Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Baştan bozuk olan zamanla düzelmez ama, alternatif?
Salı, 21 Şubat 2006 - (17:53)
Selahaddin Eş Çakırgil

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Pazar günleri, okuyucu yazışma ve görüşmelerinden özetlemelere ayırdığım bu sütundaki bir diğer ‘Hasbihal’e daha selâmla başlıyorum:


-Yüksel İşcan yazıyor: ‘Yazılarınızı, genelde, beğenerek okuyorum. Ama, tüm kötü işlerine rağmen hâlâ, nasıl oluyor da Tayyîb Erdoğan’ı destekler (hatta savunur) bir tavır içindesiniz. Bunların bundan sonra ne gibi faydaları olabilir. İslamî örtüyü tamamen yasaklayarak mı? Ben samimiyetlerine inanmıyorum.’

‘*--Ben, bu sistemin temellerine karşıyım.. ‘Baştan bozuk olan, zamanla düzelmez..’ Bu rejimin koyduğu kuralların içinde hareket etmeyi şiar edinen bütün hareketlerin inkılabçı bir tavır takınmadan, durumu düzeltebileceklerine de ihtimal vermiyorum.. Bugünkü iktidar sahibleri, bence de pekçok yanlışlar yapıyorlar, en başta, temel konularda muktedir olamıyorlar ama, alternatif var mı ve kim? Yapmaya çalıştıkları ve fakat karşılarına ‘kanun’, ‘ilke’ veya ‘devlet’ veya ‘resmî ideoloji ikonu’ adına çıkarılan engelleri görmek gerek.. İnsanların kalblerindeki samimiyeti ölçmek için kesin bir ölçü var mı? Ben, özellikle 3-4 kişilik üst kadronun kötü niyetli olduklarına inanmıyorum.. ‘Taife-i laicus’un şirretliklerini de Tayyîb Bey’e yüklemek ise, haksızlık olur.’

-Doğu Perinçek (2 Şubat tarihli yazımda, ‘Atatürk devrimlerini koruyabilmek için İran'a ihtiyacımız var. İran düşmanıysanız Atatürkçü olamazsınız!’ dediğinden ve ‘geçmişte İran’a suçlamalar yönelttiği’nden, ‘şimdi ise, İran’a toz kondurmayışı’ndan sözedişim münasebetiyle) yazıyor: ‘Genel Başkanı olduğum, İşçi Partisi, (..) kesintisiz olarak İran dostluğunu savunmuştur. İran’ın başında hangi yönetim olursa olsun, İran ile dostluk Türkiye’nin bağımsızlık ve bütünlüğü açısından gereklidir. Uğur Mumcu, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok gibi (…) cinayetlerin arkasında Süper NATO örgütünün bulunduğunu ortaya koymuştur. (…) Bu nedenlerle sizin yazınızda bizim ‘birden bire İran dostu olduğumuz’ yönündeki iddia gerçek dışıdır. Hem gerçekler adına, hem de İran dostluğu adına bu düzeltmemin yayınlanmasını rica ederim.’

‘*--Herhangi bir ülkenin dostu veya düşmanı olmak gibi kriterlerde değil, Hakk dostu olmakta birleşmek ümidiyle.. Ülkelerin yönetim kadrolarını, rejimlerini, zâlim veya âdil olup olmadıklarına bakmaksızın, toptan kabulüm de yoktur.’

-Mehimet@.....) yazıyor: ‘Niyetim sizi eleştirmek değil de, Başbakan’ı, stress’le söylediği o sözlerinden dolayı niye o kadar şiddetli eleştirdiniz? Ve, Vakit, Danıştay kararıyla ilgili yayınından dolayı açılan dâva sonunda kapatılır mı?’

‘*--Ben o argo deyimlerin Tayyîb Bey'e yakışmadığını söylüyorum.. Siz yakıştırıyorsanız, ayrı mes’ele.. Siz kendinize de öyle hitab edilmesini ister misiniz? Gazete kapatmak konusuna gelince.. TC’de mevcud kanunlara göre gazete kapatılamaz, sıkıyönetim durumları hariç.. Ama, malî baskılarla veya kanun dışı başka yöntemlerle netice almak isteyenler olabilir, o ayrı..’

-Cem Bozlu yazıyor: 11 Eylûl, dünyada ve özellikle Batı’da Kur an satışlarını büyük ölçüde arttırmış.. Son karikatür konusu da böyle bir etki yapmaz mı?’

‘*--Bize şerr gibi gözükenlerin içinde, hayırlar da olabilir. Ama, İslam’ın her nasıl olursa olsun, sözkonusu olmaya ihtiyacı yoktur. Yoksa, ‘eleştirinin kötüsü olmaz..’ gibi bir yanlış mantığa sürüklenebiliriz.. İnancımıza, kendi sosyal bünyelerimizde yapılan saldırılara da aynı makul tepkiyi göstermek ümidiyle..’

-A. Karahan yazıyor: ‘Geçen ‘Pazar Hasbihali’nizde, Yezid’i bile, Cennet’te gösterebilenleri okuduğumda, tüylerim diken diken oldu. Bunu, hem de dindarlık adına nasıl yapabiliyorlar, anlayamıyorum.. ‘Geçmiş bugüne niye taşınıyor?’ gibi, zâhiren mâsum sözler edenler, 1400 sene öncelerde ölen bir ‘Ebû Leheb’in Kur’an’da hâlâ da tel’in edildiğini düşünmezler mi?’

-Asalet Sancakdaroğlu yazıyor: ‘Sünnî camiada bile hakaret olarak kullanılan Yezid isminin önüne ‘Hazret’ ekleyen birisini görünce, gerçekten de şaşırdım.. O zihniyet yaşadığına göre, demek ki, irşad vazifemizi doğru yapmamışız.’ 

-E. Cumhur yazıyor: ‘Bir dergiden, sizin isminizi açıkça yazarak hakaretler, saldırılar içeren bir yazı gönderiyorum..’

‘*--İslam adına, kendileri dışındaki hemen herkesi tekfîr eden, hakaret yağdıranları, klinik vak’alar olarak görüyor, şifâ bulmaları için dua ediyorum.. Kaldı ki, onların yermelerinden değil; belki, övmelerinden rahatsız olurdum.’

-Necmi Küçük yazıyor: ‘16 Şubat günlü yazınızda, internet’te birisiyle yaptığınız yazışmayı aktarmanız faydalı oldu, bizim de dikkatimizi açtı..

‘*--Benim de hedefim, karşımıza Allah’u Ekber'le, veya bir kaç cihad söylemiyle çıkan herkesin samimî olduğu zannına kapılmamak gerektiğini belirtmekti. Ayrıca samimî olunsa bile, çok kere, o da yetmiyor..’

-Rızâ Koç yazıyor: ‘O mâlûm karikatürlü saldırı konusunda bir İran gazetesinin misilleme karikatürlerini çok sevdim.. Aferin İranlılara, dik duruyorlar..’

‘*--İran gazetesi ‘Hemşehri’de yayınlananlar, evet, fena çizgiler belki; ama, o alçakça karikatürleri dengelemek için yapıldığı açıklandığından, bence yanlış.. Mukabil karikatürleri biz, itikadî ve ahlâkî açıdan da çizemeyiz. O konuda, bizim misillemede bulunamayışımız bile bir etkili silahtır.’

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Selahaddin Eş Çakırgil'in Son 10 Yazısı
   Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
   Allah’ın diniyle savaşta olanların, o dinin terimlerinden istifade kurnazlığı..
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   Kalblere hükmedilemiyeceğini hâlâ anlamıyan zavallılar..
   Emperyalizm, Lübnan’da yenilmeye mahkûmdur!
   ''Kutsal'' karşıtları, sahiden de ''dua''sız mı?
   ‘Kişilere tapma hastalığı’, başka nasıl olur ki?
   Kosova, bir çetin 'devlet' yolculuğuna çıkarken..
   -Zulm, şirk ve küfrün hâkim olduğu-; ’Her yer Kerbelâ, her gün Âşûrâ..’
   ‘Modern klanlık / kabilecilik’ anlayışının çizgisinde..
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.