Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Zorbalar cezasız kaldıkça, küstahlaşıyor!
Cuma, 10 Mart 2006 - (23:42)
Selahaddin Eş Çakırgil

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

‘28 Şubat’ yeniçeriliği, (elbette muradımız, yeniçeriliğin son dönemi) öyle bir tartışılırken, bir çok konunun, hâlâ da yerli yerine oturmadığı bir daha görüldü..

Önce, yerli yerine oturtulması gereken kurum, Ordu.. Ordu, ülkelerin savunma mekanizmasıdır, ülkenin sahibi değil!.. Ülkenin sahibi, orada yaşayan halktır, ‘gerçek cumhûriyet’ sistemlerinde.. Ben evimin korunması için bir savunma gücü oluşturuyor, birilerini vazifelendiriyor ve servetimden bir bölümünü bu işe ayırıyorsam; bu, eline silah verdiğim kimsenin bana tahakküm etmesi için değildir. Bizdeki durum ise, maalesef ve üzerimize âfiyet..

Üzerinde düşünülmesi gereken bir diğer husus da, tarihe bakarken, zamanın hükmünü icra edişinin yanlış yorumlara dayanak yapılmak istenişi..

Nitekim, T. Karamollaoğlu bile, 28 Şubat olmasaydı, RP bölünmez ve bugünkü iktidar da olmazdı..’ bile diyebiliyordu, Kanal 7’de, 1/2 Mart gecesi.. Tarihe ve soysal hadiselere böyle yaklaşıldı mı, insan, mücadelesini, doğru bir noktaya bağlamak yerine ve kötülüklere şükran borcu ödemek noktasına bile düşebilir.

Evet, ‘28 Şubat’ zorbalığı, bu yıl biraz daha cür’etkâr açıklamalarla tartışıldı.. Ama, toplumumuzun iliklerine kadar işlemiş olan ‘yeniçerilik mantığı ve hastalığı’nın hâlâ da hükümfermâ olduğu bir daha ortaya çıktı.

Bunun bir sebebi de, ’28 Şubat’ zorbalarına hâlâ da dokunulamamış olması..

Geçen hafta, AK Parti m.vekili Ersönmez Yarbay, ‘Darbecileri hesaba çekebildik mi, hortumcuları hesaba çekebildik mi? Ama, milletin seçtikleri hesaba çekildi.. Bırakın da, kendi seçtiğini, yine millet hesaba çeksin!’ diyordu, Meclis kürsüsünden, haklı olarak..

Diktatör emeklisi Evren ise, ‘Bugün o şartlar olsun, yine ihtilal yaparım, yine müdahale ederim..’ diyordu; darbe geleneğinin sürdürülmesi için’ başkalarına davetiye çıkarmak istercesine.. Geçen hafta da, ‘Ordu, laiklik ve atatürkçülük tehlikeye girdiği anda, ne AB dinler, ne NATO; müdahale eder!’ dememiş miydi? (Evren, hep askerlerin C. Başkanı olması geleneğinin bozulmasına da bozuluyor ve Erdoğan’ın C. Başkanı olması ihtimaline; ‘Böyle şey olur mu, başbakan olanın, C. Başkanı olması geleneği oluştu..’ diyordu!.)

‘28 Şubat’ın ünlü isimlerinden em. general Çevik Bir ise, ‘Bazı sırlarını mezara götüreceğini’ söyleyecek kadar yılgınlık içindeydi.. Aynı taifeden em. gen. Özkasnak da, kendisini övgülere boğan silah arkadaşlarının, arkasından kuyusunu kazıp, kendisini TSK’dan beklemediği bir anda emekli edişinin hıncı içinde.. Zamanın Gen. Kur Başk. İsmail H. Karadayı ise, Sabancı Vakfı’nca yayınlanan ve askerlik hayatını baştan sona anlatan kitabında, sanki öyle bir şey hiç olmamış gibi, ‘28 Şubat’ üzerine, tek bir kelime bile yazamamıştı! ‘28 Şubat ve laiklik bin yıl daha devam eder.’ diyen generallerden Aktolga’lar ve Bayezid’ler ise toprağın altında; Güven Erkaya misali..

Ama, ‘28 Şubat’ günlerinde ‘Erbakan ve ekibi aleyhindeki iddianamelerde, ‘kaniçici vampirler, ilkel- çağdışı yaratıklar’ gibi ibareleri kullanabilen Vural Savaş gibi ‘sivil general’ler, hâlâ da em. Gen. Evren gibi.. Onlar, tıpkı ‘28 Şubat’ günlerindeki gibi, hattâ, daha bir hırçınlar.. Böyleyken, bu gibilerin, ‘Erbakan’a hayran bir tövbekâr’ gibi gösterilmesine ne demeli? Kaldı ki, V. Savaş, o beyanlarının saptırıldığını da ileri sürüyordu, 1/2  Mart gecesi, Kanal 7’de.. Hattâ, ‘28 Şubat’ın sevabları başkalarının olsun, ben günahlarını bile iftiharla üstleniyorum..’ diye dikleşiyordu. O proğramda,  Prof. Kılıçbay, hattâ saçma sapan gazete kupürlerini bile, ‘Erbakan’a aidmiş’ gibi okuyordu; ‘bilimsellik ve objektif’lik adına.. ‘Taife-i laicus’un seviyesi, işte bu kadar!.

 

CAFERÎ’Yİ İSTEMEYEN, GERÇEKTE AMERİKA’DIR!

 

Amerikan emperyalizmi, Filistin’de, HAMAS’ı etkisizleştirmeye çalışırken; Irak’da da, İbrahîm Caferî’nin Başbakan olmasını engellemeye çalışıyor. Talibânî’nin Caferî aleyhine başlattığı bu muhalefeti, ‘sünnî’ler adına ortaya çıktığını iddia eden grup ile, şiîler içinden çıkan laik Eyâd Allavî’geliştiriyor. Ama, perde gerisindeki asıl yaptırım gücü, işgalci Amerika!. Ancak, sahneyi daha bir içinden çıkılmaz hale getirmeden hedefine ulaşmak istiyor.

İbrahîm Caferî, -25 yıla yakın zamandır takib edebildiğim kadariyle,- birikimli, az konuşan, ciddî ve dikkatli bir müslümandır; Saddam’a karşı yıllar süren mücadelesinde, bedeller ödemiş birisidir. Buna rağmen, işgalcilere de şükran duymamaktadır. Sadece, buhranı zamana yaymaya ve müslüman halkı rahat nefes alabilecek bir duruma getirmeye, rahat düşünmelerini sağlamaya çalışıyor.. Bu yüzden de, Amerika’nın dişine uygun gelmiyor.

Tayyîb Bey’in, HAMAS’dan sonra, Caferî’yle de temasa geçmesi, çok yerindedir.. Elbette bu gibi şahsiyetli siyaset izlemek tavırları bir bedel de isteyebilir. Ancak, emperyalizm, herşeye kaadir değildir.. Ve, bölgemiz, her halukârda, risklerle zâten dopdoludur. ‘Demirden korkan, trene binmemeli!.’

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Selahaddin Eş Çakırgil'in Son 10 Yazısı
   Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
   Allah’ın diniyle savaşta olanların, o dinin terimlerinden istifade kurnazlığı..
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   Kalblere hükmedilemiyeceğini hâlâ anlamıyan zavallılar..
   Emperyalizm, Lübnan’da yenilmeye mahkûmdur!
   ''Kutsal'' karşıtları, sahiden de ''dua''sız mı?
   ‘Kişilere tapma hastalığı’, başka nasıl olur ki?
   Kosova, bir çetin 'devlet' yolculuğuna çıkarken..
   -Zulm, şirk ve küfrün hâkim olduğu-; ’Her yer Kerbelâ, her gün Âşûrâ..’
   ‘Modern klanlık / kabilecilik’ anlayışının çizgisinde..
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.