Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Hamas’ın zaferi ve karikatür krizi
Pazartesi, 06 Şubat 2006 - (12:25)
Ali Ünal
Zaman Gazetesi

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Batı, İslâm’a ilk karşı çıkışı Peygamberimiz (sas) zamanında Mute seferine yol açan saldırılarla ortaya koydu. O günden sonra 11 asır boyunca Batı’nın İslâm ile karşılaşmasında herhangi bir sahada kazandığı bir muvaffakiyet yoktur.

Daha sonraki 3 asır boyunca Müslümanlar karşısında maddî-askerî açıdan üstünlük sağlamış da olsa, kaç asırlık, çok sistemli ve çok boyutlu faaliyetlerine rağmen, fikrî ve itikadî sahada başka dünyaların İslâm, hattâ Müslümanlar karşısında ciddî ve kalıcı başarılarından söz edilemez. En son, temelinde alaycılık yatan ve ancak çıkaranlardaki kişilik ve düşünce düzeyi adına turnusol kâgıdı fonksiyonu gören karikatür krizi, her türlü sözüm ona aydınlanma, temel insan hakları ve özgürlükler iddialarına rağmen, İslâm’a ve İnsanlığın İftihar Tablosu’na karşı genlere işlemiş dinmeyen bir düşmanlığı sergilemekle de beraber, kanaatimce ikinci bir Salman Rüştü hadisesi olarak daha çok siyasî bir boyuta sahiptir.

BOP veya GOP’un üç ayağı vardır. Bu ayaklardan biri askerî olup, İran’ı vurmak, gerekirse Pakistan’ı bölmek, S. Arabistan’dan Basra Körfezi kıyısındaki petrol bölgelerini koparmak, Suriye’ye bir şekilde müdahale etmek, onun orta vadedeki askerî hedefleri arasındadır. Projenin diğer ayağı, İslâm’ı modernleştirme, Protestanlaştırma, dönüştürme, inanç ve düşünce alanında “tehdit” ve “alternatif” olmaktan çıkarmadır. Baştan beri değişmeyen düşüncem olarak, İslâm’ı dönüştürme projesi öncelikle “İslâmcılık” ve “İslâmcılar” eliyle gerçekleştirilmeye çalışılacaktır. Çünkü “İslâmcılık”, İslâm konusunda “uç ve tavizsiz” algılamalara sahiptir ve “söylem” itibarıyla İslâm’ı siyasî, içtimaî ve ekonomik bir sistem, bir ideoloji gibi görmektedir. Bu sebeple, küresel hegemonya tarafından birinci derecede tehdit olarak ilan edilmiştir. İkinci olarak, hedef alınan Müslüman ülkelerde kitlelerin en fazla itibar ettiği ve İslâm, İslâmî çalışmalar denince ilk akla gelen isimler, kuruluşlar daha çok “İslâmcılık” çerçevesinde anılmaktadır.

Yukarıda anılan ülkelerde demokrasi arayışları, GOP’un üçüncü ayağı olarak, orta vadedeki hedefleri arasındadır. Çünkü terörle birlikte demokrasi, hem İslâm’ı dönüştürme adına daha elverişli bir zemindir, hem de daha geniş kitleleri daha büyük tüketici, ülkeleri daha geniş ve tüketen pazar haline getirecek ve borsa ekonomisini hayata geçirecektir. BOP veya GOP’un mimarları, serbest seçimlerde Filistin’de HAMAS’ın, Mısır, Suudi Arabistan, Ürdün gibi ülkelerde yapılacak serbest seçimlerde de yine “İslâmcı”ların iktidara geleceklerini tahmin edemeyecek kadar bilgi ve tahmin yoksunu değillerdir. Ve Müslümanlara mal edilen terör, bir yandan GOP projesinin askerî faaliyetlerine meşruiyet kazandırırken, bir yandan da en keskin “söylem”e sahip Müslümanları bile yumuşatmaya yaramakta, “kötü Müslümanlar” karşısında onları “iyi Müslüman” olmaya sevk etmektedir. Böylece onlar, zamanla “İslâmcılığın” taleplerinden vazgeçecekleri gibi, demokratik zeminde iktidara geldiklerinde de iktidarın “bal”ını parmaklarıyla yaladıkça sistemle bütünleşecekler, hattâ onun koruyucuları haline geleceklerdir. Bunun örnekleri yaşınıyor. Ve Türkiye’nin de İslâm’ın, İslâm dünyasının dönüştürülmesinde oynayacağı rol gerçekten mühimdir ve GOP’un mimarları, bu noktada Türkiye’ye muhtaçtır. Dolayısıyla Türkiye, bu ihtiyaca cevap verdiği ölçüde karşılığını şu veya bu şekilde alacak, cevap vermediği, istenilen ölçüde vermediği zamanlar iç krizlerle buna mecbur edilecektir, sürekli yaşadığımız gibi.

Hiçbir “siyasî, resmî” kuruluş ve faaliyet, global hegemonyadan tam bağımsız olamamaktadır. Nitekim HAMAS’ın da baştan beri can düşmanı İsrail’le şu veya bu şekilde, meselâ 1983’te üst düzey bir HAMAS yetkilisinin Şimon Peres’in telefon numarasını bir yabancı gazeteciye verecek kadar temasının olduğu ifşa ediliverdi.

Karikatür krizinde, bir yandan Salman Rüştü hadisesinde olduğu gibi açık kışkırtma yatarken, bir yandan da hattâ muhtemel bir Kâbe saldırısı da dikkate alınarak Müslümanların mukaddeslerine bağlılıklarının derecesi ölçülmüştür. Nitekim ölçtürdük!

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Ali Ünal'in Diğer Yazıları
   Sökün eden ölümler
   Da Vinci’nin şifresi münasebetiyle
   Yine mi yanmak?
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.