Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Enbiyaullah’a saldıranlar, ancak, kendilerini alçaltırlar!
Cuma, 03 Şubat 2006 - (19:21)
Selahaddin Eş Çakırgil

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

‘Ey, Batı dünyasının akl-ı selîm sahibleri!’ diye sesleneceğim; ama, kuytu derelerdeki seslenişlerin yankılanışı gibi bir durumla karşılaşacağımı sanıyorum.

 Miladî-19. asrı derinden etkileyen Friedriche Nietzsche 130 yıl öncelerde, (dehşetli bir hristiyanlık eleştirisi olan) Anti-Christ’ini yazarken, ‘Muhatabım, en azlardır ki, belki de onlar henüz dünyaya bile gelmediler..’ diyordu..

Ben de Batı dünyasının akl-ı selim sahiblerine sesleneceğim, ama, ‘Yoksa, sizler henüz gelmediniz mi dünyaya?’ diyeceğim geliyor, içimden..

Papa başta olmak üzere, nice inanç ve tefekkür adamları ve siyaseti entrika olarak anlamayan politikacılara kadar, akl-ı selim sahibi herkes muhatabımdır..

Evet, ey sizler; İslam’ın son peygamberi (S) (-ki, bütün önceki ilahî dinler de İslam’dır ve bütün o önceki enbiyaullah da İslam’ın önceki  peygamberleridir)- hakkında yapılan çirkeflikleri, Müslümanları tahrik için, inadına yaygınlaştıranlar karşısında, sizlerin yapabileceğiniz hiç mi bir şey yok?’

Sizlerden, ilahî peygamberleri sizlerin koruyuculuğuna muhtac gördüğümüzden değil; ‘beşeriyetin en şerefli ve yüce insanları olan ilahî peygamberler’e saygılı davranmak sûretiyle, insanlık şeref ve haysiyetinden biraz da olsa nasiblenmeniz için hatırlatıyorum..

Sizlerden niceleriniz ki, nice uluslararası toplantılarda, ‘kültür ve medeniyetler arası karşılıklı saygı ve hoşgörü, anlayış ve uzlaşı’dan söz açılınca birbirinizle yarışıyorsunuz. Ama, şimdi ise görmelisiniz ki, şu son gelişmeler, bütün o taleb veya iddialarınızı zehirliyor. Bu saygısızlık ve düşmanlıklarla, insanlar, -inanç toplumları mânâsında-millet’ler arasına, nefret ve kin tohumları serpiliyor. Bu zehirli/ şeytanî tavırlar karşısında sergilediğiniz suskunluklarınız; sizlerle, -bütün ilahî peygamberlere saygıyı inançlarının gereği bilen- Müslümanlar arasında, şerûr kişilerin ördüğü duvarların yapılmasında sizin de zımnî veya alenî katkıda bulunduğunuz mânâsını taşımaktadır..

Bir insanın en kutsal varlığı olan inançları karikatürize edilmeye, aşağılanmaya, istiskal edilmeye çalışılacak; siz de bunlara seyirci kalacak ve sonra da, dialog, barış ve uzlaşma içinde bir arada yaşamaktan dem vuracaksınız; öyle mi? 

Rahatsızlığımız, sadece ‘Resul-u Ekrem’ (S)’i karikatürize etmeye kalkışan alçaklıktan kaynaklanmıyor. Çünkü, her ne yapılırsa yapılsın; ‘enbiyaullah’ın mertebelerini kimse alçaltamaz. Alçalanlar, gerçekte, enbiyaullah’a saldıranlardır ve tarih boyunca da bu, hep böyle olagelmiştir.

Biz, kızılması gereken bir noktada, fıtratımızın gereğini yerine getiriyoruz.. Yoksa, ilahî  peygamberler’e bir zarar verilebileceği endişemizden değil.. Güneşi karartmaya çalışanlar, gerçekte etraflarına bir duvar ördüklerini göremeyen zavallılardır.. Ve biz Müslümanlar, hiçbir ‘ilahî peygamber’i küçümseyemez ve onların her birisine de ihtiramda kusur gösteremeyiz..

Hatırlayınız ki, yunan yazarı Nikos Kazancakis’in bir kitabı esasa alınarak 1987’lerde çevrilen ve Hz. İsâ’yı, ‘nefsinin oyununa gelip,  gayrimeşru ilişkiler kurduğu’na dair bir iddiaya dayanan ‘Günaha Son Çağrı’ isimli film gösterime girdiğinde, buna ilk karşı çıkan da, kilise değil, (merhûm) İmam Khomeynî olmuştu da; şaşırmıştı Batılılar.. Çünkü onlar, -sadece hristiyanların peygamberi olduğunu zannettikleri- Hz. İsâ’ya, san’at adına yapılan bir saldırıya müslümanların tepki vermesini anlayamıyorlardı. Aynı anlayışsızlık, Selman Ruşdî isimli eski bir müslümanın ‘irtidad’ından sonra yazdığı, hiçbir edebî değeri olmayan ve sadece İslamî değerlere hakaret ettiği için emperyalist dünyada itibar gören ‘Şeytan Âyetleri’ isimli romana karşı İslam dünyasında sergilenen tepki üzerine de, daha bir tekrarlandı.. Batı dünyasının -sözde- aydınları, bu gibi durumlar karşısında, hattâ ‘Christ / Jesus (Hz. Îsâ Mesîh) hakkında yaptıkları hakaretler dolu, acaib değerlendirme ve sorgulamaları örnek göstermekte ve, ‘kutsal’a karşı savaş açanlar, özgürlük’ adına yonttukları yeni ‘kutsal’larının heykeline tapınmaktalar..

Resul-u Ekrem (S)’e ve İslamî değerlere karşı, -Amerikan emperyalizminin ‘11 Eylûl 2001’den sonra daha bir fitillediği ‘Soğuk Savaş’ın bir parçası olarak,- Batı’da sergilenen ve bir histeri krizi halinde giderek yaygınlaşan bu, tahkîr ve tahrik edici düşmanlık gösterilerine karşı USA eski başkanı Clinton’un, geçen hafta Duha’da yaptığı konuşmada, ‘Danimarka’da çizilen bu karikatür, İslam’a hakarettir.. Avrupa’da asırlardır var olan yahudi karşıtı önyargıları kırmak için 50 yıldır sürdürdüğümüz mücadele, hedefine vardı, derken, şimdi, yahudi karşıtı önyargıların yerine İslam karşıtı önyargıları mı koyuyoruz?’ diye sorması ilginç ve düşündürücüdür.

Bu düşmanlığa karşı, akl-ı selim sahibi herkes, bir itiraz tavrı geliştirebilmelidir. Bu düşmanlığı başlatan ve yaygınlaştıran ülkelerin mallarına karşı geliştirilecek  ‘ekonomik boykot’ , bunların en kolayıdır. Onu bile yapamayana, ne demeli?

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Selahaddin Eş Çakırgil'in Son 10 Yazısı
   Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
   Allah’ın diniyle savaşta olanların, o dinin terimlerinden istifade kurnazlığı..
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   Kalblere hükmedilemiyeceğini hâlâ anlamıyan zavallılar..
   Emperyalizm, Lübnan’da yenilmeye mahkûmdur!
   ''Kutsal'' karşıtları, sahiden de ''dua''sız mı?
   ‘Kişilere tapma hastalığı’, başka nasıl olur ki?
   Kosova, bir çetin 'devlet' yolculuğuna çıkarken..
   -Zulm, şirk ve küfrün hâkim olduğu-; ’Her yer Kerbelâ, her gün Âşûrâ..’
   ‘Modern klanlık / kabilecilik’ anlayışının çizgisinde..
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.