’a da vargücüyle destek vermişti. Ama, o, ‘reel-politik, dünya gerçekleri..gibi bahanelere ve gerekçelere sığınarak; gerçekte ise, ‘bir Filistin devleti ve onun başkanlığı’ gibi umut veya hayallerle, 1989 yılında, Filistin Ulusal Meclisi’ni sürgünde, Tunus’ta toplayıp, ‘İsrail’in Filistin topraklarından tamamiyle atılması’ şeklindeki birinci maddeyi gündeminden çıkarmakla, en büyük sapmayı göstermişti. Halbuki, siyonist yahudiler, iki bin yıl boyunca, karşı karşıya kaldıkları nice musîbetlere rağmen, ‘arz-ı mev’ûd’ (vaad edilmiş topraklar) inancıyla da sarmalayarak geliştirdikleri, kendileri için bir ‘sion’ (vatan) oluşturmak’ ideallerinden asla vazgeçmemişlerdi.

Şimdi, Ortadoğu yeni bir ateş ve kan gölünün kenarında.. Çünkü, ‘demokrasi’ silahı, demokrasi havarilerinin beklemediği şekilde geri tepti, kendilerini vurdu.

USA Dışbakanı Condoleezza Rice, ‘HAMAS’ın bu kadar yüksek bir oy alacağını kimse tahmin etmemişti, sanırım kendileri bile..’ demiş.. Bugünlerde, yıldönümü kutlanmakta olan ‘İslam İnkılabı Hareketi’ üzerine de, CIA ve diğer uluslararası casusluk birimleri, ‘Nasıl da farkedemedik.’ diyorlardı, 1979’larda..

Bu gibi hareketler, derinden, dipten gelen dalgalar gibidir ki, toplumun nabzını tuttuklarını sananlar bu sosyal olguyu göremezler.. Müslüman halkların derûnunu kavramak, bu gibi anketlerle olmaz.. Bu, hemen bütün İslam toplumlarında da böyledir.. Nitekim, (şia ağırlıklı) İran İslam Cumhuriyeti medyasının, (sünnî) HAMAS’ın elde ettiği neticeyi, ‘Hamâse-i HAMAS’ / yani, HAMAS’ın hamâseti’, (heyecan veren, olağanüstü başarısı) diye sevinçle karşılayışlarını da anlamakta zorlanıyor, o sosyal gözlemciler.. İlginçtir ki, başta Suûdî rejimi olmak üzere nice saltanat rejimleri ve de Mısır’ın laik kadroları korku içinde, bu durumun hiç de istenmeyen sonuçlar getirebileceğinin ‘felaket  tellâllığı’nı yapmaktalar. Ama, o ülkelerdeki Müslüman halklar da, dışarıdan bakıldığında varlığı hissedilmeyen bir ‘Derin Millet’ olgusu halinde kendilerini isbatlama fırsatının karşılarına çıkacağı günü sabırsızlıkla bekliyorlar.  Amerikan emperyalizminin şefi Bush ve -onun Avrupa’daki yeni gözdesi-Alman şansölyesi Angela Merkel, HAMAS’a tehdidler yağdırıyor; ‘İsrail rejimini tanımadığı müddetçe, HAMAS’a asla sıcak bakmıyacaklarını’ belirtiyorlar. Sanki, geçmişte Filistin halkının çektiklerine merhem olmuşlar; işgalci, gaasıb ve cinayetkâr İsrail rejimini durdurmak için bir teşebbüste bulunmuşlar gibi..  

Batı’lı ülkeler, ‘El’Feth’ tarafından temsil olunan ‘Filistin özerk yönetimine verdikleri yüzmilyonlarca doları artık vermiyeceklerini belirtiyorlar.. Gerçekte ise, o paralar, genelde, ‘El’Feth’ kadroları arasında bölüşülüyordu..  Yâsir Arafat’ın şahsî hesabında gözüken milyarlarca doları bulan ‘El’ Feth’ parası, onun eşine her ay 700 bin doları aşan bir nafaka verilmesi ve ayrıca milyonlarca dolar verilmesi suretiyle kurtarılabilmiş değil miydi? Filistinliler bunları konuşmaktan bile ızdırab duyuyorlar ve biliyorlar ki, bu yardımlar, gerçekte, Filistin halkına vurulan zencir mesâbesindeydi.. Şimdi bu yardımlar kesilince, Filistin halkının, kaybedeceği şey, gerçekte zencirleri olacaktır..

HAMAS sözcülerinden Hâlid Meş’al, dün, ‘Yardım vaadleri uğruna, Filistin halkının hakk ve mücadelelerinden vazgeçemeyiz.. Bizim mücadelemiz, maddî değerlerle ölçülemez. Biz, özgürlük mücadelesi veren öteki halklardan daha geride değiliz.. Siyonist İsrail rejimiyle de, inanç farklılıkları sebebiyle değil, topraklarımızı işgal ettikleri için savaşıyoruz..’ diyordu..

Bu beyanlar son derece net, açık.. Filistin’in müslüman halkı, ‘Savaş istemiyoruz, ama, haklarımızı, insanlık haysiyetimizi, şerefimizi korumak için başka yol kalmıyorsa ve bize savaş açılıyorsa, ona da varız..’ demiş oldu, son seçimle..Ve, onlar da biliyorlardı, üzerlerine nice tehdid ve silahlarla çullanılacağını.. Ama, kaybedecekleri şey, zencirlerinden başka bir şey olmayınca, neden korkacaklar? Ve, onlar bugün İslam Milleti’nin idrakine, bir yeni yıl hediyesi sunmanın iftiharı içinde, yarınlar için, daha bir kararlılar; çünkü mücadelelerini, bir takım tortulardan daha bir temizlediler, mücadele ateşiyle..

 ---TEBRİK: Hicrî- qamerî 1427 yılının başlaması münasebetiyle, ‘Hicret’in  ruhunu kavramak ve fiilen/ hukuken terk ettiğimiz nice Mekke’lere yeniden dönüş idrak ve azmi içinde olmak’ temennisiyle, tebriklerimi sunuyorum..

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Selahaddin Eş Çakırgil'in Son 10 Yazısı
   Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
   Allah’ın diniyle savaşta olanların, o dinin terimlerinden istifade kurnazlığı..
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   Kalblere hükmedilemiyeceğini hâlâ anlamıyan zavallılar..
   Emperyalizm, Lübnan’da yenilmeye mahkûmdur!
   ''Kutsal'' karşıtları, sahiden de ''dua''sız mı?
   ‘Kişilere tapma hastalığı’, başka nasıl olur ki?
   Kosova, bir çetin 'devlet' yolculuğuna çıkarken..
   -Zulm, şirk ve küfrün hâkim olduğu-; ’Her yer Kerbelâ, her gün Âşûrâ..’
   ‘Modern klanlık / kabilecilik’ anlayışının çizgisinde..
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.